'FARKINDA' BİR SANATÇI!

'Hayvanları insanlardan çok severim' diyen Atilla G. Pınar'ın etkileyici sergisi

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 06 Şubat 2014
'FARKINDA' BİR SANATÇI!


Gülben Çapan / @istanbulartsnob



<#text> İlayda Galeri'de 23 Şubat'a kadar devam edecek olan “Farkında” adlı sergiye tüm sanatseverler kadar hayvanseverleri de davet etmeyi borç biliyorum. Nitekim Mimar Sinan Güzel Sanatlar Heykel Bölümü mezunu olan sanatçı Atilla Galip Pınar insanseverden çok bir hayvansever olduğunu röportajın ilk saniyelerinde itiraf ediyor. Galerinin duvarlarında asılı kedili kadın, kargalı erkek, at başlı adam ve birbirinden farklı hayvanlarla dolu akrilik çalışmaları görünce, bu itirafa hiç şaşırmıyorum. “Aslında veteriner olmak istiyordum, fakat sonra sanat ağır bastı.” diyen sanatçının resimlerinde canlı renklere rağmen, çaresizliği, tutsaklığı ve figürlerdeki varoluşsal tıkanıklığı açıkça görüyoruz. “Özellikle Jean Paul Sartre, Oğuz Atay ve Kafka'dan çok etkilenirim. Dolayısıyla, varoluş ve farkındalık meseleleriyle çok uğraşan biriyim. Zaten serginin adını verdiğimiz ‘Farkında' da buradan geliyor.” diyor hayvansever sanatçı ve sergi hakkındaki sorularımızı yanıtlıyor.


<#text>


<#text> ELLE: Heykel mezunu olmanıza rağmen sergide bir tane heykel yok.
A.G.P.:
<#text> Evet, resim daha ağır bastı. Heykeli tamamen bırakmış olmamakla birlikte resme daha çok vakit ayırıyorum. Ama heykelden mezun olmuş olmanın verdiği avantajlar da resimlerime yansıyor. Örneğin, üç boyutlu bir eğitim ve kültürden geldiğim için portrenin arkasını da görebiliyorum.


<#text>


<#text> ELLE: Biraz bu varoluşsal imgelerden bahsedelim.
 A.G.P.:
<#text> Genelde ürkmüş, farkındalığın getirdiği bir teyakkuz hali hakim figürlerimde. Zaten psikoloji ve felsefeyle oldukça ilgiliyimdir. Tabii psikolojiye bu kadar meraklı olunca da oldukça detaycı oluyorsunuz, örneğin, mimikler üzerinden analiz yaparım. Tüm bu alışkanlıklar da resimlerime yansıyor. İnsanların tıkanmışlıklarını mimiklerle yansıtıyorum.~

ELLE: Çalışma stiliniz nasıl?
A.G.P.:
<#text> Nasıl bir resim yapsam diye asla düşünmem. Resim olduğu gibi zihnime gelir, ben de o zihnimde oluşan resmi gerçeğe dönüştürüyorum. Tabii yapım aşamasında, zihindeki imgeyi tuvale aktarırken sonradan eklenen detaylar olabiliyor.


<#text>


<#text> ELLE: Müzik?
A.G.P.:
<#text>
Çalışırken müzik asla dinlemem çünkü müzik benim için ayrıca vakit isteyen bir zevk. Ve asla çalışırken alkol almam.


<#text>


<#text> ELLE: Gelelim hayvanlara. Hayvanlarla aranız nasıl?
 A.G.P.:
<#text>Hayvanları insanlardan çok severim. Hayvan derken de tek bir cins değil hepsini çok severim. Hatta şuradaki kargalı resim benim çocukluk yıllarımda kargaların hışmına uğradığım bir andan yola çıkarak çalıştığım bir resim.


<#text>


<#text> ELLE: En sevdiğiniz hayvan?
 A.G.P.:
<#text> Fare. Hatta henüz hiç sergilemediğim bir fare bustüm var evde duruyor. Polyester bazlı çalıştığım bir heykel. Evde bir de muhabbet kuşlarım var. Tam anlamıyla kuş delisiyim. Genelde muhabbet kuşları tek bırakılır ve onlara konuşma öğretilir. Benim için bu çok gereksiz, muhabbet kuşu doğası gereği insanlarla değil kendi cinsiyle muhabbet etmelidir. Onun için ona asla konuşmayı öğretmedim ve asla tek bırakmadım. Tek başına sıkılır hayvan, kiminle muhabbet edecek?


<#text>


<#text> ELLE: Kedili kadın resminiz çok etkileyici. Kedilerin ruhu sizce de dişi midir?
A.G.P.:
<#text>Sanırım öyle. Kedi biraz daha dişi bir hayvan. Kedi resmi yapmak zihnime düştüğü an aklımda erkekle resmetmek hiç gelmedi. Kedi kesinlikle dişi bir şey.

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

Bu ay kapağımızda 2024'e farklı ve çok heyecanlı başlangıçlarla giren Eda Ece var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.