Yakından Tanınmaya Değer: Casper Ruud

Profesyonel tenisçi Casper Ruud’un gündelik hayattaki rutinleri, bize başarılı olmanın neden disiplin gerektirdiğini tekrar ve tekrar hatırlatıyor.

Şevval Akyüz ŞEVVAL AKYÜZ 06 Temmuz 2026

Roland-Garros sonrası takvimlerimiz Wimbledon’ı gösteriyor. Kısacası, tenis şu anda bir spor dalı olmanın ötesinde hepimiz için bir yaşam stili haline gelmiş durumda. Durum böyle olunca profesyonel sporcular gündelik hayatımızda, sosyal medya akışlarımızda ve haberlerde büyük bir yer kaplıyor. 

Profesyonel sporcular bizi sadece saha ya da korttaki performanslarıyla değil, bu performansı oluşturan disiplinleriyle de etkiliyor. Onları sevdiğimiz markaların kampanyalarında ilham verici atmosferlerde ya da turnuvalarda en iyi bildikleri şeyi yaparken görüyoruz. Ama her konuda olduğu gibi görünenin arkasını irdeleme konusunda içimizde de büyük bir heyecan var. Casper Ruud bu noktada yakından tanımaya oldukça hevesli olduğumuz sporcuların başında geliyor. Biz de ona ulaşıp biraz sohbet ediyoruz. Sonuç olarak; onun tenise olan tutkusu, disiplini, gündelik rutinleri bize herhangi bir başarının tesadüf olamayacağını ve disiplinin bazı noktalarda belki de en büyük motivasyon olduğunu tekrar anımsatıyor. 

Corinne Debreuil/ ATP Tour

Tenis her zaman hayatınızın bir parçası mıydı, yoksa oynamaya başladıktan sonra mı profesyonel bir kariyere dönüştü?


Tenis her zaman hayatımın bir parçası oldu. Çok küçük yaşlarda başladım. Babam profesyonel olarak tenis oynuyordu ve beni eğlenmem için korta götürürdü. Çok küçük yaşlarıma ait tenis kortunda çekilmiş fotoğraflarımı gördüm ama o günlere dair hiçbir anım yok. Bu yüzden tenisin hayatımın her zaman bir parçası olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Yaşım ilerledikçe profesyonel tenisçi olma hayalim de büyümeye başladı. Yaklaşık 13-14 yaşlarındayken bunu gerçekten istediğime ve profesyonel bir kariyer için elimden geleni yapacağıma karar verdim. Tenis çocukluğumdan beri hayatımdaydı ancak yıllar geçtikçe daha ciddi ve profesyonel bir boyut kazandı.

Corinne Debreuil/ ATP Tour

Profesyonel bir sporcu olarak günlük rutininiz nasıl geçiyor?
Güne çok erken olmasa da oldukça erken başlıyorum. Sağlıklı ve iyi bir kahvaltının çok önemli olduğunu düşünüyorum, bu yüzden buna özen gösteriyorum.
Günün büyük bölümü antrenmanla geçiyor. Isınma, mobilite çalışmaları, esneme, kortta yoğun antrenmanlar, spor salonu çalışmaları ve toparlanma rutinleri günlük programımın bir parçası. Aynı zamanda mümkün olduğunca sağlıklı beslenmeye çalışıyorum.
Antrenman dönemlerinde evdeysem genellikle sabah 08.30-09.00 gibi evden çıkıyor, akşam 17.00-18.00 civarında dönüyorum. Aslında bu, sabah dokuz akşam beş çalışan biri gibi düzenli bir tempo. Fiziksel çalışmalarım ise güne göre değişiyor; bazı günler ağırlık antrenmanı yaparken bazı günler koşu ve kondisyon çalışmalarına odaklanıyoruz. Isınma, soğuma, esneme, kuvvet ve kondisyon antrenmanlarının dengeli bir karışımından oluşan yoğun bir programımız var.

Mango

Maça çıkmadan önce uyguladığınız ritüelleriniz ya da totemleriniz var mı?
Aklıma gelen belirgin bir ritüelim ya da uğurum yok. Maçlardan önce genellikle aynı yemeği yemeye çalışırım, raketlerimin griplerini yenilerim ve biraz müzik dinlerim. Bunlar daha çok rutin diyebileceğim alışkanlıklar; totem sayılmaz.
Tenis biraz öngörülemez bir spor. Maçınızın tam olarak ne zaman başlayacağını her zaman bilemezsiniz. Bu yüzden her maç öncesinde bire bir aynı hazırlık sürecini uygulamak zor olabiliyor. Yine de maçtan bir gece önce ya da maç günü yapmayı sevdiğim bazı hazırlık rutinlerim var.

Mango

Şimdi de kısa sorulara geçelim.

– En sevdiğiniz turnuva hangisi?
Wimbledon. Gerçekten çok özel bir turnuva. Orada henüz en büyük başarılarımı elde etmiş değilim ama bulunmaktan her zaman büyük keyif alıyorum. Tenis dünyasının en özel turnuvalarından biri olduğunu düşünüyorum.

Mango

– Bir turnuvada yaşadığınız en unutulmaz an hangisiydi?
Roland-Garros'ta birçok güzel anı biriktirdim. Ama ilk kez orada finale yükseldiğim anı söyleyebilirim. Finalde çocukluk idolüm Rafa'ya karşı oynamak gerçekten unutulmaz bir deneyimdi. Böyle bir maçı hayatınız boyunca unutmanız mümkün değil.

Mango

– Seyahate çıkarken yanınıza almadan asla yola çıkmadığınız şey nedir?
Raketlerim. Onları neredeyse gittiğim her yere götürüyorum. Turnuvalarda onlarsız oynamak oldukça zor olurdu. :)

Corinne Debreuil/ ATP Tour

– Bir maç sırasında başınıza gelen en ilginç ya da en sıradışı olay neydi?
Bazen hava gerçekten çok sıcak olduğunda insanlar sıcaktan bayılabiliyor. Elbette bu hiç hoş bir durum değil ama zaman zaman böyle koşullarla karşılaşılabiliyor. Neyse ki şimdiye kadar daha ciddi bir olay yaşanmadı. Böyle bir durumda oyun duruyor, insanların su içmesi ve sağlık ekiplerinin gerekli müdahaleyi yapması sağlanıyor. Kariyerimde beni en çok etkileyen ve aklımda kalan anlardan biri de buydu.

Dergide Bu Ay

ELLE Temmuz 2026 Sayısı Çıktı!

ELLE Temmuz 2026 Sayısı Çıktı!

Hande Erçel ile kendi kıyısında, kendi dengesini bulan, sadeliğin ritminde ilerleyen bir yolculuğa çıktık.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.