Fotoğraflar: Tory Burch Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight
Tory Burch bu sezon, birçok tasarımcı gibi, yönünü bulmak için geçmişe bakıyor; babasının kadife pantolonlarından, Bunny Mellon’ın stilinden ve çocukluğundan kalan balık motiflerinden (ve biraz da 2016’dan) ilham alıyor. Koleksiyon, nostaljiye sığınmak yerine onu bugünün ihtiyaçlarıyla yeniden düşünmeyi öneriyor.
Burch’ün gücü her zamanki gibi detaylarda saklı. Tanıdık parçaları özel kılan küçük ama etkili dokunuşlar koleksiyonun omurgasını oluşturuyor: sade yün hırkalar üzerindeki altın iplikli işlemeler, metalik dokulu jakarlardan tasarlanan hacimli koza paltolar ya da rafya ve derinin birlikte kullanıldığı, tasarımcının lise yıllarına uzanan “Deadhead” formundan ilham alan sepet çantalar. Gümüş balık iğneleri ve kolyeler ise bu dünyaya ince bir kişisel hafıza katıyor.
Siluetler rahat ama bilinçli. Yakası fiyonklu gömlek elbiseler Bunny Mellon’dan ilhamla tasarlanmış, taş yıkama ipek düz elbiseler örgü kemerlerle geçmişin farklı dönemlerine göz kırpıyor. Düşük belli, dekonstre elbiseler koleksiyonun daha deneysel tarafını temsil ederken finalde gelen ince, neredeyse transparan trikolar anlatıyı net biçimde bugüne taşıyor.
Koleksiyonda 2016’ya uzanan stil referansları da dikkat çekiyor: yuvarlak çerçeveli güneş gözlükleri, 2016’nın o popüler formunu yeniden dolaşıma sokuyor. Ancak bu geri dönüş hem biraz nostaljik bir tekrar hissi yaratıyor hem dönemselliğin moda içindeki döngüsüne işaret ediyor.
Tory Burch Sonbahar/Kış 2026 dramatik bir manifesto sunmuyor. Onun yerine, kişisel hafızanın, aile arşivlerinin ve gündelik gardırobun içinden süzülen bir istikrar öneriyor.