MILEY CYRUS VE DEMI LOVATO BEDEN ALGISI HAKKINDA KONUŞTU

Ünlülerin Instagram sohbetlerine katılın!

Şarkı söyleyen ünlülerin yanı sıra birçok isim de Instagram live videoları ile farklı konuları tartışıyorlar. Arkadaşları ile uzaktan ortak canlı yayın yapan ünlüler sosyal karantina süremizde bizi yalnız bırakmıyorlar. Eve kapandığımız şu günlerde kişisel gelişim ve yaratıcılık hiç olmadığı kadar önem kazandı. Meditasyon, yoga, pilates, kitap okuma, resim yapma gibi aktivitelerden sonra bu karantina süresinden yepyeni insanlar olarak çıkacağız gibi görünüyor! Aynı şekilde elinizdeki bu boş zamanı kişisel değerlendirme süreci olarak da görebilirsiniz. Sorunlarınızı, kendinizde beğenmediğiniz şeyleri, algınızı masaya yatırarak bunları çözmek için çok vaktiniz var! Miley Cyrus ve Demi Lovato da bunu yaptılar!



Sosyal karantina süresinde ‘Bright Minded’ adlı bir seri başlatan Miley Cyrus, serisinin ikinci günü için Instagram live videosundan Demi Lovato ile bir araya geldi. İki Disney yıldızı, sosyal izolasyonlarını nasıl geçirdikleri hakkında konuştular. Ailesi ile beraber evde olan Lovato’nun aynı sıra Cyrus ise annesi ve anneannesinden uzakta durduğunu söyledi. Arkadaşlıklarına da değinen Lovato ve Cyrus, kişisel bakım rutinlerini konuştular. Ancak ikilinin en çok dikkat çeken konularından biri beden algısı oldu.

Miley Cyrus, 2013 MTV VMA Performansı (Getty Images)

Geçmişte beden algısı sıkıntıları yaşadığını söyleyen Cyrus, internet kültürünün eğlenceli olduğu kadar can acıtıcı olduğunu belirtti. 2013 VMA Performansı sonrasında kendisini hindi fotoğrafları ile kıyaslayan internet sitelerinin yıllarca travma etkisi yarattığını söyleyen Cyrus, Demi Lovato’nun bu konudaki görüşlerini de aldı. Aynı şekilde rehabilitasyon merkezlerine yatan ve yeme bozuklukları tedavisi gören Demi Lovato da Cyrus’un sözlerine katıldı:

“İki veya üç sene boyunca asla şort giyemedim. Sahnede etek giymeyi bıraktım. Tüm bunların sebebi VMA şovuydu. Güzel nude bir badi giyiyordum, herkes beni hindiyle kıyaslamaya başladı ve kıyafetimin üzerine hindi fotoğrafları koydular. Çok sıskaydım ve beni sürekli bu hindinin yanına koymaya devam ettiler. Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki iki yıl boyunca bikini bile giymedim ve kimse bunun beni kötü hissettireceğini düşünemedi. 

Daha demin konuştuğumuz gibi, esprili fotoğraflar çok komik olabiliyor ama aynı zamanda çok can acıtabiliyorlar. ‘Meme’ resimler komik olabilir ancak konu siz olunca eskisi kadar komik olmuyor. İnsanlar gifler yapmaya başlayınca bu benim için bir uyanma çağrısı oldu, platformumu daha büyük bir sebep için kullanmaya karar verdim. İşte bu zamanlar ‘Happy Hippie’ Vakfını kurdum çünkü beni bu kadar kötü hissettiren bu sektörden daha büyük bir şeye ihtiyacım vardı. Sanırım 21 yaşındaydım. Kendimi bir birey olarak daha yeni yeni anlamaya başlıyordum ve vücudumun böylece eleştirilmesi çok can acıtıcıydı. Bu beni kişisel yaşamımda çok etkiledi. Şort giymemekten sahile inmemeye kadar kişisel hayatımdaki davranışlarım değişti. Bu konuda en zor olan şeylerden biri kişisel markam her zaman özür dilemeden kendim olmak ve özgücenli olmaktı, hayranlarıma yalan söylüyor gibi hissediyordum. 

Dünyanın en özgüvenli kızı olmak adeta dolandırıcılık gibi geliyordu çünkü aslında içimde ve özel hayatımda o kadar özgüvensizdim ki şort veya mayo bile giyemiyordum. Streç giysiler gibi şeyleri giyerken bile içime dört tayt giyiyordum, o kadar özgüvensizdim.”