BEĞENİLMEK GÜZELDİR

Tanem Sivar için beğenilmek çok hoş ama bir o kadar da utandırıyor.

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 30 Mart 2014
BEĞENİLMEK GÜZELDİR
<#text>Karşımızda iyi televizyoncu olmayı kafasına koymuş, sunuculuğun daha ötesine geçmeye kararlı, kendini sürekli öğrenme ve geliştirmeye adamış genç, enerji dolu ve sıcakkanlı bir kadın var. Selin MİLOŞYAN; Tanem Sivar'la buluştu ve verdikleri kahve molasında, sadece CNN Türk'teki programı “İki Kahve Arası”nı değil; televizyon dünyasını da konuştular...


<#text>


<#text> Röportaj için sözleştiğimiz Karaköy'deki Karabatak'a vardığımda Tanem Sivar'ı, notlarına çalışırken, gezi kitaplarına gömülmüş halde buluyorum. Murat Belge'nin ve Saffet Emre Tonguç'un kitaplarını karıştırırken; sürekli okuyup kendini geliştirdiğini, öğrenmek ve görmekten asla sıkılmadığını anlatıyor. Tam da merak ettiklerini, yeni şeyler tecrübe etmekten duyduğu hazzı, ona çocukluk yıllarından miras kalan seyahat zevkini aktarıyor seyirciye Tanem Sivar, CNN Türk'te yayımlanan programı “İki Kahve Arası”nda. Televizyon kariyerinin başındayken asla kamera önünde çalışmayı aklından geçirmediğini söyleyen genç televizyoncu, “Ama Acun'la tanışıp kamera önünde olmanın verdiği hazzı yaşayınca her şey değişti. Çok ayrı bir şey... İnsanların bana bakmasından, göz önünde olmaktan çok hoşlanmam; ama televizyonda olmayı çok seviyorum” diyor. Hep daha başarılı olmak için kararlı ve tutkulu, beğenilmekten hoşnut; ama bir o kadar da utangaç, yaptığı işlerle yetinmeyen, daha iyisine göz diken mütevazılığa sahip, sempatik ve enerji dolu bir kadın. “Henüz yolun başındayım” diyor ve başlıyor anlatmaya...~ ELLE: Televizyoncu olmak çocukluk hayali miydi?
TANEM SİVAR:
<#text> Tesadüflerin etkisi var tabii; ama kendimi bildim bileli medya, iletişim, halkla ilişkiler ve reklam gibi bölümlere göz kırpıyordum. Bilgi Üniversitesi'nde Televizyon Gazeteciliği'ni bitirdikten sonra San Diego'da iletişim okudum. Türkiye'ye döndükten sonra ilk işim Acun Firar'da oldu. Daha sonra Hülya Avşar, Ali Taran ve Burcu Esmersoy, Melih Gümüşbıçak ve Uğur Dündar gibi isimlerle çalıştım. Özellikle Acun Ilıcalı, benim için okuldu ve bana inanılmaz tecrübeler yaşattı. Her bir isimden çok şey öğrendim ve her biri, bir sonraki projeme büyük katkı sağladı. Gerçekten çok şanslıyım.


<#text>


<#text> ELLE: CNN Türk'te başlayan “İki Kahve Arası”, ne açıdan farklı öncekilerden?
T.S.:
<#text>Şimdiye kadar kamera önünde ya da arkasında hep partnerim vardı. “İki Kahve Arası”nda ilk kez kendi başımayım. Kendime çok şey kattığım bu programda müzik seçiminden montaja, yönetmenimden kameramana, asistandan gittiğimiz yere kadar en kendim olduğum işi yapıyorum. Burada seyirci Tanem'in İstanbul'uyla tanışıyor. Benim merak ettiğim, görmekten, tecrübe etmekten zevk aldığım şeylerle buluşuyor.


<#text>


<#text> ELLE: Bu programla popülariteniz arttı.
T.S.:
<#text>Özellikle kamera önünde olmanın farklı tatmini var. Beğenilmek ve tanınmak çok güzel; ama bir yandan da çok utanıyorum.


<#text>


<#text> ELLE: Peki nasıl bir televizyoncusunuz siz? Kariyerinizde neleri amaçlıyorsunuz?
T.S.:
<#text> İyi televizyoncu olmak görsellik kadar işin mutfağında da kendini geliştirmek demek. Televizyonculukta doğallık ve samimiyet çok önemli. Seyirci de bu özellikleri arıyor ve onda özel bir tad bırakan, ona ve hayatına dokunan televizyoncular görmek istiyor.~ ELLE: Türk televizyon seyircisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
T.S.:
<#text> Henüz tam olarak ne istediğini bilmeyen ve özellikle magazine çok düşkün bir seyircimiz var. Burada magazin programlarından bahsetmiyorum. Yarışmanın, dizinin, haber programının içinde de hep görsellik, eğlence, alengirli şeyler görmek istiyorlar. İşin ışığına, montajına, prodüksiyonuna, emeğine ve içeriğine fazla bakmayan bir seyirciyle karşı karşıyayız; ama zamanla değişiyor her şey.


<#text>


<#text> ELLE: Sizin dünyadan ve Türkiye'den örnek aldığınız ünlü televizyoncular kimler?
T.S.:
<#text>
İngiltere'de adını “So You Think You Can Dance” programıyla duyuran İngiliz sunucu, oyuncu ve model Cat Deeley'i çok beğeniyorum. Ayrıca Amerikalı televizyoncu Ellen DeGeneres de favorilerim arasında. Türkiye'den Ceyda Düvenci'nin canlı yayın hakimiyetine bayılıyorum. Yukarıda kendilerinden çok şey öğrendiğim isimleri saydım zaten. Ayrıca Kerem Çatay ve Acun Ilıcalı'nın Türk televizyonculuğunda çok etkin olduklarını düşünüyorum.


<#text>


<#text> ELLE: Kariyer planlarınızda oyunculuk yapmak var mı?
T.S.:
<#text> Oyunculuk teklifleri geliyor ve bazen görüşmeler yapıyorum. “Umutsuz Ev Kadınları” dizisinde yedi bölüm boyunca konuk oyuncu oldum. Çok da güzel bir okul oldu bana. Bu arada Bahar Kerimoğlu'ndan da oyunculuk dersleri alıyorum. Eğer hakkını verebileceğim bir başrol teklifi gelirse tabii ki deneyebilirim bu sektörü de, ama en önce kendimi televizyoncu ve sunucu olarak görüyorum.


<#text>


<#text> Selin MİLOŞYAN
Fotoğraflar: Murat SARGIN

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

ELLE Şubat sayısı Çıktı!

Bu ay kapağımızda 2024'e farklı ve çok heyecanlı başlangıçlarla giren Eda Ece var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.