GERÇEK BİR DENIM KIZI: EMILY ROSSER

Mango'nun %100 sürdürülebilir kadın denim koleksiyonun başrolündeki isimlerden Emily Rosser ile moda ve denim üzerine konuştuk.

Mango, sürdürülebilirlik konusundaki duyarlılığını Sonbahar/Kış 2020 sezonunda %100 sürdürülebilir kadın Denim Koleksiyonuyla devam ettiriyor. Görsel sanatçı Lua Balua, dansçı ve koreograf Emma Chadwick, görsel yönetmen Emily Rosser ve model ve hümanist Indira Scott, bu koleksiyonun başrollerini paylaşıyor ve her biri stilini ve kendi yorumunu denim aracılığı ile gösterip çalışmalarındaki ögeleri fotoğraflara ekliyor.

Kampanyanın başrollerinden Emily Rosser ile kampanyayı, denim modasını ve kendisi hakkında merak ettilerimizi konuştuk... 

Tanınmış bir görsel tasarımcısınız. Kariyeriniz nasıl başladı?

San Fransisco’da fotoğrafçılık üzerine yüksek lisansımı yaptım. Mezun olduktan sonra, New York’a taşındım ve burada ilk asistanlık işime başladım; Muse dergisinde moda yayıncılığı. Buradan itibaren çok çalıştım ve birçok yayında fotoğraf editörlüğü yaptım. Daha sonra da vogue.com için görsel direktör olarak çalışmaya başladım. Kreatif Direktör Sally Singer’ın da olduğu muhteşem bir ekip ile çalışmaya başladık. Çok zorlayıcı ama bir o kadar da karşılığını alabildiğim bir deneyim oldu. Sektörün en kreatif ve en çalışkan isimleri ile çalışma fırsatım oldu. Bu isimler ile bugün hala yakın dostluğumuz sürüyor. Geçtiğimiz yıl ise Vogue’dan ayrılıp kendi işimi kurmaya karar verdim. O günden beri de markalara danışmanlık yapıyorum.

İlhamını nereden alıyorsun?

İlhamımı çok büyük oranla doğadan alıyorum. Bu da moda dünyasında bir zıtlık olarak da algılanabiliyor. Kuzey Minesota’da bir adada büyüdüm ve dolayısı ile doğa ile her zaman iç içe büyüdüm. Doğal ışık ve renkler beni her zaman çok etkilemiştir. Doğanın verdiği canlılık ve gerçeklik hissi benim için çok önemli. Bu sebeple her zaman yaptığım işlerimin de gerçek ve doğal gözükmesini istemişimdir. Karşımdakini kişini gerçek özünü yakalamak benim için hep önemli olmuştur.

Moda sektörüne girmek isteyenlere ne önermek isterdin?

Gerçekten çok çalışmanın önemli olduğunu söylemek isterdim öncelikle. Kendine güvenmenin, her zaman merak etmenin ve her zaman zarif olmanın önemini de anlatmak istedim. O kadar çok insanın başkalarını aşağılayarak baktığını gördüm ki, ben her zaman bunu yapmamaya özellikle dikkat ettim. Setimdeki herkese bir arkadaş veya bir ortak gibi yaklaşmaya çalıştım. Bu sektör çok değişti ve değişmeye devam ediyor. Açık fikirli olmak ve at gözlüğü takmamak da çok önemli etkenler.

Mango’yu nasıl tanımlarsın?

Çaba harcamadan cool olan ve ulaşılabilir fiyatlar sunan gerçek bir moda markası. Ayrıca yeni denim koleksiyonlarının sürdürülebilir olduğunu duyunca çok heyecanlandığımı söyleyebilirim.

Gerçek bir denim kızı gibi duruyorsun! Senin için en tarz denim kombinleri neler?

Ben her zaman klasik denim’ler giyerek büyüdüm! Her ana ve her tarza uygun oluyorlar. Genellikle kotlarımı loafer’lar ile kombinlemeyi çok seviyorum. Ya da vintage Nike ayakkabılar ile daha rahat bir görünüm elde etmeye çalışabilirim.

Gelecekte gerçekleştirmeyi planladığın en önemli projen nedir?

Kendi videolarımın yönetmenliğini yapmaya devam etmek isterim! Kişisel bir fotoğraf projem de var bu yaz üzerine çalışmaya başladığım. Bunu devam ettirebilmeyi isterim. Bir de gelecek sene bir kitap çıkarmayı düşünüyorum!

Pandemi süreci boyunca en çok neyi özledin?

Arkadaşlarımı. Sarılmayı ve New York’da yaptığım koşuları.