Ve Tanrı Süreyya'yı Yarattı...

Bildiğinizden çok başka bir Süreyya var bu sayfalarda.

Başarıyla eğlencenin, sosyal yelpazenin en üstünde yer almayla mütevazılığın, zenginlikle cömertliğin dengesini “siz” olsanız nasıl sağlardınız? Bu soruyu size sorsalar, çağımız modern kadınlarına neler önerirdiniz? Sizin başarılı ve dengeli bir hayat için düsturlarınız neler? Size sorsam:“İş ve yaşam felsefeniz nedir?”, kaç cümleyle anlatabilirsiniz? Karşımda oturan Süreyya Yalçın. Ve bu soruları önce ona sordum. Kimilerini (tekrar) kendime de. 40 yıllık hayat deneyimimle insanların, karşılarındaki çok zengin, güzel ve güçlüyse, “Hmm... Bakalım insan da olabilmişmi?” diye bir “şeyi”, ölümcül derecede merak ettiklerini öğrendim. Eğer “olamamışsa”, bunca zenginliği ve gücü hak etmediğini düşünüp rahatladıklarını gördüm. Böylece fakir ve güçsüzler erdem yelpazesinin üstüne, zengin ve güçlüler de altına gidebiliyor. Kaos dengeye dönüyor. Peki ya tam tersi söz konusu olduğunda? Diyelim ki kadın hem doğuştan güzel, hem istediği her şeye ve herkese (!) sahip olabilecek kadar zengin, hem de kendi samimi doğrularının peşinden gidecek kadar cesursa... Kimsenin aklına artık yanında olmayan sevdikleri için üzülebileceği, sosyal statüsü nedeniyle tartışılıp alaya alındığı için kırılabileceği, sırf güzelliğinden dolayı ondan nefret edenlerin farkında olabileceği gelir mi? Gelmeli. Ya da aslında önyargılardan kurtulun. Her anlamda işinize yarar.