ZARİF TAKILARIN TASARIMCISI

Dünyada birçok ünlünün kullandığı Kısmet by Mikla'nın tasarımcısıyla tanışın!




Takılar stilimizin en önemli parçası. Ancak herkeste aynı modelleri görmekten de pek hoşlanmıyor, daha ayrıcalıklı parçalar istiyoruz. İşte burada tasarım takılar giriyor devreye... Son dönemde birbirinden başarılı isimlerin değişik ve yaratıcı koleksiyonlarını keşfetmekten keyif alıyoruz... İşte Milka Karaağaçlı da bu isimler arasında ‘parlayanlardan' bir tanesi. Kendisine, takılarını, hedeflerini ve yaptığı işin zorluklarını sorduk...

Takı zor ve hızlı tükenen bir konu. Bu alanda kalıcı olmak için ne yapmak gerekiyor?
Çok haklısınız, bu söylediğinizi derinden yaşıyorum. Ben bu markayı yarattığımda günlük takılabilen, ulaşılabilir, tasarım mücevher diye bir kategori yoktu. İlk önce müşterilerin algısını, alışkanlıklarını değiştirmek, gündelik hayatlarına mücevheri sokmak gerekti. Bunu başardım. Çok kısa zamanda bir sürü yeni marka çıktı ve kategori o günden beri gittikçe büyüyor.

Kendi alanınızda lider olmak için ne yapıyorsunuz?
Liderliğimi ilk günden beri koruyorum. Çünkü temel prensiplerim: Ürettiğim şey yeni olmalı, ilk ben yapmalıyım, tasarımı özgün olmalı, beni heyecanlandırmalı, farklı olmalı. Tasarım iyi olunca fark hissediliyor zaten. Bunun yanında satış sonrası da çok önemli, siparişlerin hızlı çıkması, geri dönüşlerin hızlı cevaplanması gibi konular yani müşteri memnuniyeti ilk sırada. Tabii bütün bunları yapabilmek için hem finansal hem de üretim gücünüzün olması lazım. Biz zaman içinde kendi atölyemizi ve satış ağımızı kurduk. Yurtdışına ciddi yatırım yapıyoruz, dünya standartlarında ve kalitesinde isçiliğimiz var. Özetle pazarlamanın her kolunu iyi yapmak gerekiyor. Aksi takdirde liderliği korumak mümkün olamaz. Durmak insani geriye götürür. Biz koşuyoruz.

Peki bu yaratım sürecinde kendinizi tekrar ettiğinizi düşündüğünüz oluyor mu?
Hayatın dinamiklerinden ilham alıyorum; yaşadığım güzel anlardan, heyecanlarımdan, hayallerimden, sevdiklerimden... Bu da benim için sürekli bir öğrenme ve yenilenme sürecini beraberinde getiriyor. Hayatın bana sunduğu ve keşfedilmeyi bekleyen sınırsız ilham kaynağım var. Dolayısıyla her koleksiyonumun hikayesi ve tasarımları yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyor. Ama çizgim hep aynı. Şu ana kadar belki 1.000'in üstünde tasarım yapmışımdır ve hepsinin aynı elden çıktığını anlayabilirsiniz. Bazen sıkılıp koleksiyondan kaldırdığım modeller oluyor. Bir müşterimin üzerinde görüp hatırlıyorum ve özlüyorum. Bir bakıyorsunuz tekrar yapmışım ve satışa sunmuşum. Bence güzel olan modası geçmeyen tasarımlar olması. Seneler sonra takabiliyorsunuz ve hala albenisini koruyabiliyor. Benim markamın büyüsü bu.

Taklit markanın başarısının göstergesidir. Öte yandan markaya da büyük köstek olabilir. Bu konuda nasıl bir önlem alıyorsunuz?
Taklit sorusu bana hep soruluyor. Kuyumcular ve bazı tasarımcılar web sitemi ya da instagram'ımı açıp birebir aynılarını/benzerlerini yapmaya çalışıyorlar. Kismet by Milka benim bebeğim, gece gündüz çalışıyorum, emek veriyorum, düşünüyorum, yaratıyorum. Bir tasarımın bastan sona kadar üretimi en az bir ay sürüyor. Bu kadar emek verdikten sonra başkaları tarafından aynısının yapıldığını görmek tabii ki beni üzüyor. Bir yandan da gururlandırıyor. Alanında en iyi olmak ve kategoriye yöne veriyor olmak güzel bir duygu. Ben bu konuya çok kafa yordum. Tasarımlarımın teliflerini alıyorum ama taklit edenlere şu anda bir şey yapmıyorum. Çünkü zaten onlar taklit edene kadar ben yenisini yapmış oluyorum. Zaten az önce söylediğiniz gibi hızlı tüketilen bir sektör ve ben kişilik gereği her hafta yeni bir model çıkarmazsam rahat edemiyorum. Müşterilerim bana çok sadık ve inanın hepsi taklit olanları çok iyi biliyor. Bu da bana yetiyor sanırım.