CERRAHPAŞA HASTANESİ’NDE BİR GÜN

BBC Türkçe, Coronavirüs mücadelesini en ön sıradan izlememizi sağlıyor…

Hem kendimizi hem de çevremizdekileri korumak için sadece ülke olarak değil dünya olarak sosyal izolasyondayız. Bazen günler geçmek bilmiyor gibi geliyor olabilir… Yapacak şeyleriniz de tükenmiş olabilir… Ancak tüm bunları bizim için ailelerini ve sevdiklerini görmemeyi göze alarak işini yapmaya devam eden sağlık çalışanları için yapmak zorundayız. Sağlığımızı kendi canlarını hiçe sayarak korumaya adayan sağlık çalışanları günümüzün en önemli kahramanları... Evden çıkmak istediğiniz zamanlarda saatlerce yüzünde maske takarak çalışan sağlık çalışanlarını düşünün ve onlar için evde kalın! 

Dünyayı ele geçiren Coronavirüs salgınında ön safhalarda çalışan sağlık çalışanlarının gün boyunca yaşadıklarını tahmin etmek zor. Görünmez bir düşmana karşı savaşan doktorlar, hemşireler ve hastanelerde çalışan tüm görevliler alkışlardan çok daha fazlasını hak ediyor. İyileşen hastalarını sevinçle taburcu eden ve kaybeden hastaları için en yakınlarını kaybetmişcesine üzülen sağlık çalışanlarının günlük çalışmaları mercek altına alınıyor. Kameralarını COVID-19 kahramanlarının mücadelesine çeviren BBC Türkçe ekibinden Mahmut Hamsici ve Neyran Elden, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir gün geçirdi. 

Son dönemlerde eğriyi düzleştirmek terimini sıklıkla duyduğunuza eminiz. Aslında dünyanın ve ülkemizin sosyal izolasyonu bu kadar diretmesinin başlı sebeplerinden biri ‘eğriyi düzleştirmek.’ Gençlerin fark etmeden virüs taşıyıcı olma ihtimali yüksekken, kronik hastaları ve yaşlıları daha çok etkileyen Coronavirüs salgınında evde kalarak kendimizi ve çevremizdekilerin sağlığını koruyoruz. Ancak bunun yanı sıra evde kalmamızın en önemli unsurlarından biri sağlık sistemlerinin kapasitesine baskı uygulamamak. Hastanelerde yoğun bakım ünitelerinin ve yataklarının bir kapasitesi var. Bunun yanı sıra gecesine gündüzüne katan sağlık çalışanlarını da unutmamak gerekiyor. Eğer herkes sokağa çıkmaya devam ederse virüs daha hızlı bir şekilde yayılacak ve hastanelere daha çok insan müracat edecek. Bu da hastanelere ve sağlık çalışanlarına baskı uygulayacak. Birçok ülkede yaşanan sorunlarının temel unsuru bu! Sosyal izolasyonun önemine dikkat çeken BBC Türkçe, bir gün boyunca COVID-19 ilk başvuru merkezi, COVID-19 servisleri ve COVID-19 yoğun bakım servisinde çekim yaparak sağlık görevlilerinin çalışmalarını gözler önüne serdi. 


Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir grup doktor, hemşire, hasta bakıcı, güvenlik görevlisi ve hasta ile görüşen BBC Türkçe, Coronavirüsle mücadelenin göz önünde olmayan kısımlarında neler yaşandığını aktarıyor. Cerrahpaşa bünyesinde yıkım kararı verilen bir bina Coronavirüs şüphesi olan hastaların ilk başvurularını yaptığı İlk Başvuru Polikliniği’ne dönüştürülmüş. Her gün aile hekimlerin ve kişisel olarak müracat eden hastalara testler yapılan merkezde öncelikle kayıtlar yapılıyor daha sonra sırasıyla muayene, tetkik ve test işlemleri. Günlük başvuru sayısının 14 Nisan itibariyle 328 olduğunu belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlker İnanç Balkan, başvuru sayılarının arttığını belirtiyor. Testleri pozitif çıkan hastaların tedavi süreci başlarken bazı şüpheli hastaların testleri negatif çıksa da tedavi uygulanıyor. Hastaların durumu kritik değilse tedavide kullanılacak ilaçlar sağlanıyor, yapılacaklar anlatılıyor, iletişim kurmak için telefonlar alınıp ayakta tedaviye başlanılıyor. Hastaların durumu gözetim gerektiriyorsa, bu hastalar COVID-19 servislerine alınıyor. 

İlk Başvuru Polikliniği (BBC Türkçe)

Monoblok Genel Cerrahi Poliklinikleri binasının bir bölümünün Coronavirüs servisine ayırıldığı Cerrahpaşa hastanesinin bu bölümünün beş katı aktif olarak kullanılıyor. Her kat COVID-19 uyarıları ile döşenirken, demir bariyerlerin yanında güvenlik görevlileri bulunuyor. Özdel durumlar, hasta yakınları ve sağlık çalışanları dışında kimsenin girişinin izin verilmediği COVID-19 servis bölümlerinde hasta yakınlarının hastalara bir şey ulaştırması gerektiğinde bunu kapıdaki sağlık görevlileri sağlıyor. Sevdikleri ile telefonları veya hemşirelerin telefonları aracılığıyla görüşen COVID-19 hastaları içinde tuvaletleri bulunan tek kişilik odalarda kalıyorlar. Bu alanlarda önlük, maske, siperlik, bone ve eldivenle çalışan sağlıkçılar tüm gerekli önlemleri alıyorlar. 

Uzman Dr. Öğretim Üyesi Rıdvan Karaali’nin anlattığına göre, şu an için bu beş kat içerisinde ortalama 170-200 yatak kullanılıyor. Yoğunluk yaşanırsa iki servisi daha aktive edebileceklerini söyleyen Karaali, burada yatan hastaların yaklaşık %90 ila %95’inin iyileşerek evlerine döndüğünü ve hastaların durumuna göre yatış sürelerinin en az beş gün olduğunu belirtiyor. Son bir haftadır hastaneye başvurup hastanede tedaviye başlayan hastalar ile taburcu olan hastaların sayısının eşitlendiği belirtilirken Başhekim Zekayi Kutlubay, bugüne kadar 520 COVID-19 hastasının ya yoğun bakımdan yada iyileştirilerek taburcu edildiğini belirtiyor. Salgının başından beri 120-125 hastayı yoğun bakıma yatırdıklarını söyleyen Kutlubay, maalesef 38 hastanın hayatını kaybettiğini dile getiriyor. Günde ortalama 250-350 arasında hasta başvurusu alan Cerrahpaşa COVID-19 bölümünde günde 20-25 hasta iyileştirilerek 20-25 hasta ise servislere yatırılıyor. 

COVID-19 Yoğun Bakım Servisi (BBC Türkçe)

Bilinmezliklere dolu bu dönemde en büyük soru işaretleri ise tedavi yöntemlerinde. Henüz bir aşı ve kesin bir tedavi bilinmezken hastanelerde doktorlar ve hemşireler en son bulunan yöntemler ile tedavi uyguluyorlar. BBC Türkçe’nin yayınında konuşan Doç. Dr. Balkan eve gönderilen hastalar ile yatırılan hastalara uygulanan tedavilerde farklar olduğunu söylüyor. İlaç konusunda her hastanın durumuna göre farklı ilaçların verilebileceğini vurgulayan Balkan, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda verilen rehberlerini takip ettiklerini belirtiyor. En başta tüm hastalara ‘hidroksiklorokin’ yani piyasadaki adı ile ‘Plaquenil’ verildiğin söyleyen Balkan, bu ilacın virüsün hücre içerisinde çoğalmasını engellediğini açıklıyor. Buna ek olarak Çin’den gelen ve anti viral olan Faviripavir adlı ilacı ikinci basamakta kullandıklarını söyleyen Balkan, bazı hastalara ise endikasyonlara yönelik ilaçlar kullandıklarını ekliyor. 

COVID-19 Yoğun Bakım Servisi (BBC Türkçe)

Son olarak Cerrahpaşa’nın üçüncü birimine giren BBC Türkçe, kameralarını COVID-19 Yoğun Bakım Servisi’ne çeviriyor. İçeride ameliyathane forması ve koruyucu tulumlar giyen çalışanlar ve BBC Türkçe ekibi yüzler net görülmediği için tulumlarının üzerine isimlerini yazarak yayın yapıyorlar. Maske, siperlik, eldiven ve dezenfekte edilmiş terliklerle yoğun bakıma giren ekip, Sadi Sun Yoğun Bakım Servisinin kapasitesi dolduğu için buranın hemen yanında bulunan ameliyathanelerin bir bölümünün de yoğun bakıma eklendiğini not ediyor. Burada yatan hastaların çoğu akciğer işlevleri bozulmuş kişilerden oluşuyor. Yoğun bakım hastalarının büyük bir kısmının uyutulmuş ve suni solunum cihazları ve başka tıbbi cihazlara bağlanmış durumda olduğu gözlemleniyor. Sosyal medyada paylaşılan doktor ve hemşire fotoğraflarından hatırlayabileceğiniz üzere saatlerce koruyucu maskeleri ve giysileri takmak vücutta çeşitli irritasyonlara sebep olabiliyor. BBC Türkçe ekibi de üzerlerindeki giysilerin ve ekipmanların daha ilk dakikalardan itibaren yüzü sıktığını, nefesi zorlaştırdığını ve terlettiğinin altını çiziyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yalım Dikmen yoğun bakımda çalışan görevlilerin yaklaşık 4-6 saat çalıştıklarını ve daha sonra mola aldıklarını belirtiyor. “Tuvalet ihtiyacımız olmaması için çalışırken fazla su tüketmiyoruz” diyen bir hemşire, çalışma şartlarının zorluğunu bir kez daha göstermiş oluyor. 

Dikmen’in yayına anlattıklarına göre her gün iki veya üç hasta hayatlarını kaybederek veya taburcu olarak yoğun bakımdan çıkıyor ve bu hastaların yerine her gün iki veya üç hasta yoğun bakıma alınıyor. Hasta sayısının artması durumunda yoğun bakım kapasitelerini artırma imkanlarının olduğunu ekleyen Dikmen, yoğun bakım gelen her üç hastadan birini kaybettiklerini söylüyor. Salgında bir diğer sorunun ise solunum cihazlarının yeterliliği olduğu biliniyor. Bu soruyu Dikmen’e yönelten BBC Türkçe ekibi, Cerrahpaşa’nın elinde yenilenmiş cihazlarla birlikte daha önce kullanılan cihazlar olduğu öğreniliyor. 

COVID-19 Yoğun Bakım Servisi (BBC Türkçe)

Küresel bir pandemiye dönüşen Coronavirüs salgınında en çok yaşlı hastaların etkilendiği verileri artık tüm dünya tarafından bilinmiş bir olgu durumunda. Ancak son dönemlerde genç hastaların da sıkla hastanelere yattıklarını duyuyoruz. Prof. Dr. Dikmen yaptığı uyarıda, “Gençler de ciddi şekilde etkilenebiliyorlar. Solunum yetmezliği gelişmiş çok genç hastalarımız da olmakta. Dolayısıyla yaşlı veya eşlik eden hastalık şart değil. Onlar daha ağır durumda oluyorlar ama benzer şekilde çok ağır solunum yetmezliği gelişmiş genç veya başka türlü hiçbir hastalığı olmayan hastalarımız da olmakta,” diyerek herkesin tedbirleri elden bırakmaması gerektiğinin altını çiziyor. 

Dünyada birçok ülke sağlık ve koruyucu ekipman sıkıntısı yaşarken Türkiye’nin bu konuda ne durumda olduğu soru işaretleri arasında. Bu konuya açıklık getiren Cerrahpaşa doktorları şu anda böyle bir eksiklikleri olmadığını belirtirken bunun bakanlığın malzeme tedariki, üniversitenin satın almaları ve üniversiteye yapılan bağışlar ile giderildiğini söylüyorlar. Kutlubay, ellerinde 10 günlük malzeme stoğu olduğunu söylerken Sağlık Bakanlığı’nın her türlü malzeme desteği verdiğini ve azalmalar doğrultusunda satın almaların yapıldığını söylüyor. Bağışların önemini vurgulayan Cerrahpaşa doktorları, son bir aydır hayırsever vatandaşlardan, sivil toplum örgütlerinden ve  işadamlarından ekipman bağışı aldıklarını ekliyor. 

Önce de belirttiğimiz gibi eğriyi düzleştirmek için evde kalmak çok önemli. Sağlık sistemlerinin kapasitesinin baskılanmaması ile birlikte sağlık çalışanlarının da sağlıklarını korumaları büyük önem taşıyor. Bu konu için İlk Başvuru Merkezi’nin bir bölümünü sağlık çalışanlarına ayıran Cerrahpaşa, Coronavirüs testi pozitif çıkan 60 personelleri olduğunu söylüyor. Sadece klinik belirtisi ve bulguları olan çalışanlara tarama testi yaptıklarını vurgulayan Kutlubay, COVID-19 hastaları ile temas eden veya evinde yada bulunduğu ortamda Corona pozitif olan çalışanlara test yaptıklarını ekliyor. Coronavirüsü yenen sağlıkçıların hemen görevlerinin başlarına döndükleri belirtilirken, iyileşen sağlıkçıların plazma donör olarak hastalarına kendi antikorlarını bağışlamak için sıraya girdikleri söyleniyor. 

Cerrahpaşa Hastanesi Sağlık Çalışanları (BBC Türkçe)

Sağlık çalışanları denilince aklımıza ilk olarak doktorlar belki de sonra hemşireler geliyor. Ancak doktorlardan hemşirelere, hasta bakıcılarından temizlik görevlilerine kadar hastanelerdeki tüm personeller büyük stres altında ve zor şartlar altında çalışıyorlar. Risk yüzünden günlerce evlerine gitmeyen ve bu nedenle otellerde, lojmanlarda veya misafirhanelerde kalan sağlıkçılar, sevdiklerini korumak için günlerce veya haftalarca onlardan uzak kalıyorlar. Kimilerinin 12 kimilerinin ise 24 saatlik mesailer ile çalıştıklarını belirten BBC Türkçe, sağlık çalışanlarının tüm koruyucu ekipmanlara rağmen Coronavirüse yakalanabileceklerini ekliyor. Hastanede çalışan her bireyin önemini vurgulayan yayında hemşirelerin gönüllü olarak görevlendirmeleri dışında çalıştıkları ve temizlik görevlilerin de tüm COVID-19 servislerini sterilize ettiklerinin altı çiziliyor. BBC Türkçe’nin görüştüğü hasta bakıcılardan Nimet Erkan, “Ben tam 24 gündür eve gitmiyorum. Burada, lojmanda kalıyorum. Bütün hastaları annem, babam, kardeşim, ağabeyim olarak görüyorum. Elimizden geldiğince çalışıyoruz, çabalıyoruz, uğraşıyoruz. Mücadeleye devam ediyoruz,” diyerek tüm sağlıkçıların her türlü zorluğa rağmen Coronavirüs mücadelesinde yer almaktan gurur duyduklarını söylüyor. 

Son olarak hepimize uyarılar yapan doktorlar, acil servislerin gereksiz yere kullanılmamasını da rica ediyor. Önlemlerin gevşetilmesi durumunda yatan ve taburcu olan hasta sayısının yakınlığının değişebileceği konusunda uyarı yapan doktorlar, sosyal izolasyon tedbirinin devam etmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Bu zorlu çalışmalara şahit olduktan sonra “Sağlıkçıların fedakarlıkları karşısında borcumuzu nasıl ödeyebiliriz?” diye düşünmemek mümkün değli. “Hastalıktan uzak durarak,” diye yanıt veren Doç. Dr. İlker İnanç Balkan, “Bizim iş yükümüzü artıran şey evde kal kampanyasının gevşemesi. Çünkü bir kere kontrolden çıkarsa hiçbir fedakârlık bunun üstesinde gelmez, bizler de enfekte oluruz. Bu sefer yatışlar, ölüm oranları hızla artar” diye ekliyor.