Antioksidanların Kralı

Antioksidanların Kralı

Moleküllerin gizemli keşif hikâyelerine tanıklık eden ve laboratuarında birçok Nobel ödüllü bilim adamıyla birlikte çalışan Solgar Araştırma-Geliştirme Merkezi Başkanı Dr.

Richard Passwater, Solgar Masterclass eğitiminde Türk Sağlık profesyonelleriyle buluştu.

İşte Dr. Passwater'dan koenzim Q-10 ve omega-3 hakkında bilmeniz gerekenler...  Koenzim Q-10 nedir?
Güçlü  antioksidan özellik gösteren koenzim Q-10 (CoQ-10), vücudumuzda enerji üretiminde rol oynayan vitamin benzeri bir besin maddesidir. CoQ-10, bütün hücrelerimizde doğal olarak bulunur.
Neden vücudumuzun koenzim Q-10'e ihtiyacı var?
CoQ-10, vücudumuzun enerji üretiminde önemli bir role sahiptir. Bu nedenle, hiç ara vermeden hayatımız boyunca çalışan ve yüksek enerjiye ihtiyaç duyan organlarımız, özellikle de kalbimiz için hayati önem taşır. 
Koenzim Q-10 güzelliğe nasıl katkı sağlar, anti-aging etkisi var mı?
Güçlü antioksidan özellik gösteren CoQ-10, cildin elastikiyetini sağlayan kolajen yapının korunmasına destek olur. Ayrı ca UVA ışınlarına bağlı oksidatif strese karşı koruma sağlar ve kırışıklık derinliğinin azalmasına yardımcıdır.
Koenzim Q-10 antioksidan özellik gösterir mi?
CoQ-10, güçlü antioksidan etkinliği olan bir besin maddesidir. Çevre kirliliği, çeşitli kimyasallar, sigara, UV ışınları, stres gibi çevresel faktörlerin varlığı ve ilerleyen yaşla birlikte vücudumuzda artan ve yaşlanmanın temel nedenlerinden olan serbest radikal hasarına karşı güçlü bir koruyucudur.
Koenzim Q-10 seviyesi yaşla birlikte azalır mı?
Vücudumuzdaki CoQ-10 seviyeleri ilerleyen yaşla beraber azalır. Vücudumuzdaki en yüksek CoQ-10 seviyeleri, 20'li yaşlardadır. 35-40 yaş sonrası insan vücudu CoQ-10 üretme yeteneğini kaybetmeye başlar. Bu nedenle, özellikle 40 yaşından sonra dışarıdan takviye olarak alınması gerekebilir.
Yeterli Koenzim Q-10 alabiliyor muyuz?
CoQ-10, vücutta üretilebildiği gibi besinlerle de alınabilen bir maddedir. CoQ-10'in  ilerleyen yaş, kronik hastalıklar ve çeşitli ilaçların kullanımı gibi nedenlerle vücuttaki üretimi azalırken; emilim problemleri, sık uygulanan katı diyetler ve besin maddelerinin içerik kalitesinin düşmesi gibi nedenlerle de beslenme yoluyla alımı zorlaşır. Bu sebeple, vücudumuzun fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerektiğinde dışarıdan takviye olarak alınabilir..