BEN SENİ BIRAKIP GİDER MİYİM ?

Özcan Sabancı yeni kitabını ve hayatının aşkını anlatıyor.

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 30 Mayıs 2014
BEN SENİ BIRAKIP GİDER MİYİM ?



<#text>


<#text> Dünyaya bin kere daha gelsem, yine Hacı Sabancı'nın eşi ve çocuklarımın annesi olmak isterdim” diyen Özcan Sabancı'nın hayatını anlatan, hepsi birbirinden güzel, değerli, mutlu, bazen de acı anılarla dolu kitabını okumadan önce bu sohbeti, bir nevi “önsöz” olarak kabul edin. Hemen bir not düşelim, bu kitap sadece Özcan Sabancı ve ailesinin hikayesi değil; kendi deyimiyle fonda hep “gelişen bir Türkiye manzarası” da sunan bir eser. Bu arada, kitapta Çocukluk, Tanışma, Aşk, Mücadele, Özlüyorum ve Dostlar gibi pek çok güzel bölüm başlıkları var. Keşke bu tür kitaplar çoğalsa; anlatacak hikayesi olan insanlar anılarını, tecrübelerini, yaşam öykülerini daha çok paylaşsa. “Beni Seni Bırakıp Gider miyim?” adlı kitap bu manada daha da değerli. Üstelik kitabının gelirinin tamamı da çocuklarla ilgili iki derneğe (yazının sonunda her ikisinin de ismi ve adresi var) bağışlanıyor.


<#text>


<#text> Bu kitabı size yazdıran neydi, hikayenizi niye anlatmak istediniz? Ve her şeyi tekrar “yaşamak” nasıl bir duyguydu?


<#text> Bütün ömrü bir filmi sarar gibi bu kez sonundan başına doğru yaşamak, yer yer acı verici ama çoğu zaman coşkulu ve heyecanlı bir deneyimdi. Çocuklarım Ömer ve Demet, bunları anlatmamı çok istedi. Tüm ısrarlara rağmen kaçtığım bu maceranın sonucunda ortaya böyle bir eser çıkacağını bilseydim sanırım daha önce davranırdım. Kitap çıktıktan sonra aldığım tepkiler, verdiğim kararın ne kadar doğru olduğunu gösterdi bana. Batı'da örneklerini çok gördüğümüz benzer kitaplar ne yazık ki bizim ülkemizde çok yayınlanmıyor. Oysa Türkiye'nin son 50 yıllık dönüşüm hikayesi, tanıklıklar üzerinden tarihe not düşülmesi gerekecek kadar canlı ve çalkantılı. Ben bu noktada tarihi bir sorumluluğu yerine getirmiş olduğumu düşünüyorum ve bu da bana kendimi iyi hissettiriyor. Kitaba başlarken zorlanmıştım ama şimdi iyi ki yapmışım diyorum. Çünkü benim tanıklığım sadece benim ve ailemin değil; ülkemin de yaşadığı önemli bir değişim dönemine denk geliyordu. Bir hesaplaşma gibi ya da kendime değer biçmek için değil; hayatın bana biçtiği değere razı geldiğimi göstermek için anlattım her şeyi.


<#text>


<#text> Kitabı tamamlamanız ne kadar sürdü?


<#text> Can Dündar gibi bir usta bana bu yolcuyolculukta refakat etti. Onun varlığı güven vericiydi. Sürecin tamamı yaklaşık bir yıl sürdü, 20 Mart 2014 tarihinde kitabı tamamladık. O noktadan sonra ben, işin zor kısmını bitti diye düşünüyordum ama ailemden ve dostlarımdan gelecek tepkileri beklemek hepsinden çok heyecanlıydı.~


<#text>


<#text> BU KİTAP, HEPİMİZİN HİKAYESİ


<#text> Hayatınızı kaleme alırken en çok nelere dikkat ettiniz?


<#text> Bu kitapta anlatılanlar, Özcan Sabancı'nın hayat hikayesi, mutlulukları, acıları, sevinçleri, sevgileri ve kayıpları olmakla birlikte; büyük bir ülkenin ve o ülkenin kaderinde tarihi rol oynamış Sabancı ailesinin gelişimiyle de ilgili. Kitap, okuyucusuna ön planda benim hikayemi anlatırken; arka planda gelişen bir Türkiye manzarası sunuyor. Bu demektir ki, kitap boyunca okuyucuya karşı belli bir sorumluluğum var. Ülkemizin ve ailemizin gelişimini, detaylı olduğu kadar olabildiğince objektif de anlatmalıydım. Bu sorumluluğu hiç unutmadım. Ayrıca detayları anlatırken merkezde kendi duygularımı tutmayı başarmalıydım, başkaları adına yargılar geliştirmemeye ve bağlayıcı tespitler yapmamaya çalıştım. Tabii olabildiğince samimi olmaya özen gösterdim.


<#text>


<#text> Kitabın okurlara en önemli mesajı nedir?


<#text> Sevginin, saygının, güvenin, ailenin en güçlü ve en var edici duygu olduğunu insanlara, bir de benim hayatım üzerinden aktarılmasıdır bu kitap. Ben de herkes gibi bir hayat yaşadım aslında. Sevdim sevildim, bir aile kurdum. Sıkıntılara karşı o ailenin başında durdum ve hayatın getirdikleri karşısında ayakta kaldım. Bunlar basit görünen, küçük mesajlar gibi algılanabilir. Ama sevmekten, sevilmekten, geride bir aile bırakmaktan daha değerli ne olabilir?


<#text> Aileniz Türkiye'nin hayatında, tarihinde, sanayisinde önemli bir yer tutuyor. Sizce bu soyadının “sırrı” nedir?


<#text> Sabancı ailesinin neredeyse her ferdi ele aldığı her konuya bir farklılık, bir zenginlik getirmiştir. Anadolu'nun bir köşesinde doğup büyüyen insanlar, hayal dünyalarının sınırlarını aşıp evrensel bir başarı hikayesine imza atmış durumdalar. Vizyon denilen şey, budur.


<#text>


<#text> HAYAT MUCİZELERLE DOLU


<#text> Mucizelere inanır mısınız? Başınıza gelen en büyük mucize nedir?


<#text> Elbette inanırım. Hatta mucizelerin yalnızca çok büyük şeyler olduğunu da düşünmüyorum. Hayatın her anı büyük küçük pek çok mucizeyle dolu. Benim mucizem, hayatta eşimi bulmuş olmaktır. Hacı Sabancı, benim hayatımın mucizesidir.


<#text> Yaşamınızı anlatmak için tek kitap yeterli oldu mu? Başka kitaplar da olacak mı?


<#text> Şu anda bu kitaba odaklandım. Nasıl oldu da tamamladık, nasıl oldu da insanlarla paylaşabildik; hala bunun sihrini yaşıyorum. Bunu hiç düşünmedim ama zannetmiyorum.~



<#text>


<#text> İZ BIRAKMAK ÜZERİNE...


<#text> Dünyaya tekrar gelseniz yine bu “öykü”nün kahramanı mı olmak isterdiniz?


<#text> Dünyaya bir kere daha değil; bin kere daha da gelsem yine Hacı Sabancı'nın eşi ve çocuklarımın annesi olmak isterdim.


<#text>


<#text> Kitabı okurlarımız için imzalayacak olsanız, ne derdiniz?


<#text> Hayatın her bir anı çok kıymetli. Acılarınıza bile sahip çıkın. Sevin, sevilin ve arkanızda bir iz bırakın.


<#text> ELLE Türkiye, bu sayısıyla 15'nci yılını kutluyor. Bize, ekibe, dergiye bir öneriniz olacak mı? Başarının sırrı nedir?


<#text> Değişen dünyaya, zamana ayak uydurmak ve zamanın getirdikleri karşısında ayakta kalmak en büyük başarıdır. Başarınız daim olsun.


<#text>


<#text> Bugünlerde sizi en mutlu eden nedir?


<#text> Kitap hakkında ailemden, dostlarımdan, henüz tanışmadığım kişilerden gelen olumlu düşüncelerden ve güzel yorumlardan heyecan duyuyorum.


<#text>


<#text> Can Dündar'ın danışmanlık verdiği, Duygu Demirdağ'nın kaleme aldığı “Ben Seni Bırakıp Gider miyim?” kitabının tüm geliri, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Mika-Der'e bağışlanacak. www.yaraticicocuklardernegi.org ve www.mikader.org.tr Kitabı, İstanbul Kanyon Harvey Nichols'tan temin edebilirsiniz.


<#text>


<#text> SUZAN YARDACAN

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

ELLE Mart Sayısı Çıktı!

Baharı Hande Erçel ile karşılıyoruz.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.