Ayşe Arman

Onu sadece yazılarını okuyarak tanımak zor. İşte karşınızda Ayşe Arman.

ELLE: Ayşe Arman sansasyonu seven bir kadın mı, yoksa bu, işinin önemli bir parçası mı?
AYŞE ARMAN: Ayşe Arman sansasyondan hoşlanmayan ama yaptığı işlerin konuşulmasından hoşlanan bir gazeteci. İnsanın kendinden üçüncü tekil şahıs olarak bahsetmesi de çok komik oluyormuş!

ELLE:
Türkiye'de kadın gazeteci olmanın zorlukları var mı?
A.A.: Olmaz mı Işıncım? Elbette var. Bizimki gibi az gelişmiş ülkelerde kadın olmak, başlı başına bir zorluk, meslek filan fark etmiyor. Kadınsan: 1- Daha az para kazanıyorsun. 2- Erkekler kadar ciddiye alınmıyorsun. 3- Belli bir yere kadar yükselebiliyorsun. 4- Erken emekli ediliyorsun. Çok sinir yani!

ELLE:
Kadının güzelliği, iş hayatında artı mı, eksi mi?
A.A.: Başka meslekleri bilemem, bizim meslekte kimse kimsenin gözünün yaşına bakmaz, iyi iş getirmedin mi yoksun! Ya da şöyle; bir süre hoşluğunla, güzelliğinle idare edersin ama sonra “Hadi canım, güle güle!” derler. Ama genel olarak soruyorsan, tabii ki güzellik bir artı. Dergine, eşitimleri üç aşağı beş yukarı benzer iki kişi başvurdu diyelim, biri daha hoş, daha bakımlı, daha güzel gülüyor. Hangisini tercih edersin?

ELLE:
Kendini bir gazeteci olarak ispatlamak zorunda kaldın mı?
A.A.: Deli misin? Hep ispatlamak zorundasın. Hep sınavdasın. Bitmez. “Ben oldum!” yok. Geçmişe sığınmak da yok. Ölene kadar çalışmaya devam.