Kapak Fotoğrafı: Free People x Daisy London
Cildinizin her zamankinden daha kuru olduğunu fark ettiniz. Nemlendiricinizi değiştirdiniz, bakım rutininizi sadeleştirdiniz, hatta son dönemin popüler bariyer onarıcı ürünlerine bir şans verdiniz. Yine de geçmeyen bir kaşıntı, zaman zaman ortaya çıkan kızarıklıklar ve sürekli tekrarlayan bir hassasiyet söz konusu. Peki, gerçekten sadece kuru bir cildiniz mi var? Güzellik dünyasında “skin barrier”, yani cilt bariyeri kavramının giderek daha fazla konuşulması tesadüf değil. Ancak her kuruluk veya hassasiyetin arkasında yanlış ürün kullanımı bulunmuyor. Atopik dermatit de cildin koruyucu işlevinin bozulmasıyla ilişkili, kronik ve tekrarlayıcı bir deri hastalığı olarak karşımıza çıkıyor. Halk arasında atopik egzama olarak bilinen bu durum, çoğunlukla çocukluk döneminde başlasa da yetişkinlikte ilk kez ortaya çıkabiliyor. Üstelik yalnızca cildin görünümünü değil, yoğun kaşıntı ve uyku problemleri nedeniyle günlük yaşam kalitesini de etkileyebiliyor. Eller, yüz, göz kapakları ve boyun gibi bölgelerde ortaya çıkan egzama, kimi zaman sıradan bir cilt hassasiyetiyle karıştırılabiliyor. Özellikle sık el yıkamak, temizlik ürünleriyle temas etmek veya cildi tahriş eden kozmetikler kullanmak mevcut belirtileri şiddetlendirebiliyor.
Bioderma
Cilt Bariyeri Neden Bu Kadar Önemli?
Son yıllarda güzellik dünyasının favori kavramlarından biri olan cilt bariyeri, aslında cildin dış dünyaya karşı ilk savunma hattı. Nem kaybını sınırlamaya ve çevresel etkenlere karşı koruma sağlamaya yardımcı oluyor. Atopik dermatitte ise bu koruyucu sistem gerektiği gibi çalışmayabiliyor. Cilt daha kolay nem kaybediyor, kuruyor ve dış etkenlere karşı daha hassas hale geliyor. Dr. Seval Karasatı'nın aktardığına göre hastalığın gelişiminde genetik yatkınlık, bağışıklık sisteminin verdiği yanıt, cilt bariyerindeki bozukluklar ve çevresel faktörler birlikte rol oynuyor. Özellikle cildin nem tutma kapasitesinde görev alan filaggrin proteiniyle ilişkili bazı genetik değişiklikler, atopik dermatite yatkınlığı artırabiliyor. Bir başka önemli nokta ise atopik dermatitin bulaşıcı olmaması ve hijyen eksikliğinden kaynaklanmaması. Dolayısıyla cildi daha sık veya daha güçlü temizleyicilerle yıkamak, sanılanın aksine belirtileri artırabiliyor.
Cildinizin Tepki Vermesine Neler Neden Oluyor?
Bazen uzun bir sıcak duş, bazen yeni bir parfümlü vücut losyonu, bazen de kış aylarında düşen nem oranı... Atopik dermatit söz konusu olduğunda günlük hayatın oldukça sıradan görünen alışkanlıkları bile cildin konforunu etkileyebiliyor. Özellikle sıcak su, sert temizleyiciler, parfümlü kozmetikler, tahriş edici temizlik maddeleri ve yünlü kıyafetler bazı kişilerde alevlenmeleri tetikleyebiliyor. Soğuk hava ve düşük nem oranı cilt kuruluğunu artırırken aşırı terleme ve sürtünme de hassasiyeti belirginleştirebiliyor. Stres de bu tablonun bir parçası olabiliyor. Ancak atopik dermatiti yalnızca stresle açıklamak doğru değil. Stres, bazı kişilerde mevcut kaşıntının ve belirtilerin şiddetlenmesine katkıda bulunabiliyor.
Dr. Barbara Strum
Her Hassas Cilt Atopik Dermatit Anlamına Gelmiyor
Ciltte kuruluk, kızarıklık ve kaşıntı görülmesi tek başına atopik dermatit tanısı koymak için yeterli değil. Kontakt dermatit, seboreik dermatit, sedef hastalığı ve bazı cilt enfeksiyonları da benzer belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle yetişkinlikte ilk kez başlayan, sık tekrarlayan veya kullanılan ürünlere rağmen düzelmeyen cilt problemlerinde dermatolojik değerlendirme önem taşıyor. Ayrıca atopik dermatiti bulunan herkesin gıda alerjisi olduğu düşünülmemeli. Dr. Karasatı, alerji testlerinin her hasta için gerekli olmadığını ve özellikle çocuklarda hekim önerisi olmadan yapılan besin kısıtlamalarının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtiyor.
Soft Services
Atopik Ciltler İçin Bakım Rutini Nasıl Olmalı?
Çok aşamalı cilt bakım rutinleri, güçlü aktif içerikler ve sürekli yeni ürün deneme alışkanlığı güzellik dünyasının gündeminde olsa da atopik dermatite eğilimli ciltlerde öncelik, bariyerin korunması olmalı. Bu noktada daha fazla ürün kullanmak yerine cildin ihtiyaçlarına uygun, sade ve sürdürülebilir bir bakım rutini oluşturmak önem kazanıyor.
Nazik temizleyiciler tercih edin. Cildi kurutan sert sabunlar ve yoğun parfümlü temizleyicilerden uzak durun.
Nemlendirmeyi günlük alışkanlığa dönüştürün. Parfümsüz ve hassas ciltlere uygun nemlendiriciler, cildin su kaybını azaltmaya yardımcı olabilir.
Duş süresini ve sıcaklığını gözden geçirin. Uzun ve sıcak duşlar yerine kısa, ılık duşları tercih edin.
Duş sonrası nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Cilt hafif nemliyken uygulanan nemlendiriciler kuruluğun kontrolüne katkıda bulunabilir.
Cildinizin verdiği sinyalleri takip edin. Yanma, batma veya kaşıntıya neden olan ürünleri kullanmaya devam etmeyin.
Ancak önemli bir ayrıntı var: Atopik dermatit yalnızca kozmetik ürünlerle yönetilebilen bir cilt hassasiyeti değil. Alevlenme dönemlerinde dermatoloğun önerdiği topikal ilaçlar veya hastalığın şiddetine göre farklı tedavi seçenekleri gerekebiliyor; bir doktora başvurmak şart.