Hep 30’lu Yaşlarda Kalmanın Püf Noktaları

Hep 30'lu Yaşlarda Kalmanın Püf Noktaları

Güzel bir kadın olmak, hep genç ve enerjik yaşamak, beğeni dolu bakışları üzerinde hissetmek, ışıl ışıl bir tene sahip olmak.

. 30'lu yaşlarınıza geldiğinizde bu cümleler zihninizde tekrarlamaya başlar; artık zamana karşı mücadele etme vakti gelmiştir! 30'lu yaşlar aslında kadının tam da kendini kadın gibi hissettiği yaşlardır. Ruhu, kadınlığın keyfini çıkarmaktadır. Peki, 30'lu yaşlardaki bedeninize 40'lı hatta 50'li yaşlarda da sahip olmaya ne dersiniz? “Yaşını hiç göstermiyorsun” cümlesinden aldığımız haz, hemen hemen hepimiz için aynıdır ve bu keyif, yaş ilerleyip bu cümleyi duymaya devam ettikçe artar. 12-25 yaş arasında kadın bedeni ışıltı ve pürüzsüzlüğü temsil eder. 25'li yaşlardan itibaren beden yavaş adımlarla yaşlanmaya başlar. Bu sürece en iyi müdahale, doğru beslenme şekliyle yapılır. Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu kadar, ayrı bir beslenme şekli de vardır! Yaşa göre beslenme bilincine sahip olan kadın, zamana rahatlıkla meydan okuyabilen bir bedene sahip olur. Beslenmemize 25'li yaşlardan itibaren müdahale etmeliyiz. 25'li yaşların en belirgin bedensel özellikleri cilt elastikiyetinin iyi, iskelet yapısının kaliteli olmasıdır. 25'li yaşlarda saçınız, tırnaklarınız, cildiniz nemlidir, ışıl ışıldır. Fakat 30'larla birlikte ciltte ilk yaşlanma belirtileri görülür. Cilt nem dengesini kaybetmeye, saçlar dökülmeye, tırnaklarda incelme ve kırılmalar ortaya çıkmaya başlar. Bu şikâyetlerden bedeni korumanın yolu, 30'lu yaşlarda beslenmenin püf noktalarını bilmekte yatar. Nem kaybına karşı bol su için!
l Su, doğanın hazırladığı en etkili gençlik iksiridir. Hücrelerinizin uzun ömürlü ve genç kalmasını istiyorsanız, mutlaka su tüketimine özen gösterin. Kadınlar için 30'lu yaşlardaki ortalama su ihtiyacı iki litredir. Cildinizdeki nem kaybını engellemek arzusundaysanız, saçlarınızın kuruyup kırılarak dökülmesini istemiyorsanız ya da yediklerinizi enerjiye çeviremeyip kilo almaktan çekiniyorsanız, lütfen su tüketimine özen gösterin. l 30'lu yaşlar cinselliğin keyifli geçebileceği özel yaşlardır. Bu yaşlarda hormon kalitenizin devamlılığını korumak adına çinko mineralini hayatınızdan eksik etmeyin. l Bu günleri sonradan unutmak istemiyorsanız B12 vitaminine dikkat edin. Yorgunluk, halsizlik ve unutkanlık bu yaşlarda çoğu zaman çalışma temposunun yüksekliğine yorulur; ama sebep olarak B12 eksikliği atlanır. Oysa B12 eksikliği ilk belirtilerini bu yaşlarda vermeye başlar. Artık yavaş yavaş deforme olan mideniz, B12'nin emilimini eskisi kadar iyi yapamaz hale gelir. Ne kadar B12'den yana zengin beslenseniz de vücudunuz ondan eskisi gibi faydalanamaz. Bunun sonucu da unutkanlık, halsizlik, yorgunluk, hatta depresyon şikayetleri olur. Müdahalesi çok basit: Kan değerlerinize baktırarak B12 takviyesi almak. Böylelikle, bu güzel yaşlarınızı hep hatırlarsınız. Vitaminler çok önemli...
l Düzgün bir postüre sahip olmak için kalsiyuma ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Düzgün bir duruş, güçlü bir iskelet yapısı gençliğin en güzel belirtisidir. Yıllarca bu hazineye sahip olmak için kalsiyum anahtarını cebinizde bulundurmalısınız. İlerleyen yaşlarda “Gençliğimde daha uzundum” demek istemiyorsanız -ki bu kemik erimesini anlatan bir cümledir- 30'lu yaşlarda sütten, yoğurttan, peynirden alacağınız kalsiyumun değerini bilin. l Güçlü bağışıklık için D vitaminini eksik etmeyin. 30'lu yaşlarda sık sık hasta olmak “Artık yaşlandık” cümlesine neden olur. Güçlü bir bağışıklığa sahip olmaksa gençliğin en değerli belirtisidir. D vitamini depolarınızı dolu tutmanın tek yolu da güneş! Üç haftalık güneş tatili, doğanın en özel sağlık reçetesidir..