Eylül Lize Kandemir “

Eylül Lize Kandemir’i tanıdıkça, ilk bakışta gördüğünüz genç kadının ardında başka katmanlar beliriyor. Yere sağlam basıyor ama zihni başka dünyalarda dolaşıyor; analitik düşünüyor ama sezgilerine güveniyor; ne istediğini biliyor ama kendini kesin tanımların içine hapsetmekten özellikle kaçınıyor. İçinde, kendi deyimiyle “paralel evrenlerde dolaşan” hayalperest bir taraf var. Onu kendi neslinin en dikkat çekici oyuncularından biri yapan şey de bu zaten: Kendini tamamlanmış bir hikaye gibi sunmak yerine, değişmeye, merak etmeye ve kendisinin yeni taraflarını keşfetmeye hâlâ açık olması. Onu “Masumiyet Müzesi”ndeki Füsun’un ardından “Başkalarının Hayatı”nın Hülya’sı olarak izlemeye hazırlanırken hayatının ve kariyerinin bu yeni kanatlanışına Tiffany & Co.’nun, Jean Schlumberger’in 1965 tarihli ikonik kuş tasarımından doğan “Bird on a Rock” koleksiyonu eşlik etsin istedik.

ELLE Türkiye ELLE TÜRKİYE 04 Kasım 2026

Röportaj: Melda Narmanlı Çimen
Fotoğraflar: Koray Parlak
Moda Editörü: Yağmur Kural

Kapak Görseli: Dantelli trençkot, 110.630 TL, BURBERRY
Biker tayt, moda editörüne ait. ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı küpe, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı yüzük, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFANNY&CO.


Ekim ayına yepyeni bir heyecanla girdin: Hülya… “Başkalarının Hayatı” nasıl bir hikaye ve Hülya nasıl bir kadın?
“Başkalarının Hayatı”nı biraz insanın sahip olduğu hayatla, sahip olmak istediği hayat arasındaki mesafe üzerinden okuyorum. Hülya da kendi hayatının ona yetmediğini düşünen, çok daha fazlasını isteyen bir kadın. Ama bunu isteme biçimi onu yanlış yerlere de götürüyor. Cesur, zeki, gözü kara ve hırslı; aynı zamanda zaafları ve doğru bildiği yanlışları var. Ben Hülya’yı oynarken onu iyi ya da kötü diye sınıflandırmaktan çok, onu bu seçimlere götüren dünyayı anlamaya çalışıyorum. Gri ve tanımlara sığmayı reddeden bir karakter Hülya.

Fitted peluş ceket, 55.640 TL, TAYFUN KABA
‘Wings’ platin ve pave elmaslı küpe, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı kolye, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Hülya’yı ilk okuduğunda seni ona yaklaştıran şey neydi?
Beni ilk etkileyen şey, Hülya’nın alışılmış romantik kadın karakterlerin dışında bir yerde durması oldu. İçinde hem çok canlı hem de oldukça karanlık bir taraf var. Dışarıdan kötücül görünen ama içine girdikçe altında ağır gerçekler, onlardan sıyrılma ve kendini yeniden yaratma ihtiyacı çıkan bir kadın. Soğukkanlılığı, zekası ve çözüm odaklı bakış açısı da ilgimi çekti. Sanırım en çok da onun kalıplara sığmayan bir kadın olmasından etkileniyorum. Herkese ve her şeye rağmen. Bir oyuncu olarak benim için en heyecan verici tarafı ise, “kötü” diye baktığımız birinin içindeki insanı bulabilmekti. Onu aklamadan, ama tek bir renge de hapsetmeden anlamaya çalışmak. Bir anti-kahraman aslında ve her anti-kahraman gibi görünenin ardında korkuları, yaraları, arzuları ve hayatta kalma biçimleri var.

Fitted peluş ceket, 55.640 TL, TAYFUN KABA
Pantolon, fiyatı belli değil, ELIE SAAB X H&M
‘Wings’ platin ve pave elmaslı küpe, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı kolye, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

“Başkalarının Hayatı” çok güçlü bir yerden başlıyor: Kendi hayatını yeterli bulmayıp başka bir hayata bakmak… Hülya “Ben birisi olmak istiyorum bu hayatta” diyor. Sence insanın “birisi olma” arzusu sağlıklı bir hırs mı yoksa tehlikeli bir ihtiras mı?
Bence ikisi arasındaki sınır çok ince. Bir şeyi çok istemek kötü değil. Hatta insanı hayatta tutan, hareket ettiren bir şey olabilir. Ama kendini yalnızca sahip olduklarınla ya da insanların sana verdiği değerle ölçmeye başladığında tehlikeli bir şeye dönüşüyor. İstediğin şey uğruna neyi göze aldığın belirleyici oluyor. Hülya’nın hikayesinde de beni düşündüren taraf bu. İnsanın kendisi için istediği hayat uğruna hangi sınırları aşmaya başladığı…

Dantel detaylı gri askılı elbise, fiyatı istek üzerine, DIOR
‘Wings’ platin ve pave elmaslı kolye, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı küpe, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Başkasının sahip olduğu hayata özenmek bugün hiç olmadığı kadar kolay. Sosyal medya bizi sürekli başkalarının evleriyle, bedenleriyle, tatilleriyle, ilişkileriyle karşılaştırıyor. Sence bugün hepimizin içinde küçük bir Hülya var mı?
Bence hikayenin bu tarafı çok güncel. Sosyal medya ve dolayısıyla her şeyin bu kadar görünür olması insanı ister istemez bir kıyasın içine sokuyor. Hepimizde Hülya’ya ait bir dürtü olabilir. Çok insani bir şey bu. İnsanız; beğeniriz, isteriz, özeniriz hatta belki kıskanırız. Ama pozitif kıskançlık ve negatif kıskançlık arasında bir fark var. Bir de artık gördüğümüz hiçbir şeyin bütünüyle gerçek olmadığını biliyoruz. Çoğu bir yanılsama. Hülya da her ne kadar o evlere, kişilere, eşyalara özenen biri gibi dursa da, durum bana kalırsa daha başka. Hülya’nın istediği sadece bir “marka çanta’’dan ibaret değil. O çanta bir sembol. İstediği şey aslında çanta değil, çantanın temsil ettiği hayat.

Askılı üst, Fileli etek, fiyatları istek üzerine, ikisi de MAX MARA
Mavi peluş, fiyatı belli değil, THE TACCA
‘Wings’ platin ve pave elmaslı kolye, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı küpe, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı yüzükler, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı bilezik, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Hülya’yı “iyi” ya da “kötü” diye tanımlamak yerine başka bir kelime seçmeni istesek, neyi seçerdin?
Gözü kara. İstediği şeyin peşinden giderken korkularının önüne geçebiliyor. Bu onun en güçlü tarafı olduğu kadar en tehlikeli tarafı da.

"Ben gerçekten bir dağ keçisiyim. Bir şeyi kafama koyduysam, çıkılacak o dağın tepesine bir şekilde çıkmakla ilgileniyorum sadece. Yolun kolay olmasıyla pek ilgilenmiyorum, ilgilenemiyorum... Eylül Lize Kandemir

“Başkalarının Hayatı”, William Makepeace Thackeray’nin “Vanity Fair”inden esinlenmiş. 19. yüzyılın sınıf atlama arzusunun bugünün dünyasında hâlâ bu kadar tanıdık gelmesi sence bize ne söylüyor?
İnsanın kendi gerçekliğini reddetmesi bence zamansız bir mesele. Hayatın adaletsizliği ve buna karşı duyulan başkaldırı da dönem değişse de ruhen çok değişmiyor. Eşitsizlik elbette bu arzuyu besleyen en önemli şeylerden biri ama bir tarafıyla da insanın yaradılışıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Kimi sahip olduğuyla kendini yeterli ve mutlu hissediyor, kimi ise gözünü hep daha yukarıya dikiyor. Bizim hikayemizde Hülya’ya söylenen bir cümle var: “Yapma, yanarsın. O kızın gözü çok yukarılarda…” Bence Hülya’nın hikayesini bu cümle çok iyi anlatıyor. Bir şeyi arzulamakla, kendini ait hissetmediğin bir hayatın peşinden gitmek arasındaki sınır nerede başlıyor, nerede bitiyor? Belki de asıl soru şu: İnsan kendisine biçilen hayatı kabul etmek zorunda mı, yoksa başka bir hayat istemek, başlı başına bir hak mı? Başka bir hayata duyulan arzunun bedeli ne olur, onu da hikayenin içinde görüyoruz.

Dantel detaylı gri askılı elbise, fiyatı istek üzerine, DIOR
‘Wings’ platin ve sarı altın pave elmaslı küpe, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı kolye, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Hülya karşında oturuyor olsaydı ve sana “Ben bu hayattan daha fazlasını istiyorum” deseydi ona ne söylerdin?
“İste. Ama bunun için kendinden ne kadar vazgeçmeye hazır olduğunu da iyi düşün” derdim. Çünkü daha fazlasını istemekle, o fazlaya ulaşmak için kendini kaybetmek arasında fark var.

Dantel detaylı gri askılı elbise, fiyatı istek üzerine, DIOR
‘Wings’ platin ve sarı altın pave elmaslı küpe, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı kolye, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Bir önceki işin “Masumiyet Müzesi”nin çıkış noktası da bir romandı. Şimdi yine edebiyattan doğan bir dünyanın içindesin. Bir karakterin geçmişinin, iç sesinin, hatta çelişkilerini bu kadar ayrıntılı okuyabilmesi bir oyuncu için avantaj mı? Füsun ve Hülya’yı yaratırken, onları önce sayfalarda tanımış olmak oyunculuğuna ne kattı?
Roman sayfalarından çıkan bir karakteri canlandırmak, bir oyuncu için hem büyük bir ayrıcalık hem de büyük bir sınav. Çünkü her okurun zihninde onun bir karşılığı oluşuyor. Senin görevin o hayali yıkmak değil elbette, kendi yorumunla gerçek kılabilmek. Bence en büyük avantajı, karakteri sadece bugününden değil, geçmişiyle, ilişkileriyle, çelişkileriyle ve bütün hikayesiyle tanıyabilmek. Elinde çok fazla veri olduğu için karakteri derinleştirecek çok daha fazla malzemen var. Füsun’da da, Hülya’da da karakterin sadece ne yaptığını değil, neden yaptığını anlayabilmek bana çok şey kattı. Bir karakteri sadece “oynamak” yerine, onun için gerçek bir dünya kurmayı öğrendim diyebilirim. Hiçbir şey zihnimde artık sadece soyut bir fikir olarak kalmıyor; nereden geldiğini, neden öyle davrandığını, neyi sakladığını düşünerek onun gerçekliğini kuruyorum. Ve hâlâ bunu öğrenmeye, üzerine koymaya devam ediyorum.

Sana başka birinin hayatını daha yaşama hakkı verilseydi hangi yüzyıldan kimi seçerdin?
Kimseyi. Ama Eylül olarak başka bir yüzyılda yaşamayı merak edebilirdim. Başka birinin hayatını yaşamak değil de, kendimi başka bir dönemin içinde hayal etmek daha çok ilgimi çekiyor.

Çok genç yaşta oldukça farklı hayatların içine girip çıkıyorsun. Oynadığın karakterlerden sana fark ettirmeden geçen bir özellik oldu mu hiç?
Oynadığım karakterlerden bana fark ettirmeden bir özellik geçmesinden ziyade, bende zaten var olan ama belki yüzeyde olmayan, bastırdığım ya da derinliğinin ve yoğunluğunun farkına tam varamadığım taraflarımla yeniden tanışıyorum gibi hissediyorum. Bir anlamda her karakterle kendimle de bir yolculuğa çıkıyorum.

Bazı yoğun roller, oyuncunun kariyerinde yeni bir dönem başlatabildiği gibi, oyuncunun kendisi için de bir nevi devrim niteliğinde olabiliyor. Çünkü sonuçta hiçbirimiz günlük hayatımızda o kadar uçlarda gezinmiyor, her gün bu kadar yoğun duygulara temas etmiyoruz. O karakterlerin içinden geçerken birtakım farkındalıklar, büyümeler, esnemeler yaşıyorsun. Bence oyunculuğun en güzel taraflarından biri de bu. Oynadığın karakterde kendinden bir şey bul ya da bulma; süreç bir şekilde seni yine kendine döndürüyor. Ve her seferinde kendinle ilgili yeni bir şey keşfediyorsun.

Uzun straplez elbise, 76.725 TL, MAISON GENERATION78
‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Flame’ platin ve sarı altın pave elmaslı broş, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı küpe, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

"Oyunculukta mühendislik eğitimimle edindiğim analitik tarafımla duygusal tařațımı biř araya gelirebildiğimi ve ikisinin birlikte güçlü çalıştığını bissediyorum." Eylül Lize Kandemir

Oyunculuk yüzünle çok yakın bir ilişki kurmanı gerektiriyor. Sürekli yakın planlarda kendini görmek, kendi yüzüne bakışını değiştirdi mi?
Bu meslek, her ne kadar estetik bir tarafı olsa da kusurların da bir o kadar karakter ve anlam taşıyabildiğini gösterdi bana. Hatta tam olarak artık bu kusurların kendisinin bir estetik detay olduğunu düşünüyorum. Kendi yüzümle daha konforlu bir ilişkim var. Hoş olmak ve anlamlı olmak arasında bir ayrım yapmam gerekirse, ikincisini seçerim. Oyunculuk kendi yüzüme bakışımı değiştirmekten çok, çevreden üzerimize yüklenen “güzellik’’ tanımlarını değiştirdi ve esnetti diyebilirim.

Bir rol için görüntünü değiştirmekten çekinir misin?
Eğer karakter için anlamlıysa değişmekten çekinmem. Hatta fiziksel dönüşümleri seviyorum. Ama sadece “değişmiş görünmek” için değil, karaktere hizmet etmesi önemli. Aynada kendimi biraz tanıyamadığım noktada doğru bir yerde olduğumu bile düşünebilirim.

Güzellik rutininin vazgeçemediğin üç adımı ne?
Cildimi temiz tutmak, güneş koruyucu ve iyi uyku.

Uzun straplez elbise, 76.725 TL, MAISON GENERATION78
‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Flame’ platin ve sarı altın pave elmaslı broş, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı küpe, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Bir karakteri anlamaya çalışırken önce aklına mı, sezgilerine mi güvenirsin?
Önce aklımla anlamaya çalışıyorum, sonra sezgilerime bırakıyorum. Mühendislik eğitiminin de bana problemi parçalara ayırmayı, neden-sonuç ilişkisi kurmayı öğrettiğini düşünüyorum. Bir karakter yaratırken ona çok soru soruyorum. Ama bir noktadan sonra bütün hesabı bırakıp karakterin içine girmek gerekiyor. Oyunculukta her şeyi matematiksel olarak çözemezsin. Bir yerde her şeyi bırakıp sadece hissetmen gerekiyor.

Mühendislik eğitimi almış olmanın oyunculuğa yaklaşımında bir etkisini görüyor musun?
Elbette. Analitik bir bakış açısı kazandıran bir eğitimden geliyorum. Zamanında aldığım derslerin bana hayatın içinde nasıl bir katkısı olacağını düşündüğüm de oldu. Şimdi geriye baktığımda, aslında o eğitimin hem bu meslekteki yaklaşımımı hem de hayata bakışımı şekillendiren temel şeylerden biri olduğunu görüyorum.

Kendimi sadece duygusal bir zeminde var eden biri olarak görmüyorum. Analitik tarafımla duygusal tarafımı bir araya getirebildiğimi ve ikisinin birlikte güçlü çalıştığını hissediyorum. İyi ki okul yıllarımda başarılı olduğum o alana hakkını vermişim ve o yolu bir süre yürümüşüm diyorum. Her ne kadar sonunda o mesleği takip etmemiş olsam da, bugün olduğum yerde onun bana bıraktığı çok şey var.

"İçinde bir sürü farklı renk barıdwabilmek bana daha stil sahibi geliyor. Ne giydiğinden çok, onu nasıl taşıdiğın, enerjin daba üstün şeyler. Ben bir kadmın üzerinde "bugün böyle bissettim" duygusunu gormey sevyorum. Her gun aynı kadın olmak zorunda değiliz zaten." Eylül Lize Kandemir

Hayatın boyunca planlı ve analitik olmayı öğrenmiş biri olarak, kontrolü tamamen bırakabildiğin bir alan var mı?

Oyunculuk benim için öyle. Belki de bu yüzden şu an buradayım. Hayatın geri kalanında kafamın içinde sürekli bir plan çalışıyor olabilir ama sete geldiğimde her şeyi bırakıp tamamen o anın içinde kalmam gerekiyor. Kontrolü bırakmayı öğrenmek benim için hâlâ devam eden bir süreç.

Parlak saten, boyundan bağlamalı elbise, fiyatı istek üzerine, DIOR
‘Multiplication’ platin ve sarı altın pave elmaslı küpe, ‘Stitches’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘36 Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı bileklik, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Oyunculuk sana insanlar hakkında ne öğretti? Artık biriyle ilk karşılaştığında eskisinden farklı şeylere mi dikkat ediyorsun?
Gözlemci ve analizci bir tarafım hep vardı. Bu reflekse dönüşmeye başladı. Farkında olmadan öyleyim artık. Beni çok iyi tanıyan yakınlarım bu anlarımı da yakalıyor çoğu zaman. Sanırım eskisine kıyasla görünenin ardındakini hissedebilme tarafımın daha çok farkındayım. Hislerim bana daha çok şey söylüyor. Ya da ben dinlemeyi daha iyi öğrendim, bilemiyorum…

Başarı çok erken geldiğinde insanın kendisiyle ilgili algısını da değiştirebilir. Sen başarıyla arana nasıl bir mesafe koyuyorsun?
Kendini sadece başardıkların üzerinden tanımlamak biraz acımasız geliyor artık. Başarı elbette çok tatmin edici ama hayatın başka tarafları da var. Biz sadece başardıklarımızdan, hatta sadece başarısızlıklarımızdan bile ibaret değiliz. Her başarısızlığın insana bir şey öğrettiğine inanıyorum ama bunu gerçekten içselleştirmek de zaman ve deneyim istiyor. Tam ulaştım sanırken bir bakıyorsun aslında hâlâ orada değilsin… Oyunculuk da bu açıdan beni biraz hızlı büyüten bir meslek oldu. Hem çalışma koşulları hem de sürekli yoğun duygularla bu kadar yakın temas halinde olmak insanı ister istemez olgunlaştırıyor. Belki de bu yüzden sadece başarının rüzgarına kapılmadan kendi dengeni korumayı öğreniyorsun. Sonuç ne olursa olsun “Bunu yaptım. Şimdi arkamda bırakıyorum ve önüme bakıyorum” diyebilmek beni özgürleştiriyor. Bir şeyin sonucunu önemsemek ama kendi değerimi de sadece onun sonucuna teslim etmemek yani…

Başkalarının senin hakkında oluşturduğu Eylül ile yalnız kaldığında tanıdığın Eylül arasında en büyük fark ne?
Dışarıdan kontrollü, soğukkanlı, gerçekçi, hayatın akışına ayak uyduran ve yere sağlam basan biri gibi görünüyorum sanırım. Ama içeride çok daha hayalperest, kendi dünyasında yaşayan bir Eylül var. Dışarıdan bakan biri, ne kadar paralel evrenlerde dolaşan bir uzaylı olduğumu pek göremez. Galiba aradaki en büyük fark bu.

Askılı üst, fiyatı istek üzerine, MAX MARA
‘Wings’ platin ve pave elmaslı kolye, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı küpe, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı yüzükler, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Algoritmaların zevklerimizi birbirine giderek daha fazla benzettiği bir zamanda, özgün kalmak senin için ne ifade ediyor?
Herkesten farklı görünmeye çalışmak değil bence özgünlük. Kendi neyi sevdiğini gerçekten bilmek. Bir şeyi moda olduğu için seçmemek ama popüler olduğu için de sırf farklı görünmek adına reddetmemek. Ben gerçekten beni neyin heyecanlandırdığını keşfetmeyi seviyorum. Çocukluğumdan beri de böyleyim. Bir de kendimi sabit bir zevkin içine sokmayı sevmiyorum. Birbiriyle hiç ilgisi yokmuş gibi görünen, hatta tamamen ayrı tellerde çalan şeyleri aynı anda sevebilirim. Bence özgünlük sadece dış görünüşle ya da ne kadar entelektüel olduğunla da ilgili değil. Mesela ben Nutella’yla beyaz peyniri birlikte yemeyi çok seviyorum. Bence bu da benim özgünlüğümün bir parçası.

Bir kadını gerçekten stil sahibi yapan şeyin ne olduğunu düşünüyorsun?
Biz kadınlar, ruh hali biraz değişken varlıklarız. Bir günümüz diğerini tutmayabiliyor. O gün nasıl bir dünyaya uyandığım��z, kendimizi nasıl hissettiğimiz ister istemez seçimlerimize de yansıyor. O yüzden tek bir kadın olmaktan ziyade, içinde bir sürü farklı renk barındırabilmek bana daha stil sahibi geliyor. Bir de eforsuzluk hali derim. Ne giydiğinden çok, onu nasıl taşıdığın, enerjin daha üstün şeyler. Ben bir kadının üzerinde “bugün böyle hissettim” duygusunu görmeyi seviyorum. Her gün aynı kadın olmak zorunda değiliz zaten.

Eski fotoğraflarına baktığında “Bir daha asla” dediğin bir Eylül dönemi var mı? Stil olarak da olabilir, hayata bakış olarak da.
Çok keskin dönüşümler yaşayan biri değilim aslında. Elbette yaş aldıkça ve deneyim kazandıkça insanın öncelikleri, hayata bakışı değişiyor. Özellikle daha küçük yaşlarda çevrenden etkilenmen ve kendini arıyor olman çok doğal. Ama geçmişteki halimi bugünkü aklımla değerlendirmektense, o günkü koşulları ve hisleriyle anlamaya çalışıyorum. Bugünkü Eylül de geçmişteki Eylül’ün bir devamı sonuçta. Her ikisini de seviyorum aynı zamanda gelecekte dönüşeceğim halimi de.

Dantelli trençkot, 110.630 TL, BURBERRY
‘Lilith’ topuklu ayakkabı, 9500 TL, MANC
Biker tayt, moda editörüne ait, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı küpe, ‘Wings’ platin ve pave elmaslı yüzük, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFANNY&CO.

Mücevherlerde tercihin nasıl parçalar?
Aslında çok minimalim. Üzerimde aynı anda çok fazla şey olunca biraz rahatsız oluyorum. Bir yüzük, bir küpe… Genelde daha fazlasına ihtiyaç duymuyorum. Bir de her zaman taktığım bir kolyem var.

Eşyaların uğuruna da inanıyorum. Bir şeyle geçirdiğin zamanı, beraber gittiğin yerleri, sende bıraktığı hikayeyi önemsiyorum. Aslında hikayesi olan şeyleri seviyorum. Mesela anneannemin ya da babaannemin kendi genç kızlıklarında taktığı bir yüzük, sadece estetik olarak gözüme hoş gelen bir yüzükten çok daha fazla anlam ifade ediyor.

Seçimlerim bu yönde. Son zamanlarda da bir beyaz altın kadınıyım. Hatta şu an elimde Tiffany&Co.’nun Elsa Peretti koleksiyonundan bir yüzük var. Bu çekimi Tiffany & Co. ile birlikte gerçekleştirdiğimizi düşününce manidar oldu.

Çekimde Tiffany&Co.'nun "Wings" ve "Bird on a Rock" tasarımlarını taşıyorsun; ikisinin de ortak noktasında uçmak fikri var. Hayatında da yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu düşünürsek, bugün "kanatlanmak" senin için nereye doğru gitmek demek?
Kendimi daha iyi tanıdığım bir yere doğru yol almak. Ait hissettiğim yerde köklenmek, yabancılaştığım yerde durmayı reddetmek. Özellikle de her zaman daha iyiye, daha büyüğe, daha ihtişamlıya değil; daha kendim olduğum, kendimi daha iyi ifade ettiğim yere doğru ilerlemek demek. Kanatlanmak deyince insanın aklına ilk olarak özgürleşmek ve uzaklara gitmek geliyor: Özgürleşmek kesinlikle bunun bir parçası ama insanın kendini bulması için illa kendinden çok uzaklara gitmesi gerekmiyor bana kalırsa. Bazen aradığın şey çok yakınında da olabilir. Önemli olan ne istediğini ve nerede kendin olduğunu bilmek. Sanırım benim için kanatlanmak biraz da bunu fark edip o yolda kendi adımlarını atabilmek.

Şöhret insana pek çok kapı açıyor ama bazı sıradan deneyimleri de elinden alabiliyor. Tanınmadan yapabilmeyi özlediğin çok sıradan bir şey var mı?
Aslında şöhretin benim hayatımı çok fazla etkilediğini düşünmüyorum. Çünkü ben zaten izole yaşayan biriyim. Ama daha fazla izole ediyor olabilirim kendimi farkında olmadan, belki de buna mecbur hissetmemek olabilir.

Dantel detaylı, gri askılı elbise, ‘Médaillon’ tokalı ayakkabı, fiyatları istek üzerine, ikisi de DIOR
‘Wings’ platin ve sarı altın pave elmaslı küpe, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘Bird on a Rock’ platin ve sarı altın pave elmaslı kolye, ‘Sixteen Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

Son birkaç yılda "Bunu eskiden çok önemsiyordum, artık hiç umurumda değil" dediğin ne oldu?
Başkalarının ne düşündüğü. İnsan bazen ister istemez bir role bürünüyor; bu, büyüdüğün ev için bile geçerli. Başarılı olmak, takdir görmek, sevilmek... Hatta insan bazen bunları birbirine de karıştırıyor. "Başarılı olursam sevilirim", "iyi bir öğrenci olursam böyle olur", ", "düzgün biri olursam şöyle olur" gibi. Son birkaç yılda bunları biraz ayırmayı öğrendim. Şimdi daha çok kendimi nasıl gördüğüm, nasıl hissettiğim, neyin bana doğru ya da yanlış geldiği önemli. Herkesin bir fikri var ve hep olacak. Herkesi memnun etmek de kimsenin görevi değil zaten.

Bugünlerde seni estetik olarak en çok ne besliyor? Bir yönetmen, fotoğrafçı, ressam, dönem, şehir hatta bir renk olabilir.
Martin Parr'ın fotoğraflarıyla ilgiliyim bu aralar. Bir de Londra, beni her zaman besleyen bir şehir.

Oyunculuğun dışında yaratıcı kontrolün tamamen sende olduğu bir şey üretmek istesen, bu ne olurdu?
Kendi anlatım dilimi kullanabileceğim herhangi bir şey olabilir... Yazı yazmak, fotoğraf çekmek, bunları bir araya getirerek bir hikaye anlatmak, resim yapmak ya da kendi filmimi çekmek. Sanatın birçok alanından besleniyorum ve hepsinin birbirine dokunabilmesi hoşuma gidiyor. Bir gün bunları bir araya getirerek tamamen kendi dünyamı kurabileceğim bir şey üretmek isterim. Karar merciinin tamamen bende olduğu, hikayesinden görüntüsüne kadar kendi dilimi kurabildiğim bir iş. Her ne kadar bu kadar yaratıcı kontrolü elimde tuttuğumda muhtemelen kafayı sıyıracak olsam da... yine de çok isterim.

Parlak saten boyundan bağlamalı elbise, fiyatı istek üzerine, DIOR
‘Multiplication’ platin ve sarı altın pave elmaslı küpe, ‘Stitches’ platin ve sarı altın pave elmaslı yüzük, ‘36 Stone’ platin ve sarı altın pave elmaslı bileklik, fiyatları istek üzerine, hepsi TIFFANY&CO.

En Oğlak burcu özelliğin?
Ben gerçekten bir dağ keçisiyim. Bir şeyi kafama koyduysam, çıkılacak o dağın tepesine bir şekilde çıkmakla ilgileniyorum sadece. Yolun kolay olmasıyla pek ilgilenmiyorum, ilgilenmiyorum...

Son zamanlarda fikrini tamamen değiştiren bir kitap, film, konuşma ya da tanışma oldu mu?
"Masumiyet Müzesi" benim hayatıma çok dokunan bir iş oldu. Aslında ona sadece bir iş diyemem. Romanın kendisi, Orhan Pamuk, Zeynep Günay ve bu romanın diziye uyarlanma sürecinde tanıştığım, beraber çalıştığım insanlar.. Hepsi benim için çok özel bir deneyimin parçası oldu. İşini gerçek bir tutkuyla ve özveriyle yapan insanları yakından tanımak, benim de mesleğe yaklaşımımı değiştirdi. Bir yandan hayata duyduğum heyecanı ve merakımı, bir yandan da daha cesur olma isteğimi çok besledi. Bazı işler sadece yaptığın bir iş olarak kalmıyor; sende bir şeyleri gerçekten yerinden oynatıyor. "Masumiyet Müzesi" benim için böyle oldu.

Bundan 10 yıl sonra bugünkü Eylül'e baktığında, "İyi ki o zaman bunu yapmışım" demeyi umduğun şey ne?
"Iyi ki hayallerimin peşinden giderken hayatı yaşamayı da ıskalamamışım" demeyi umuyorum. Kamera önündeki Eylül kadar, günlük hayatın içindeki Eylül'ü de önemsemek istiyorum. İşimi, hedeflerimi, yapmak istediklerimi önemserken hayatın kendisini kaçırmak istemiyorum. Sevdiklerime, merak ettiklerime, küçük şeylere de zaman ayırmış olayım. On yıl sonra geriye baktığımda sadece neler başardığımı değil, nasıl yaşadığımı da hatırlamak isterim.


*Bu yazı ELLE Türkiye Ekim 2026 sayısından alınmıştır.

Dergide Bu Ay

ELLE Ekim 2026 Sayısı Çıktı!

ELLE Ekim 2026 Sayısı Çıktı!

Zamanın ötesinde bir duruş, çok katmanlı bir ruh ve kanatlanan hayaller. Eylül Lize Kandemir, Tiffany & Co. “Bird on a Rock” koleksiyonuyla ELLE Türkiye Ekim sayısının kapağında.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.