GÜLE GÜLE ANNA PIAGGI

Moda dünyasının nesli hızla tükenen eksantriklerinden biriyle daha vedalaştık.

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 08 Ağustos 2014
GÜLE GÜLE ANNA PIAGGI






Anna Piaggi'nin fotoğrafıyla ilk kez karşılaştığımda gözlerime inanamadığımı anımsıyorum. Bir de kendi kendime, “Yaşlandığımda böyle görünmek istiyorum” dediğimi. Gözlerimin gördüklerine inanmakta zorlanmasının sebebi, her bir fotoğrafında rengarenk bir kolajı andıran bir kadın görmüş olmamdı. Modaya ve kişisel stilime bakış açımı değiştiren Piaggi'yi keşfettikten kısa bir süre sonra 2006'da, Londra'daki Victoria and AlbertMuseum'da gerçekleştirilen “Anna Piaggi: Fashion- ology” sergisini ziyaret ederek bu zat-ı muhteremi daha yakından tanıma şerefine de nail oldum. Sergide, Piaggi'nin gardırobundan 265 çift ayakkabı, 29 yelpaze, 932 şapka, 2865 elbise, 24 önlük ve 31 otriş beni bekliyordu. Gazetecilik kariyeri boyunca kaleme aldığı yaratıcı yazılardan örnekler, Missoni için yazdığı muazzam basın bültenleri, yakın arkadaşı Karl Lagerfeld'in çizdiği eskizleri de cabası... Başlı başına bir moda olgusu olan bu muhteşem kadın, aramızdan ayrıldı. Artık ruhu cennete renk katıyor.





BİR MODA ÜSTADI


Ayakkabı tasarımcısı Manolo Blahnik, bir keresinde Anna Piaggi için “Dünyada giysiler konusundaki tek otorite” demişti. 50'li yıllarda Milano'da bir yayınevinde çevirmen olarak çalışan Piaggi'nin moda dünyasının kapısını açışı, ileride kocası olacak fotoğrafçı Alfa Castaldi'yle tanışmasıyla gerçekleşti. Aylık moda dergisi Arianna'da moda editörlüğü görevini üstlenmesiyle birlikte ömrünün sonuna kadar tükenmeyecek bir moda aşkı, içinde yeşerdi. 1988'den itibaren İtalyan Vogue'da yarattığı iki sayfalık “Doppie Pagine” bölümüyle moda alanında bir efsaneye dönüştü. Kıyafetleri sadece moda bağlamında ele almıyordu Piaggi. Mimaridan gastronomiye, sanattan tarihe kadar birçok alana atıfta bulunarak yazıyordu. Onun alameti, inanılmaz bir yaratıcılıkla ortaya koyduğu yazılar kadar; sahip olduğu doğaçlama giyim tarzıydı. Stilini incelemek de en az yarattığı dergi sayfalarına bakmak kadar heyecan vericiydi.~

ABARTILI VE GROTESK



Anna Piaggi'yi pek çok fotoğrafında elinde kısa bir bastonla görürüz. Bu bastonun onun sihirli değneği olduğunu düşünmüşümdür hep. En sıradan kıyafeti bile bir kostüme dönüştürmeye yarayan değnek... Giyinmeyi bir zevk olarak tanımlayan Piaggi'ye göre mizah ve ironi, yarattığı hikayenin bir parçasıydı daima. Biricik ve alt okumalarla dolu stilini oluştururken, günümüzde modayla haşır neşir olan insanlardan farklı olarak kendini çok ciddiye almıyordu. 1978'de verdiği bir röportajda, “Benim için moda bir esrime hali. Moda felsefem nükteyle ilgili. Hiçbir kıyafeti öylesine üzerime geçirmiyorum. Her biri üzerinde ufak bir çalışma yapıyorum” demişti. Gelişigüzel giyilen lüks marka kıyafetlerden müteşekkil bir stil değildi Piaggi'ninki. Vintage elbiselerle plastik kemerleri, haute couture parçalarla vazgeçemediği 20'li yıllara ait ayakkabıları bir araya getirdiği eklektik bir tarzdı. Şu anda, “Kıyafetler gelir gider. Ben bir koleksiyoner veya tarihçi değilim. Sadece anı yaşıyorum” diyen moda vizyonerinin aydınlattığı yoldan moda sahnesini izliyorum.





SEDA YILMAZ

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Nisan Sayısı Çıktı!

ELLE Nisan Sayısı Çıktı!

Yeni sayımızın kapağında oyuncu Hazar Güçlü var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.