CARTIER TANK 2021’DE ZAMANIN RUHUNU YAKALIYOR

Avangart bir saat olarak elde ettiği itibarı koruyan Tank’in bize söyleyecekleri henüz bitmedi. Cartier, Tank Must ve Tank Louis ile yaratıcılığı sınır tanımadığını bir kez daha gösteriyor!

Tank, Cartier zarafetinin vücut bulduğu, yalın ve net bir tasarım olarak kusursuz bir hatla karşımıza çıkan bir saat. Kendisinden ve tasarımının yalınlığından emin bu zamansız saat, 2021’de zamanın ruhunu yakalıyor.

Tasarlandığı 1917’de, Louis Cartier kendi neslinin yuvarlak saatlerinin aksine çarpıcı bir estetik tercih olarak dikdörtgen formunu seçmişti. O zamanlarda dahi avangart bir model olan Tank, bu özelliğini bugün de sürdürüyor. İki paralel hat, saatin karakteristik özelliği… Bir savaş aracının yukarıdan görüntüsünün tasarımından ilham alan saat, tek bir grafik ilkeyi benimsiyor: tekerlekler iki paralel dış hatta karşılık gelirken, kasa aracın gövdesini temsil ediyor. Kasa ataşmanları ilk kez Tank’te tasarımın ritmini sürdürmek için kayışla hizalandı. Bu saati takmak başlı başına bir mesaj… Sanatçı Andy Warhol ve Tank saati birbirinden ayrı düşünülemiyordu. Warhol, saati hakkında şunları söylemişti; “Tank’i saati öğrenmek için takmıyorum. Aslında hiçbir zaman da kurmuyorum. Tank’ı takıyorum çünkü takılacak saat bu!” Pop Art’ın öncüsü, saatini kurmayı reddederek Tank’in zarafetini kutsuyordu.

Kendisinden ve tasarımının yalınlığından emin bu zamansız saat, şimdi zamanın ruhunu yakalıyor. 100 yılı aşkın bir süre sonra, Tank Must ile adeta yeniden keşfedilerek, Maison’un iki ikonik modeli Tank ve Must’un bir füzyonu oldu. Bir yandan dandy görünümüyle vazgeçilmez bir parça olan Tank, diğer yandan 1970’lerde Cartier’de ölümsüzleşen ve bugün lüksün klasik algısını yeniden keşfe çıkan Must yan yana geldi. Cartier Görsel, Stil ve Kültürel Miras Direktörü Pierre Rainero’ya göre, “Must saatler, Maison’un mirasının ve efsanesinin bir parçası. Kendisini hemen ele veren tarzı ve Cartier’nin tüm tasarımlarında en küçük ayrıntıya kadar uyguladığı kusursuz işçiliğiyle göze çarpan bu model, zamana karşı durmayı başardı”.

Tank Must pek çok insanın taktığı, şık bir saatçilik harikası. Cartier’nin saatçilikte kesintisiz ilerlemeye yönelik taahhüdü sayesinde tasarımı ve mekanizmaları sürekli değişip dönüşen bir Maison imzası. Tasarım Stüdyosu, bu monokrom versiyonlarla ve yeni bir fotovoltaik mekanizmayı temel alan orijinal versiyonla sunulan Tank Must’ın tasarımı üzerinde yeniden çalıştı. Doğrudan Tank Louis Cartier’den ilham alan Tank Must’ın tasarımı, bu tarihi modele sadık kalınarak geliştirildi. Yuvarlaklaştırılmış paralel hatlar, yeniden tasarlanan kadran boyutları, bu yeni tasarımın ardındaki itici güç ve incelik. En küçük ayrıntısına kadar klasik modele dönme cesareti gösteren bu saat, değerli inciyle bezeli kabuşon kurma koluna sahip ve deri kayış versiyonundaki geleneksel Ardillon toka geri döndü. Tamamen yeniden tasarlanan ve değiştirilebilir kavisli halkalarıyla çelik kayışından yüksek verimliliğe sahip yeni ve yaklaşık 8 yıllık otonomi sunan quartz mekanizmasına kadar, Maison’un bu saatçilik klasiğinin ne denli sofistike olduğu her düzeyde ölçüldü.

TANK MUST: 1980’LERİN MONOKROMLARINA ŞAPKA ÇIKARMAK
Must saatlerin 1977 yılındaki lansmanıyla birlikte, bu modelden 60 yıl önce tasarlanan ve Maison’un imza niteliğindeki modeli haline gelen Tank, yakut rengiyle yeniden tasarlandı. Bordo ya da simsiyah kadran, büyük ve altın renkli logoyla kendisini tüm geleneksel saatçilik kodlarından sıyırarak zarif bir sadeliğe kapılarını açtı. 80’lerin ruhuna sadık yeni Tank Must, Cartier’nin DNA’sında yer alan üç monokrom renkle karşımızda; kırmızı, mavi ve yeşil. Romen rakamı ya da “demiryolu” deseni olmaksızın minimalist kadranlara imkan tanıyan çelik saatler, eşleşen kayışlarla tamamen kromatik bir görünüm sunuyor.


Fotovoltaik kadran ve vegan bileklikle öncü bir saat…
Cartier’nin saatçilik tutkusu her zaman gelişmek oldu. Bu gelişim, teknik ilerleme ve Maison’un çevre ile biyolojik çeşitliliğe yönelik adımları ve taahhütleriyle mümkün. Santos (1904) ile bilekte takılan ilk saatin ya da katlanır tokalı saatin (1910) tasarlanmasından bu yana öncü rolünü sürdüren Cartier, müşterilerinin ihtiyaçlarını öngörme kararlılığıyla çalıştı. Gerek kayışların evde değiştirilmesine imkan tanıyan QuickSwitch patenti (2018) olsun, gerek Tank Must saatte pilleri değiştirmeyi gerektirmeyen modern bir quartz mekanizma alternatifi olarak en yeni fotovoltaik kadran olsun, yaklaşım hep aynı: Cartier müşterilerinin hayatlarını iyileştirmek ve memnuniyetlerini arttırmak.

Saatin estetiği ve formu üzerinde her seferinde yeni bir teknik uygulamak, bunu yaparken de modernliğin ve saatçilik geleneğinin kesişim noktasını bulabilmek, karşılaşılan en büyük meydan okuma. Bu sınama ve kararlılık, La Chaux-de-Fonds’daki Cartier Manufacture’da hayat buluyor. Salt üretim sahasının çok daha ötesinde; bir araştırma merkezi, kreatif ve inovatif bir laboratuvar olarak fotovoltaik ilkelerin, Tank’in kadranına estetikten ödün vermeden uygulanmasını başardı. Bu gerçek teknik beceri, Romen rakamlarının narin ve görünmez perforasyonu sayesinde mümkün oldu. Nitekim bu delikler, güneş enerjisinin kadran arkasındaki gizli fotovoltaik gözlere ulaşmasına imkan kıldı. Ortalama 16 yıllık ömre sahip bu SolarBeatTM mekanizmanın, Tank Must’a entegre edilmesi için geliştirme ekibi iki yıl çalıştı.


Bu teknolojiden yararlanan ilk saat olan Tank Must, hem kalite hem de konforda yüksek seviyeleri garanti eden inovatif bir materyalle üretilmiş bilekliği bizlere sunmasıyla da öncülüğünü sürdürüyor. Yaklaşık %40’ı bitkisel içerikli bileklik İsviçre, Almanya ve İtalya’da gıda endüstrisi için yetiştirilen elma atıkları kullanılarak üretildi. Üretim süreci de çevrenin korunmasına yönelik ilerici bir adımı temsil ediyor. Bu materyal, dana derisi kayış üretimine kıyasla karbon ayak izimizi azaltmamıza (6 kat daha az), su tasarrufu sağlamamıza (10 litreye kadar) ve enerji verimliliği elde etmemize (7 megajül ya da yaklaşık 200 akıllı telefonun şarjı) imkan tanıyor. Burada yerel, Avrupa’ya özgü bir yaklaşım benimsedik: elmalar Avrupa’da yetiştiriliyor ve atıkları burada toplanıyor. Materyal üretim sahası İtalya’da; kayış üreticisi Portekiz’de. Saat kurulumu ise İsviçre’de gerçekleşiyor.

Avangart bir saat olarak elde ettiği itibarı koruyan Tank’in bize söyleyecekleri henüz bitmedi. Çünkü yaratıcılığı sınır tanımıyor.  Cartier, Tank Must ile bir kez daha saatlerinin zamanın ruhuyla dönüşmesine cesaret ediyor ve gözünü gelecekten ayırmıyor.

BİR KLASİK DOĞDU: TANK LOUIS CARTIER
1917’de tasarlanan Tank, göz açıp kapayıncaya kadar birkaç edisyonuyla karşımıza çıktı. Louis Cartier, 1922’den itibaren saatin tasarımı üzerinde yeniden çalışmaya başladı. Kasası uzatıldı, paralel hatları inceltildi ve kenarları yumuşatıldı:  Sonucunda Tank L.C. (Louis Cartier) ortaya çıktı. Bir klasik doğdu. Demiryolu deseni, safir kabuşon, Romen rakamları. Louis Cartier ikonik bir saatçilik estetiğinin temellerini attı. Saatin son versiyonu ise birkaç incelikli nüans ile bu geleneği ölümsüzleştirdi.


Louis Carter Tank, renkteki zamansız zarafeti sağlamlaştırıyor. Mavi ve kırmızı tercihi bir zorunluluktu, çünkü bu renkler Cartier’nin DNA’sında var. Yoğun kırmızı ve parlak mavi ise saatin yalın hatlarını vurguluyor ve zenginleştiriyor. Cartier, bu iki değerli edisyona Romen rakamları ve altın renkli demiryolu desenleriyle sofistike ayrıntılar ekleyerek, kadranın grafik yoğunluğunu öne çıkarıyor. Pembe altın mavi versiyon ile sarı altın kırmızı versiyon, kayışlarla hizalanmış durumda. Üstelik iki saat de manuel kurmalı Manufacture 1917 MC mekanizmaya sahip.