İKİNCİ EL LÜKS DÜNYASININ DEĞİŞİMİ

İkinci el satış dünyasını keşfederken stilimizi baştan yaratan bir “pazarın” fırsatlarını ve bilinmeyen yönlerini görmek de çok zevkli.

Klasik parçalar, inanılmaz pahalı çanta ve ayakkabılar Matrix filminin veri girdabına benzeyen bir yıldız geçidi gibi, her şeyin başladığı o tozlu dükkândan ışık yılı uzaklıktaki bugüne tek bir tıklama ile ulaşıyor.

Covid-19 çağının birinci yıldönümünde modanın seyrini ve kaderini değiştiren sarsıntılarla birlikte ikinci el pazarının yüzde yirmilik büyümesine tanıklık ediyoruz. Boston Consulting’e göre web üzerindeki ikinci el ürün pazarı bugün itibariyle 40 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Önümüzdeki beş yıl içinde en önemli sitelerin her yıl yüzde 100 artan bir kâr oranına ulaşmaları öngörülüyor. On yıl zarfında da ikinci el ürünlerin cirolarının hızlı moda parçalarını aşabileceği tahmin ediliyor. Vestiaire Collective, Depop, Rebag, The RealReal, Re-See ve Byronesque (spor ayakkabılarda da Goat ve StockX) gibi siteler, gerekli bütçeye sahip olmadan lüks dünyasına ulaşmak isteyenlerin sanal hedefi haline geldi. Dolayısıyla radarlar en uygun online fırsatlarına çevrildi. İkinci el siber gezginleri ise sofistike koleksiyoncular olarak online alışverişin izini sürüyor.

YAPAY ZEKA MI İNSAN MI?
Peki bu ikinci el online moda platformlarını koordine edenler nasıl çalışıyor? Klasiklerin satıldığı bir platformdaki ürünlerin tam olarak kaç tane olduğu ve kaçtan gittiklerini öğrenmek önemli. Nitekim işletme maliyetlerini kabul edilebilir seviyede tutarak ürünleri saymak, kataloglamak ve fiyatlarını belirlemek yani envanterini çıkarmak; bu tür platformları idare eden kişilerin geleceğini belirleyen unsurlardan. Bu, komisyonlardaki toplam geliri veya ciroları ana kaynak üzerinden azaltan bir ekonomik yük. Kıyafetlerin ve aksesuarların müşteriden müşteriye doğrudan (peer to peer) gidebildiği, kimlik doğrulama için bir toplama merkezine sevk edilip ardından alıcılara gönderilebildiği veya her zaman olduğu gibi doğrudan markalardan gelebileceği göz önüne alındığında böyle bir şirketi koordine etmek kolay değil. Bu aşamada devreye yapay zekanın gelişimi ve yapay öğrenme giriyor. Bilgisayarlar ve mikroçipler modelleri tanıyacak, durumu analiz edecek, fiyatı belirleyecek ve gerçeklikleri onaylayacak. Ancak tüm bunların insan faktörünün uzmanlığı olmadan çalışıp çalışmayacağı garanti değil.

BAZI ÜRÜNLER ŞİMDİDEN KLASİK
Aynı markaya ait bazı ürünlerin kan kaybederken bazılarının aynı değeri korumasının kesin bir nedeni var. En talepkâr alıcıların bulunduğu Byronesque’te “talep üzerine fiyat” ibaresine sıkça rastlanıyor. Bunu Maison Margiela’nın Sonbahar/Kış 2000 sezonunda yarattığı büyük beden jean’lerde ya da ta 1977 yılına dayanan Vivienne Westwood’un Seditionaries “Tits” koleksiyonunda görüyoruz. Bu arada Tagwalk’un uzmanları Prada, Rick Owens, Thom Browne ve Balmain’deki İlkbahar/Yaz 2021 koleksiyonundan bazı parçaların şimdiden geleceğin kült klasikleri haline geleceğini iddia etmekte. Çok talep gören bu ürünleri koleksiyonerler cerrah hassasiyetiyle şimdiden satın almaya çalışıyorlar. En iyi şartlarda, karar verdiklerinde, bunları başlangıç fiyatının iki katını belki de üç katını kazanabilecekler. Üstelik bu konuda belki de uzman olmaya da gerek yok. Kutuyu ve etiketi saklama, çantayı iyi durumda muhafaza etme gibi temel kurallara uymak Dolayısıyla Hermès’in Birkin’i, Chanel’in 2.55 çantası, Fendi’nin Peekaboo’su fiyatlarını zaman içinde koruyacaktır. Durumu biraz karmaşık hale getirecek bir dipnot: Kendi eski modellerinin fiyatlarının yükseldiğini, hatta yenilerinin üzerine çıktığını gören bazı spor ayakkabı markaları, spekülasyonu önlemek için bunları tekrar üreterek piyasaya sürüyor ve ikinci elin fiyatını yapay şekilde düşürüyor. Kısaca ürünlere borsadaki hisse senedi muamelesi yapıyorlar.

MODA YATIRIMI İÇİN NE YAPMALI?
Burberry ve Stella McCartney’den sonra Gucci de kendi ürünlerini The RealReal üzerinde satmaya başladı. Bu arada, Alessandro Michele’ye göre markanın bu yeni seyri satılmayan ürünleri azalttığı için döngüsellik mantığını izleyen bir operasyon. Bunun altında Y ve Z kuşaklarına hitap etme arzusu da var elbette. Bu yolla sezon koleksiyonlarının satışını artırmak ve genç nüfusu sadık müşterilere dönüştürmek de hedeflerden biri tabii ki. Öte yandan kullanılmış ürünleri satarak yenilerini almanın getirdiği yükü hafifletmeye çalışanlar da var ancak artık belirgin olan şey değerli ürün satın almanın bir yatırım haline gelmesi. Bunun kanıtı da yatırımlarını giderek artıran ikinci el online alışveriş platformları. Gelişmeleri merakla izlemeye devam ediyoruz.


Yazı: Federica Fiori

Fotoğraflar: Mehmet Erzincan, Getty Images Türkiye


ELLE Türkiye Nisan 2021 sayısından alınmıştır.