Dikkat Norovırus!

Norovirüs yeni bir hastalığın habercisi mi?

Geçtiğimiz günlerde başta İngiltere olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde, çok fazla sayıda insanı etkileyen, hastanelerin ve okulların kapatılmasına yol açan bir salgın hastalık görüldü. Milyonlarca kişi bu hastalık nedeniyle işine gücüne ara vermek zorunda kaldı. Bu yüzden bu ülkelerin ekonomisi olumsuz olarak etkilendi. Hatta bu hastalıktan hayatını kaybedenler bile oldu. İster istemez bu durumda hemen insanların aklına “Yeni bir hastalıkla mı karşı karşıyayız, salgın bizim ülkemize de yayılır mı?” gibi sorular geliyor. Bu nedenle biz de aklımıza takılan sorulara cevap vermesi için Memorial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Laboratuvarlar Koordinatörü Doç. Dr. Kenan Keskin ile “Norovirüs”hakkında konuştuk.
Son yıllarda birbiri ardına gelen ve insanları ciddi korku ve endişeye sevkeden hastalıklar gündem oluşturdu. Keskin'e göre bu hastalıklar genel olarak toplumun duyarlı olduğu, yani bireylerin koruyucu antikorlara sahip olmadığı hastalıklar olduğu için bir anda çok insanı etkileme potansiyeline sahip olup büyük çapta salgınlar oluşturma eğilimindeler. Bir de globalleşen dünyada insanların ve bulaşmaya aracılık edebilecek diğer maddelerin (hayvansal gıda maddeleri ve canlı hayvanlar gibi) dolanımının kontrol altına alınmasındaki zorluklar, bu hastalıkların yayılmasının önüne geçilmesini çok daha zorlaştırmakta. Bu hastalıkların bir kısmı, zaten bilinen hastalıkların yapılarında meydana gelen bazı değişiklikler sonucunda, hastalandırıcılıklarının ve insanlar arasında yayılma yeteneklerinin artması ile ortaya çıktı. Bu gruba örnek olarak SARS hastalığı gösterilebilir. Bir başka grup ise, aynı aileden olan, fakat farklı canlı türlerinde hastalık oluşturan etkenlerin aynı canlı üzerinde ve aynı anda hastalık yaptıkları sırada (Kuşların grip virüsü ile domuzların grip virüsünün aynı anda domuzda hastalık oluşturması gibi) aralarında genetik materyal alışverişi yapmaları sonucunda yeni ve melez bir türün meydana gelmesi ile ortaya çıktı. Bu gruba örnek olarak halen insanlığı tehdit etmeye devam eden, influenza H5N1 virüsünün sebep olduğu kuş gribi hastalığı verilebilir.
Bir de son yıllarda insanları korku ve paniğe sevkeden ve özellikle ülkemizde çok sayıda insanın ölümüne neden olan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı var. KKKA hastalığı, keneler aracılığıyla bulaşan, uzun zamandan beri bildiğimiz bir etkenle (Nairovirüs) oluşan, ancak son dönemlerde çok daha sık görülmeye başlanan ve farklı coğrafyalara yayılan bir hastalık. Son olarak, geçtiğimiz bir ay içerisinde adını çok sık duyduğumuz, Norovirüs'ün etken olduğu ve başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerini ciddi biçimde etkileyen bir salgın hastalık var. Nedir bu Norovirüs, yeni bir hastalık etkeni mi, nasıl bir hastalığa yol açıyor, nasıl teşhis konuluyor, ne kadar zamanda iyileşiyor, ölümcül bir hastalık mıdır, bizim ülkemize de gelir mi, belirtileri nelerdir, bu hastalıktan korunmak için neler yapılaması gerekiyor, hastalığın bir aşısı yok mu, tedavisi nasıl yapılıyor? Sorular, sorular... Arkası gelmeyen sorular, aklımızı meşgul ediyor.

ELLE: Hastalığın etkeni nedir?
Doç. Dr. Kenan Keskin:
Bu salgın hastalığın etkeni olan Norovirüs aslında daha önceden bilinen ve tanınan bir virüstür. Yani yeni bir hastalık değil, bildik bir hastalık. Norovirüs, Caliciviridae denilen aileden, tek sarmallı RNA içeren bir virüstür. Daha önceden bu virüse norwalk like virus adı verilmekteydi. Bu virüs insanlarda, sindirim sistemini (mide ve barsaklar) tutan, bulantı, kusma, ishal, ateş ve baş ağrısı şikayetlerine yol açan bir enfeksiyon hastalığına sebep olmaktadır. Dünyanın her yerinde ve özellikle çocuklarda, daha çok kış mevsiminde ishallere yol açan bu hastalığa mide gribi adı da verilmektedir.

ELLE: Sadece İngiltere ve Avrupa ülkelerinde mi görülüyor?
Doç. Dr. K.K.:
Dünya üzerinde farklı coğrafyalarda, bu etkenle olduğu kanıtlanmış ve kayıtlara geçmiş pek çok salgın bilinmektedir. Bu salgınların büyük bir kısmı da lüks restoranlar, oteller ve eğlence yerlerinde meydana gelmiştir. Hatta yüksek fiyatlarla hizmet veren bir tur gemisinin (Queen Victoria) yolcuları arasında da bu etkenle bir salgın meydana geldiği yolunda geçtiğimiz ay basında haberler yer almıştır. Doğal olarak bizim ülkemizde de görülmekle birlikte hastalık genellikle ağır seyretmediği ve kendiliğinden iyileştiği için büyük çapta salgınlar yapmadıkça üzerinde fazla durulmamakta ve detaylı ayırıcı tanı konulmayıp, “akut gastroenterit”, “viral enterit” veya gıda entoksikasyonu gibi daha genel tanılar konulmaktadır. Hastalananların büyük bir kısmı doktora veya hastaneye gitmeye bile gerek kalmadan iyileşmekte olduğundan kayıtlara geçmemektedir.