Soğuk hava, rüzgar ve kapalı ortamlarda geçirilen uzun saatler cilt bariyerini zorlarken, yazdan kalan lekeler ve ton eşitsizlikleri daha görünür hale gelebiliyor. İşte tam da bu mevsimde cilt bakım rutinini yeniden yapılandırmanın zamanı. Kış, cildin kendini onarması için en doğru dönemlerden biri; doğru aktiflerle desteklendiğinde ise etkisi katlanarak artıyor. Son dönemde adını sıkça duyduğumuz kojik asit, leke görünümünü hedef alan güçlü yapısıyla kış bakımının öne çıkan içeriklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Cildi yormadan aydınlatmayı, tonu eşitlemeyi ve daha dengeli bir görünüm kazandırmayı vaat eden bu aktif, soğuk ayların bakım ajandasına etkili bir dokunuş ekliyor.
Merit
Kojik Asit Nedir?
Kojik asit, kökenini Japonya’dan alan doğal bir bileşen. Pirincin fermantasyonu sırasında ortaya çıkan bu aktif, adını Japonca “koji” kelimesinden alıyor. Asya mutfağında yakından tanıdığımız sake, miso ve soya sosu gibi geleneksel ürünlerin üretiminde kullanılan fermantasyon sürecinin bir yan ürünü olarak keşfedilmiş. Zamanla gastronomiden kozmetiğe uzanan bu yolculuk, kojik asidi cilt bakımının yıldız içeriklerinden biri haline getirmiş. Peki, neden herkes bu içerikten bahsediyor? Kojik asidin popülaritesi yalnızca dermatolog önerileriyle sınırlı değil. Sosyal medyada da etkisi büyük. TikTok’ta #kojicacid ve #kojicacidsoap etiketleri yüz milyonları aşan görüntülenme sayılarına ulaşmış durumda. Arama trendlerini analiz eden global platformlara göre ise kojik asit, son beş yılda Google’da yüzde 400’e varan bir arama artışı yakaladı. Kısacası bu içerik, geçici bir heves değil, güçlü bir bakım vaadi sunuyor.
Ciltte Nasıl Çalışıyor?
Kojik asidin en güçlü olduğu alan, melanin üretimini baskılaması. Yani ciltte koyu leke oluşumuna neden olan pigment üretimini hedef alıyor. Bu sayede güneş lekelerinin görünümünü azaltıyor, akne sonrası oluşan kırmızı ve kahverengi izlerin zamanla açılmasına yardımcı oluyor, cilt tonunu daha eşit ve aydınlık bir görünüme kavuşturuyor, yaşlanmaya bağlı ortaya çıkan koyu lekelerin görünümünü hafifletiyor. Antioksidan özellikleri sayesinde serbest radikallerle de savaşan kojik asit, yalnızca leke karşıtı değil, aynı zamanda ışıltı kazandıran ve yaşlanma karşıtı bir destek sunuyor. Bir diğer artısı ise çok yönlü kullanımı. Serumdan kreme, temizleyiciden maskeye kadar pek çok farklı formda karşımıza çıkabiliyor. Niasinamid veya C vitamini gibi aydınlatıcı içeriklerle birlikte kullanıldığında etkisi daha da artabiliyor.
Launchmetrics Spotlight
Herkes İçin Uygun mu?
Etkili olduğu kadar güçlü bir içerik olan kojik asit, doğru kullanılmadığında ciltte hassasiyet yaratabiliyor. Özellikle hassas veya bariyeri zayıf ciltlerde kızarıklık ve tahriş riski bulunuyor. Bu nedenle ürünü rutine eklemeden önce yama testi yapmak büyük önem taşıyor. Bir diğer kritik nokta: Koyu cilt tonlarında, nadiren de olsa, paradoksal bir şekilde hiperpigmentasyonu artırma ihtimali. Bu nedenle koyu tenli kişilerin veya aktif bir cilt rahatsızlığı olanların kojik asit kullanmadan önce mutlaka bir dermatoloğa danışması öneriliyor. Hangi içeriklerle bir arada kullanılabileceğine de dikkat etmek şart! Kojik asit, retinoidler ve AHA/BHA gibi diğer güçlü aktiflerle aynı rutinde kullanıldığında cilt üzerinde agresif bir etki yaratabilir. Bu tür içerikleri aynı gün içinde üst üste uygulamak yerine farklı günlere bölmek en sağlıklı yaklaşım. Rutinine yeni ekleyenler için haftada birkaç kez kullanarak başlamak ve cildin verdiği tepkiye göre ilerlemek ideal. Ve elbette olmazsa olmaz kural: Güneş koruması. Kojik asit, cildi UV ışınlarına karşı daha hassas hale getirebilir. Bu nedenle gündüz rutininin en önemli adımı, en az SPF 30 içeren geniş spektrumlu bir güneş kremi olmalı. Aksi halde leke tedavisi hedeflenirken tam tersi bir etkiyle karşılaşmak mümkün.