ÖZGÜR RUH

ÖZGÜR RUH



Şal desenin “babası” Etro'nun varislerinden ve baş tasarımcılarından biri olan Veronica Etro'yla Kapalı Çarşı'da bir kumaş dükkanına daldık. Ruh halimiz, şeker dükkanına girmiş bir çocuğunkiyle aynıydı...

İşinizin en çok hangi tarafından keyif alıyorsunuz?
Kesinlikle araştırma kısmından. Yani işin en başından. Arşivleri karıştırmak, kitap okumak. İşin başlangıcı benim için en heyecan verici kısmı.

Her yere taşıdığınız bir defteriniz olduğunu okumuştum bir röportajınızda. Şimdi de yanınızda mı?
Ofiste unuttum! Ama çoğunlukla yanımdadır. İçine anahtar kelimeler yazarım, gittiğim yerlerle ilgili fikirlerimi not düşerim ve sonrasında çok işime yarar.

Tüm bu kumaşların, adeta bir rüyanın arasından gerçek hayata dönüp baktığımızda hızlı moda gibi bir gerçekle karşılaşıyoruz. Biraz acı verici, öyle değil mi?
Bu yeni bir şey ama benim için iki tip hızlı moda var: Kalite standartları yüksek olanlar ve sıradan olanlar. Lüks bir mağazaya girdiğinizde dokunduğunuz parçanın ince detaylarına ve özenle seçilmiş kumaşına hayran olursunuz ama neticede o da hızlı moda akımının içinde. İnsanlar karıştırmayı severler; basit parçalarsa kastımız, tamam. Ama yıllarca giyeceğiniz parçalara daha fazla para harcamanız çok normal. Değişmek ister insanlar, ki bu da çok normal; ama kalite her zaman daha önemlidir.

Zanaattan bahsettiniz. İtalya'da durum nasıl?
İtalya'da hala el işçiliğine büyük önem veriliyor. Hızlı moda için üretilen kumaşlar ve diğer materyallerde bile bu zanaatkar tavrın ölmediğini, belki de özellikle öldürülmediğini görebilirsiniz. Birçok Fransız markanın, deri başta olmak üzere ürünlerini yaptırdıkları yer de yine İtalya, özellikle de Milano. Bu zaten korumamız gereken bir değer.