STELLA MCCARTNEY YENİ KAMPANYASINI EVDE ÇEKTİ

Stella McCartney, samimiyeti yeniden keşfediyor!

Sosyal izolasyon sevdiklerimiz ile ilişkimizi gözden geçirmemizi ve güçlendirmemizi sağladı. Küçük şeylerin hayatımızdaki en büyük mutluluklar olduğunu anladığımız bu ilginç dönemde arkadaşlarımız ve ailemiz ile daha samimi bağlar kurma şansımız oldu. Ne kadar uzak olsak da Zoom partilerinden görüntülü konuşma doğum günlerine kadar dijital yöntemler ile hiç olmadığı kadar yakın olduk! Hepimiz gibi karantinada olan Stella McCartney, bu eşi benzeri olmayan ve tuhaf dönemi yeni kampanyasına yansıttı. 


Brooklyn’de yaşayan yönetmen Anna Pollack ile işbirliği yapan McCartney, modelleri izolasyonlarında çekti. Okul danışmanlarından fotoğrafçılara kadar her kadın Stella McCartney’nin yeni iç giyim koleksiyonunda poz verdi. Pollack, Kaliforniya’dan Meksika’ya kadar uzanan fotoğraf serisinde “Aile damarlarımızdaki DNA ile mi belli olur yoksa kalbimizdeki sevgi ile mi?” sorusunu sordu. 


Kameralarını ilk olarak Jamaica’ya çeviren Pollack, film yapımcısı Rebecca’yı görüntüledi. İzolasyon sürecinde online dersler aldığını, resim yaptığını ve kısa filmi üzerinde çalıştığını söyleyen Rebecca, tropikal güneşin ve ağaçların tadını çıkardığını söyledi. “En sevdiğim zaman sabah, çünkü gün hala olmasını istediğiniz her şey için tüm fırsatlara sahip,” diyen Rebecca, McCartney’den pembe bir bodysuit ile poz verdi. 


Kampanyanın bir diğer modeli Claudia ise New York’tan çekime katıldı. Doğa ile bağını koparmadığını söyleyen Claudia,”Resim yaptım, kitap okudum, bisiklete bindim ve etrafa baktım, tohumlar ektim ve The Wire izlemeye başladım” dedi. 


Kaliforniya’dan kampanyaya katılan Anna ise, “Olduğum yerle ilgili en sevdiğim şey, okyanusa bakmak, balinaların su fışkırtması ve dev kayalara çarpan dalgaları görmek” dedi. Son olarak merceğini Meksika’ya çeviren McCartney kampanyası model ve fotoğrafçı Yulu’yu görüntüledi. En yakın arkadaşı ile beraber izolasyonda olduğunu söyleyen Yulu, yemek yaptığını, yazı yazdığını ve meditasyon yaptığını söyledi. “Buraya Super 8 kameramı getirdim ve onunla beraber yürüyüşe gidiyorum, buradaki boşluğu ve sürreal huzuru görüntülemeye çalışıyorum,” diyen Yulu, “Güneşle ve kız kardeşim gibi biriyle birlikte olduğum için gerçekten çok şanslıyım” diye ekledi.