HUBLOT'NUN İSTANBUL BOĞAZINDAN İLHAM ALAN SAATİ

Hublot, Türk kültürünün kutlaması niteliğinde yeni bir saat sunarak İstanbul Boğazı’nın olağanüstü güzelliğini yansıtıyor.

Türkiye için özel olarak tasarlanan Hublot Classic Fusion Aerofusion Bosphorus Blue limitli edisyon saat, İstanbul Boğazı’nın eşsiz güzelliğiyle Boğaz Köprüsü, Kız Kulesi ve Tarihi Yarımada da dahil İstanbul’un tarihi ve modern yapılarından bazılarına kuş bakışı bakan göz alıcı panoramik manzaralı Vogue restoranda dün düzenlenen bir akşam yemeğiyle tanıtıldı.

Davete katılanlar arasında Hublot’nun Doğu Avrupa, Fransa, Benelüks, İngiltere, İrlanda ve İskandinavya’dan sorumlu Genel Müdürü Benoît Lecigne, geçtiğimiz sene "Marka Dostu" olarak ilan edilen Kerem Bürsin, Levent Özçelik, Dilara Koçak ve Emre Buga gibi isimler bulunuyordu.

Genişliği 700m. ile 3,5 km. arasında değişen İstanbul Boğazı, koyu lacivertten açık maviye uzanan olağanüstü renk paletiyle büyülüyor. Asya ile Avrupa’nın kesişme noktasında yer alan İstanbul Boğazı, bir yandan da Karadeniz ve Marmara Denizi arasındaki akıntıların yarattığı sürekli akış haliyle iki dünya arasındaki füzyonu temsil ediyor.Sadece 34 adet üretilen limitli edisyon 45 mm. Classic Fusion Aerofusion Bosphorus Blue, İstanbul’a özel olarak tasarlandı. Boğazın yoğun ve derin renginden esinlenen canlı mavi tonda seramik bir kasaya sahip olan saat, mavi chino kumaşla kombine edilen kauçuk kayışla tamamlanıyor. Bu tarihi şehre mükemmel bir övgü olarak yansıma önleyici özelliğe sahip ön camına eklenen “ISTANBUL” ibaresiyle Türkiye için üretilmiş diğer örneklerden çok daha özel bir anlam taşıyor. Kasa arkasından ise HUB 1155 otomatik kurmalı iskelet kronograf mekanizma görülebiliyor. Tamamıyla siyah chino kumaşla kauçuğu birleştiren ilave kayış, paketi tamamlarken Hublot’nun zamansız ve sportif tasarımıyla eşanlamlı siyah iskelet kadrana denge getiriyor..

Etİketler