EBRU ŞALLI İMARATORLUĞUNU KURUYOR

Ebru Şallı, kendi adını taşıyan markası ileyapacağı dünya çapındaki atılımı ve daha fazlasını ELLE Kasım sayısında anlatıyor.

Dubaili bir iş insanının yatırımıyla markalaşma yolunda ilerleyen Ebru Şallı, beş yıl içinde tüm dünyada 500 mağazası olan bir marka olmaya hazırlanıyor.

Ebru mu? Evet, biraz heyecanlı ve hatta biraz da endişeli, aynı zamanda da çok rahat.

Çünkü o, hayatındaki önemli olayları önce “görüyor”, sonra yaşıyor! Bunun nasıl olduğunu ve fazlası ELLE Kasım sayısında okuyabilirsiniz.“MARKAMIN ADI EBRU, ÇÜNKÜ DAHA SAMİMİ”ELLE: Bir yatırımcınız var sanırım. Nasıl bulmuşlar sizi?E.Ş.: Riyad’da bir otelde Arap bir kadın, benim DVD’imle pilates yapıyormuş. Yatırımcım Türkçe bir ses duyuyor ve ilgisini çekiyor. Kadına beni nereden tanıdığını soruyor. Kadın da televizyondan takip ettiğini, bütün arkadaşlarının benim DVD’imle pilates yaptığını söylüyor, “İstanbul’a gittiğimizde onun ürünlerini alıyoruz” diyor. Hatta imza günlerime gelmişler. Bunun üzerine beni araştırmışlar. Onlar da şaşırmış gördüklerine, “Ne çok şey yapmış, neden bir görüşmüyoruz” deyip menajerime ulaşmışlar. Ve görüşmelerin sonucunda işin içine reklam, PR, marka ajansları girdi, iş büyüdükçe büyüdü. 6-7 aylık bir sürecin sonunda da mağazaları açma noktasına geldik.ELLE: Markanın adı ne tam olarak? E.Ş.: Ebru. Ebru Şallı ünlü bir figür ama Ebru daha ben; daha samimi, daha yalın… Bu ismin çağrışımında dokuz yaşındaki Ebru da var.ELLE: Şimdiye kadar yaptığınız her şey yolunda gitmiş ama şimdi biraz endişe duyuyor musunuz? Çok büyük bir yatırımdan söz ediyorsunuz çünkü…E.Ş.: Evet, böyle bir şeye ilk kez girdiğim için endişe olmadı değil. Hatta yatırımcım daha cesur, ben biraz onu frenliyorum. Bir taraftan da rahatım çünkü ben birtakım resimler görüyorum. Önce o resimler geliyor bana, sonra onları gerçek halinde yaşarken buluyorum kendimi. Yıllardır bu böyle. Özel hayatımda da aynısı geçerli; çocuklarımı da görmüştüm ben.ELLE: Nasıl yani? E.Ş.: Mesela pilates DVD’si yapma fikrini ilk kez Fatih Aksoy’a götürdüğümde bana hiç inanmadı ama ben o resmi görmüştüm; çok satacağını, imza günleri düzenleyeceğimi. Gördüğüm resimleri bire bir yaşadım. Şu anda da mağazaların içinde görüyorum kendimi ve gayet mutluyum.“HATA KABUL EDERİM”ELLE: Çalışma hayatında nasıl bir iş kadınısınız? E.Ş.: Mükemmeli arayan biriyim. Çok araştırırım, sorgularım. Kafamda pek fazla fikir dolaşır ama çalıştığım insanların fikirlerini almayı, birlikte karar vermeyi severim. Bir işte karar kılındıysa hemen başlayalım isterim, bu konuda çok sabırsızımdır. Ekip çalışmasına inanırım, bencil değilimdir. Hata kabul ederim. Çok çalışır, az uyurum.RÖPORTAJ: SERPİL ÇEKİNFOTOĞRAFLAR: ERGİN TURUNÇ STYLING: MELİS AĞAZAT.