Röportaj: Damla Durak
Bir okul galasında başlayan tanışıklık, yıllar içinde Güney Fransa’ya, ortak hatıralara ve yaratıcı bir işbirliğine uzanan güçlü bir dostluğa dönüşmüş. Kelly Rutherford ile Veronique Gabai’nin birlikte geliştirdiği Rose Première’in çıkış noktası da tam olarak bu... Rutherford’la dostluğun dönüştürücü gücünü, kadın dayanışmasını ve bir kokunun geçmişle bugün arasında kurabildiği görünmez bağı konuştuk.
Veronique Gabai ile dostluğunuz yıllar içinde nasıl filizlendi? Sizce aranızdaki bağı bu kadar güçlü tutan ne oldu?
Veronique ile 15 yıldır tanışıyoruz. İlk kez Lycée Français de New York yararına düzenlenen bir galanın eş başkanları olarak bir araya geldik. Bağımızı bu kadar güçlü tutan şey, sevgiye dayanan ortak bir zemin. Güzelliğe, zanaatkarlığa, dostluğa, pozitif enerjiye, Güney Fransa’ya ve iyi yaşanmış bir hayata duyduğumuz sevgi.
Dostluğunuzu bir parfüme dönüştürme fikri ilk ortaya çıktığında ne hissettiniz?Veronique Gabai’yi uzun yıllardır tanıyorum. Hassas bir cildim olduğu için genellikle fazla parfüm kullanmazdım. Ancak Veronique’in çoğunlukla nazik, doğal içeriklerle nasıl çalıştığını biliyordum. Grasse’a gittik ve gülleri kendi ellerimizle topladık. Bir parfüm yaratmanın gerçekte nasıl bir süreç olduğunu birlikte deneyimlemek inanılmazdı. Ortaya çıkan sonuç neşeli ve insanın ruhunu yükselten bir etkiye sahip. Hafif ama aynı zamanda akılda kalıcı ve güzel.
Kısa Kısa…
Şu sıralar hayatınızda sizi en çok heyecanlandıran şey nedir? Rose Première’in lansmanı oldukça heyecan verici. Gittiğimiz her yerde böylesine olumlu tepkiler görmek çok özel.
“Zamansız zarafet” sözünü duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Sade çizgiler, üstün işçilik ve nötr tonlar.
Sizi anında başka bir zamana ya da anıya götüren bir koku var mı?
Gül kokusu. Büyükbabamın çok güzel bir gül bahçesi vardı. Orada onunla geçirdiğim anlar benim için çok değerli.
Bu parfüm bir duygu olsaydı, hangi hissi taşırdı?
“Sevginin enerjisi” sizin için ne anlama geliyor?
İlahi dişil enerji. Güzellik, nezaket ve neşe.
Rose Première’in kalbinde yer alan mayıs gülü oldukça güçlü bir sembol. Bu çiçek sizin için ne ifade ediyor?
Mayıs gülü sevginin çiçeği. Veronique ile ikimizin de evimiz olarak gördüğü bölgede yetişiyor ve insan kalbiyle aynı frekansta titreştiği söyleniyor. Bu düşünce beni derinden etkiliyor. Gül bana her zaman saf ve yalın, doğrudan kalbe seslenen bir şey gibi geldi. Bu nedenle kokunun merkezine mayıs gülünü yerleştirmek son derece doğru hissettirdi.
Bu çalışma adeta kadınların gücünü ve dostluğunu kutluyor. Sizce günümüzde kadın dayanışması nasıl bir karşılık buluyor?
Benim için kadın dayanışması, Veronique ile aramızda olana benziyor: Kahkaha, dayanıklılık ve sevginin enerjisine duyulan ortak inançla şekillenen bir dostluk bu. Mükemmel olmakla ilgili değil. Kıtalar ve hayatın farklı dönemleri boyunca birbirinin yanında durmakla ilgili. Kadınların böyle bir bağ kurma konusunda olağanüstü bir kapasitesi olduğunu düşünüyorum. Birbirimize nezaket ve umutla bakabiliyoruz. Bu koku da bunu kutluyor. Anlam taşıyan her şey sevgiyle başlar.
Size en çok iyi gelen ve ilham veren küçük günlük ritüeller neler?
İçten ve dıştan nasıl hissettiğimiz, her gün yaptıklarımızla ve davranışlarımızla bağlantılı. Sevdiklerimizle anları paylaşmak, doğada olmak, sevdiğimiz işi yapmak, amaç ve tutkuyla çalışmak gibi pek çok şeyin bunda payı var. Bir de masaj yaptırmak, o en iyisi! Bedenimiz ve zihnimiz rahatladığında genel iyi oluş halimiz de güçleniyor.
Peki, koku hayatınızda nasıl bir rol oynuyor?
Koku son dokunuş. Görünmez ama her şeyi tanımlıyor. Son derece kişisel. Tıpkı müzik ya da belirli şarkılar gibi, hayatınızdaki önemli anları size yeniden hatırlatıyor.
*Bu içerik ELLE Türkiye Eylül 2026 sayısından alınmıştır.