SARAYLI FEMİNİST

Fransa İstanbul Başkonsolosu ile sarayında buluştuk!

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 30 Mayıs 2014
SARAYLI FEMİNİST



<#text>


<#text> Fransa Sarayı'nın görkemli bahçesinde fotoğraf çektiren, sürekli gülümseyen, fotoğrafçımız Pınar Gediközer'in yönlendirmelerine itirazsız itaat eden 41 yaşındaki bu genç kadının Fransa İstanbul Başkonsolosu olduğuna inanamayabilirsiniz. Çünkü Fransa'nın en prestijli okullarından ENA (Ecole Nationale d'Administration) mezunu, NATO ve Savunma Bakanlığı gibi önemli kurumlarda çalışmış, sempatik ve bir o kadar mütevazı Muriel Domenach, Türkiye'deki bazı portrelere hiç benzemiyor. Komplekssiz, olduğu gibi, yalın, sade ve samimi. Çocukluğuna uzanıyoruz kahvelerimizi yudumlarken. Babasının Çin uzmanı olduğunu, annesinin politikayla uğraştığını; dolayısıyla Hong Kong'da büyüdüğünü anlatıyor: “Entelektüel bir ortamda yetiştim. Ailem bana ve kardeşlerime feminist bir eğitim verirken her daim çalışmamız için de bizi cesaretlendirdi.”


<#text>


<#text> Eşinizin Osmanlı İmparatorluğu'nda Fransız sefiri olan büyük büyük babasıyla aynı sarayda yaşıyorsunuz!


<#text> Evet, yıllar önce eşimin büyük büyük babasının Fransız sefiri olarak 1909-1914 yılları arasında yaşadığı Fransa Sarayı'nda, şimdi bizim yaşamamız gerçekten çok anlamlı. Son halifenin, sefirin eşine armağan ettiği çeşme de, şu anda Saray'ın bahçesinde ve üzerinde Osmanlıca olarak ismi yazılı. Eşim tarih eğitimi alırken aile arşivi üzerinde çalışmaya başladı. Sonra Türkiye'ye geldi, Türkçe ve Osmanlıca öğrenerek Osmanlı tarihi üzerine uzmanlaştı.


<#text>


<#text> Geçtiğimiz kasım ayından beri Fransa'nın İstanbul Başkonsolosluğu görevini yürütüyorsunuz. Bu süre zarfında neler yaptınız?


<#text> Öncelikle çevremdekileri bolca dinledim ve bazı şeylerin kendiliğinden gelişmesine tanık oldum. İstanbul yüzünüze çarpan kocaman bir dalga gibi; bu şehirde neyle karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz. Fransa Sarayı'na hem bizi çok iyi tanıyan, hem de daha az bilen insanları davet etmeye, o insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Örneğin geçtiğimiz şubat ayında Saray'da ELLE Türkiye'yle birlikte düzenlediğimiz “je t'M/seni seviyorum” davetinde farklı kültürlerden gelen insanların kaynaşmasına tanık olduk. Saray'da her daim hüküm süren ağır havanın tamamen zıddı bir ortam vardı. Herkes gerçekten çok eğlendi. Bu geceyle Cumhurbaşkanımız François Hollande'ın Türkiye ziyaretinden hemen sonra Fransız-Türk ilişkilerini kutlamış olduk~


<#text>


<#text> “RAMAZAN'DA DAVET VERECEĞİZ!”


<#text> François Hollande'dan bahsetmişken, Türkiye ziyareti iki ülke ilişkilerini nasıl etkiledi?


<#text> Bu ziyaret Türkiye-Fransa ilişkilerinin daha yumuşamış ve rahat bir ortamda geliştirilmesine ortam hazırladı. En kötü zamanlarda bile iki ülke arasındaki bağlar kopmadı. Fransa, Türkiye'nin en önemli ticari partnerlerinden biri. 16'ncı yüzyıldan beri iki ülke arasında yürütülen ilişkilerin François Hollande'ın bu son ziyaretiyle ivme kazanacağını düşünüyorum.


<#text>


<#text> İstanbul Başkonsolosu olarak ne tür reformlar gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?


<#text> Fransa Türkiye'nin ekonomik, kültürel ve politik sahnesine önemli katkılarda bulunabilir. Örneğin insan haklarının doğduğu ülke olarak kamusal özgürlükler, kadın, azınlık ve LGBT hakları üzerinde fikir üreterek, bunların geliştirilmesi için birlikte çalışabiliriz. Laikliğin anavatanı olarak “pozitif laiklik” anlayışının öne çıkması, inanan ve inanmayanların yan yana yaşayabileceği bir ortam oluşturulması için proje üretebiliriz. Tam da bu anlayış paralelinde Saray'da müzikli Ramazan gecesi daveti vermeyi planlıyoruz.


<#text>


<#text> Başarılı bir kariyeriniz var, aynı zamanda üç çocuk annesisiniz. Fransa'da önemli görevler yürüten kadınlara baktığımızda en az üç çocukları olduğunu görüyoruz. Türkiye'deyse bırakın üçünü, tek çocuklu kadınlar bile mesleklerine devam etmekte zorlanıyor. Zaten çoğu çalışmıyor.


<#text> Fransa'da kadınların işgücüne katılım oranı çok yüksek ve kreş gibi küçük çocukların bakımıyla ilgili sistem çokgelişmiş olduğu için, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında doğum oranı en yüksek ülke Fransa. Modern erkeklerin hem çalışıp hem de çocuklarla ilgilenmesi gerektiği bir çağda yaşıyoruz artık. Louis Aragon, “kadın erkeğin geleceğidir” diyordu, bence “modern erkek kadının geleceği!”


<#text>


<#text> Bu yıl ve bu sayı, ELLE Türkiye'nin 15'inci doğum günü. Siz ELLE okuyor musunuz?


<#text> ELLE Fransa'yı severek okuyorum. Süper kadınlar üzerine bir kitap yazan teyzem Michele Fitoussi, uzun yıllar ELLE'de çalıştı. ELLE Türkiye'nin bu ülke gibi dinamik ve genç olduğunu düşünüyorum, ona harika bir yeni yaş diliyorum.


<#text>


<#text> SELİN MİLOŞYAN

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

Bu ay kapağımızda 2024'e farklı ve çok heyecanlı başlangıçlarla giren Eda Ece var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.