SARAH JESSICA PARKER YENİ SEX AND THE CITY'DEN İLK DETAYLARI PAYLAŞTI

Carrie Bradshaw döndü!

Sarah Jessica Parker, ‘Sex and the City’ serisi hakkında ilk detayları paylaştı! Geçtiğimiz Çarşamba günü New York’ta sanal bir buluşmaya katılan Parker, yeni seri fikrinin karantina sürecinde doğdunu ekledi. Öncelerde bir podcast serisi olarak planlanan seri, daha sonra ‘And Just Like That’ başlığı ile yeni bir dizi formatına dönüştü. 

Central Park Conservancy’nin ‘Playground Partners Galentine’ kutlamasına katılan PArker, Alina Cho ile New York’taki Central Parkı hakkında konuştu. Daha sonra ‘Sex and the City’ dizisinde Central Park’ta geçen ve parkta bir göle düştüğü sahneye değinen Sarah Jessica Parker, “Bu aslında çok komikti. Giydiğim elbise Richard Tyler tasarımıydı ve bize ödünç verilmişti. Elimizde bu elbiseden bir tane vardı. Tüm sahneyi o ana kadar çektik, bu birçok eğlenceli anım arasındaki en harika olanlardan biri,” dedi. 

Daha sonra konuşmayı HBO serisinin yeni uyarlamasına getiren Cho, Parker’ın Instagram’dan paylaştığı teaser videoyu sordu. Aşılama sürecini göz önünde bulundurarak ilkbahar aylarında prodüksiyona başlamak istediklerini söyleyen Parker, önceliklerinin sağlık olduğunun altını çizdi. “Sanırım Zoe Kravitz, Instagram yorumlarınızın altında hepimizin hislerine tercüman oldu, ‘Ciğerlerimin en üst seviyesinde bağırıyorum,’ yazmıştı,” diyen Cho, Parker’a “Peki neden şimdi yapmaya karar verdiniz?” diye sordu. “Bu çok komik çünkü planlarımızda hiç yoktu,” diyen Parker, “Şovun yapımcısı Michael Patrick King ile konuşmamıştık. Tüm olaylar karantinanın ilk dönemlerinde oldu. Sanırım Nisan veya Mayıs aylarıydı. Bir podcast yayının dinliyordum ve ve Michael Patrick ve ben şovu yapma ve prodüksiyon deneyimimiz hakkında hiç konuşmamıştık, bununla ilgili çok özel bir hikaye olduğunu, bu da ayrıntıların bir lütfu ve ne gerektiğine dair küçük detaylar olduğunu anladım. Biliyorsunuz, sevdiğim ve hayran olduğum bir seri yapmak ve sokaklarda olmak gibi… Ve onu aradım, çünkü bir şov hakkında podcast dinliyordum ve dedim ki, "Michael biliyor musun, bunun hakkında hiç konuşmadık ve bu bizim hikayemiz” diye ekledi. 


Sözlerine devam eden Parker, “Sonra belki bir podcast yapabiliriz diye konuştuk ve bu konuşmalarımız esnasında, ‘Neden podcast yapıyoruz? Belki de yeni bir bölüm mü yapmalıyız? İsmi ‘Sex and the City’ olmadan, farklı bir başlıkta, yeni bir bölüm gibi,’ diye düşündük. Ve bence bunun çoğu, bu şehrin bu kadar hayal edilemez, çok benzersiz bir şey yaşadığı için. Ve her şehirdeki her toplumun kendi hikayesi ve salgınla ilgili benzersiz bir deneyimi vardı. Finans ve kültür merkezi olarak görülen New York bile, birçok insanı etkileyecek şekilde kapandı. Yani sessizliği kulakları sağır ediyordu. Ve 'Bu kadınlar nerede? Neredeler? Birbirlerini bulabilirler mi? Birlikte olabilirler mi? Hayatları nasıl?’ Ve siyasi iklim ve sosyal iklim değişmeye başladığında, adalet ve ırksal eşitlik çağrıları açısından, tüm bu konuşmalar evlerimizdeki deneyimimizin büyük bir parçası haline geliyordu, Michael ve benim için bu daha ilginç bir hal almaya başladı. Ve böylece “Just Like That" doğdu,” dedi. 

Serinin tam olarak detaylarına inmese de genel anlamda bizi nelerin beklediğini anlatan Parker, “Bu kadınların nerede olduklarını ve şimdi hayatlarının nasıl olduğunu görmek çok heyecanlı olacak. Miranda ve Charlotte’un artık genç çocukları var, Carrie tüm bu zamanda neler yaptı, bu sosyal medya ve dijital dünyaya bir dalış mıydı, şimdiki kariyerleri ne durumda, dünyanın gündemindeki konular ile hayatları nasıl ilerliyor. Ve bu aynı zamanda şehrimizin yeniden açılmasını beklerken New York’un yeniden doğumu gibi. Bu kadınların yeniden ortaya çıkmalarını görmek gerçekten çok ilginç olacak,” dedi.