JW Anderson Sonbahar/Kış 2026: Kıyafetler, Nesneler ve Günlük Hayatın Cazibesi

JW Anderson Sonbahar/Kış 2026, giysileri, tasarım objeleri ve Anderson’ın nevi şahsına münhasır dünyasını bir araya getirerek modayı gündelik yaşamla buluşturuyor.

Berrak Zeynep Yılmaz BERRAK ZEYNEP YILMAZ 19 Ocak 2026
JW Anderson Sonbahar/Kış 2026: Kıyafetler, Nesneler ve Günlük Hayatın Cazibesi LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Fotoğraflar: JW Anderson, Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight


Jonathan Anderson, sonbahar/kış 2026 sezonunda kendi adını taşıyan markası için geliştirdiği yeni yaklaşımı daha da netleştiriyor. Bu, yalnızca bir moda koleksiyonu değil, tasarımcının sevdiği, birlikte yaşamak istediği nesnelerden, insanlardan ve ritüellerden oluşan serbest bir kürasyon. Giysiler bu dünyanın merkezinde yer alıyor ancak artık tek başlarına değiller.

Bu sezon kıyafetlere seramikler, ev eşyaları, bahçe aletleri ve el işçiliği objeler eşlik ediyor. Anderson’ın ilgisi, estetik değeri yüksek olduğu kadar gündelik olan şeylerde de yoğunlaşıyor. Sonbahar/Kış 2026 Koleksiyonu düğümlü elbiseler, bomber ceketler ve “çok da basit olmayan basic’ler” gibi markanın tanıdık siluetlerini içeriyor. Loafer çanta ve Anchor tote ise yeni yorumlarla geri dönüyor.

Koleksiyonun sunumu da bu yaklaşımı yansıtıyor. Podyum defileleri yerini, Anderson’ın yakın çevresinden oluşan geniş bir kadroyla çekilen lookbook’lara bırakmış durumda. Moda yazarları, stilistler, sanatçılar ve oyuncular ellerinde dirgenler, bahçe aletleri ya da sıradan nesnelerle poz veriyor. Kylie Minogue’un kendine özgü varlığı, Tim Blanks’in ironik ciddiyeti ya da Camille Bidault-Waddington’ın doğal tavrı bu dünyayı tamamlıyor. Anderson’ın sözleriyle: “Hayranlık duyduğum, birlikte olmaktan keyif aldığım insanlar.”

Markanın Sonbahar/Kış 2026 Koleksiyonu, Paris Couture Haftası sırasında mağaza düzeninde kurgulanan bir showroom’da sergilenecek. Kıyafetlerin yanı sıra minderler, masa örtüleri, tabureler ve sandalyeler de bu alanın bir parçası olacak. Bu yaklaşım, JW Anderson’ın artık sadece bir moda markası değil, bir yaşam alanı önerisi sunduğunu açıkça gösteriyor.

Londra’daki ikinci mağazanın Pimlico’da, iç mekan tasarımıyla bilinen bir bölgede açılması da bu stratejinin doğal bir uzantısı. Defilelerin kaldırılması, toptan satışın sonlandırılması ve perakendeye odaklanan bu yapı, moda endüstrisinde alışılmışın dışında bir yol izliyor. Yıl sonunda New York’ta açılması planlanan mağaza ise bu evrenin uluslararası ölçekte genişleyeceğinin işareti.

Anderson’ın Loewe’de geliştirdiği zanaat ve antika merakı, JW Anderson’a da taşınmış durumda. Somerset’te dokunan Tudor esintili hasır sepetler, restore edilmiş bahçe aletleri, bronz döküm kağıt ağırlıkları, doğal boyalarla renklendirilmiş minderler, el fırçaları ve mumlar koleksiyonun bir parçası. Hepsi zaman alan, yerel üretime dayalı ve bilinçli seçimler.

Bu dünyanın çekiciliği, nadir olanla sıradan olanı eşit değerde görmesinden geliyor. Giysilerin ötesinde, JW Anderson bugün güçlü bir hediye destinasyonu ve giderek büyüyen bir kült marka haline gelmiş durumda. Gün geçtikçe daha geniş, daha kalıcı bir kitleyle bağ kuruyor.

Jonathan Anderson için JW Anderson artık hızlı moda döngülerinin dışında, yavaş değişen bir alan. Basit görünen ama zamanla anlam kazanan şeylerin etrafında şekilleniyor. Sonbahar/Kış 2026 Koleksiyonu da tam olarak bunu öneriyor: giysiyle başlayan ama hayatın tamamına yayılan bir estetik.


SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Aralık & Ocak Sayısı Çıktı!

ELLE Aralık & Ocak Sayısı Çıktı!

Yeni yılın en parlak sayfasını, Yasemin Ergene’nin zarafeti ve zamansız Bvlgari parıltısıyla açıyoruz.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.