MARILYN MONROE’NUN KARNINDAKİ YARA İZİNİN HİKAYESİ

‘Marilyn Monroe’nun yara izi mi vardı?’ diye sorduğunuzu duyar gibiyiz. İşte neden hiç görülmediğinin sebebi.

Marilyn Monroe kariyeri boyunca birçok kez nü çekimde bulundu. Hatta Marilyn’in ölmeden önceki en son fotoğraf çekimi ünlü fotoğrafçı Bert Stern tarafından çekilmişti. ‘Son Oturma’ adındaki bu çekimde Marilyn aksesuarlar haricinde birşey giymiyordu.

Mükemmeliyetin ve kusursuzluğun sembolü olarak anılan Marilyn Monroe’nun karnındaki büyük yara izi, editlenmemiş ‘Son Oturma’ fotoğraf çekiminde ve Something’s Got to Give filminde görülebiliyor. 

Yaranın kendisi, Stern’in ünlü fotoğrafları çekilmeden önce meydana gelen safra kesesi ameliyatının sonucuydu. Stern’in anlattığına göre Marilyn bu yaradan oldukça rahatsız oluyordu ve ünlü fotoğrafçı farkettiği yara izini, Diana Vreeland’e gösterince o da ‘Bence pürüzsüz, mükemmel tenli bir kadından daha sıkıcı hiçbir şey yok. Bir kadın yara izleriyle güzeldir.’ diyerek Marilyn’in yara izinden endişelenmemesi gerektiğini anlatmaya çalışmış. 

Buraya kadar oldukça hoş duyuluyor ancak Stern, birçok fotoğraftan Marilyn’in yara izini çıkarmış, daha da ilginci Something’s Got to Give filmindeki yüzme sahnesinden de bu yara izinden eser yok.

Diana Vreeland’e biraz katılıyoruz: yara izi olmayan kadınlar elbette sıkıcı değil ancak yara izi olan kadınlar her halleri ile çok güzel. Marilyn’in yara izinin filmlerden ve fotoğraf çekimlerinden çıkarılması eski Hollywood’un güzellik standartlarını gösteriyor. 

İronik olarak Something’s Got to Give, Marilyn’in göbek değilini göstermesine izin verilen ilk filmdi, önceki rollerinin hepsinde yüksek belli bikiniler giymek zorunda kalmıştı. Ölümünden önce ‘sanırım sansürler herkesin bir göbeği olduğu gerçeğini anladı’ diyerek Hollywood standartlarına bir gönderme yapmıştı. 

Herkesin yara izleri olabilir—dünyanın en ‘mükemmel’ kadını Marilyn Monroe’nun bile! Bu sebeple saklamaya çalışmayın çünkü kadınlar yara izleri ile güzel! (Teşekkürler Diana Vreeland)


Etİketler