ARTILARLA DOLU BİR MUTFAK!

ARTILARLA DOLU BİR MUTFAK!



Çalışan bir insansanız, öğlen yemekleri bir keyif değil bir eziyet haline gelebilir. Yeseniz bir dert: İş yerinizin etrafındaki seçenekler limitli, sağlıksız ve içine ne konduğunu bilmeden hazırlanmıştır. Yemeseniz başka bir dert: Uzun dilimlerle aç kalmak metabolizmanızı alt üst edebilir. Bir de tabii ‘Evden hazırlayayım!' düşüncesi var ki, hergün kendinize bir de evli ve çocukluysanız böyle bir hazırlık yapmak lüks haline dönüşür. Sonunda da temenni olarak kalır!
İşte biz ELLE kızları için de tam böyle bir ruh hali söz konusuyken, tam da zamanında açıldı PlusKitchen, bizim şansımıza ofislerimizin bulunduğu TrumpTowers'ın yeni bölümü ‘Cadde'de... Biz de bencil olmayalım, bu son derece keyifli ve aynı zamanda da lezzetli konsepti sizinle de tanıştıralım istedik ve Plus Kitchen projesinin mimarı olan Garaj grubun 14 ortağından iki tanesine sorularımızı yönelttik... Grup adına sorularımızı yönetici ortaklardan, Misafir İlişkileri Tasarım Direktörü Derya Gürsu ile Halka İlişkiler Direktörü Nazlı Ateş Konbur cevapladı...

Plus Kitchen projesi nasıl doğdu?
NAZLI: Arkadaşlardan oluşan bir ekibiz. Sürekli geziyoruz, yeni yerler keşfetmeye çalışıyoruz. Ben iletişim okudum. Derya Hanım sürekli mutfakta, aynı şekilde eşim de hoşlanıyor bu işlerden... Sonunda böyle bir konsept yakaladık. Ardından da biz bunu yapabiliriz, bu alanda bir açık var diye düşündük. Böylece başladık.

Sağlıklı beslenme, biz Türklerin çok da aşina olduğu bir kavram değil. Riskli değil miydi?
NAZLI: Biraz riskli olduğu doğru ama artık globalleşiyoruz. Riskli gibi gözükse de biz bu işin temelini atan marka olmak istedik. Böylece bütün o riskleri göze aldık. İyi de yapmışız.

Plus Kitchen, yurt dışında olan bir markanın devamı mı yoksa tamamen sizin konseptiniz mi?
DERYA:
Tamamen herşeyi biz yaptık. Tek tek düşündük... Bu bizim konseptimiz.