Her gün işe giderken, araba kullanırken ya da pencere kenarında çalışırken maruz kaldığımız UV ışınları da yıllar içinde ciltte iz bırakıyor. Dermatolojide "fotoyaşlanma" olarak adlandırılan bu süreç cildin biyolojik yaşından daha yaşlı görünmesine neden olabiliyor. Tabii ki yaşlanma kaçınılmaz bir süreç, buna itirazımız yok. Ancak cildimizin ne kadar hızlı yaşlanacağı büyük ölçüde çevresel faktörlerden etkileniyor. Acıbadem Life danışmanı Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı'ya göre uzun yıllar boyunca güneşin ultraviyole ışınlarına korunmasız maruz kalmak, kolajen ve elastin liflerine zarar vererek kırışıklıkların daha erken ortaya çıkmasına neden oluyor. Bunun sonucunda yalnızca ince çizgiler değil cilt lekeleri, renk eşitsizlikleri ve elastikiyet kaybı da gelişebiliyor. İşte dermatologların "fotoyaşlanma" dediği tablo tam olarak bu.
Triangl
Güneş Kremi Seçerken Dikkat
Güneşin etkileri çoğu zaman birkaç gün süren kızarıklık ya da hassasiyetle sınırlı sanılıyor. Oysa UV ışınlarının oluşturduğu hasar yıllar boyunca birikiyor. Dr. Ayşenur Şam Sarı, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde geçirilen şiddetli güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt sağlığı açısından önemli risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Uzun süreli UV maruziyeti aynı zamanda güneş lekelerinin oluşmasına ve cildin daha hızlı yaşlanmasına da zemin hazırlıyor. Alınacak önlem ise son derece basit. Güneş koruyucu seçerken çoğumuzun ilk baktığı şey SPF değeri oluyor. Ancak uzmanlara göre asıl dikkat edilmesi gereken nokta ürünün "geniş spektrumlu" koruma sağlaması. Bu ifade, ürünün yalnızca UVB ışınlarına değil, cilt yaşlanmasının önemli nedenlerinden biri olan UVA ışınlarına karşı da koruma sunduğunu gösteriyor. Dr. Şam Sarı, günlük kullanım için en az SPF 30, yoğun güneş maruziyetinde ise SPF 50 ve üzerindeki ürünlerin tercih edilmesini öneriyor. Bunun yanında cilt tipine uygun formül seçmek de en az SPF kadar önemli. Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde hafif yapılı, komedojenik olmayan ürünler, kuru ciltlerde ise nem desteği sağlayan güneş koruyucular daha konforlu bir kullanım sunabiliyor.
Ksubi
Yüz İçin Ayrı Bir Güneş Kremi Şart mı?
Aslında hayır. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşenur Şam Sarı, yüz için ayrı bir güneş kremi kullanmanın zorunlu olmadığını belirtiyor. Ancak yüz bölgesi daha ince ve hassas olduğu için bu alan için geliştirilen ürünlerin daha hafif dokuları sayesinde özellikle göz çevresinde daha rahat kullanılabildiğini söylüyor. Akneye eğilimli ciltler, rozasea problemi yaşayanlar ya da leke oluşumuna yatkın kişiler için yüze özel formüller hem daha konforlu hem de daha etkili bir deneyim sağlayabiliyor. Unutmamak lazım ki en güçlü güneş koruması bile tek başına mucize yaratmıyor. Uzmanlara göre güneş koruyucuyu geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve koruyucu giysilerle desteklemek gerekiyor. Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneşte kalmaktan kaçınmak da cilt sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Bir diğer kritik nokta ise doğru kullanım. Güneş koruyucunun dışarı çıkmadan yaklaşık 15-20 dakika önce uygulanması, terleme, yüzme veya havluyla kurulandıktan sonra ve en geç iki saatte bir yeniden sürülmesi öneriliyor. Çünkü cilt bakımında en güçlü yaşlanma karşıtı ürünlerden biri, çoğu zaman her sabah sürdüğünüz güneş koruyucu olabilir.