Fotoğraflar: Diotima Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight
New York Moda Haftası boyunca birçok tasarımcı son dönemde gündemden düşmeyen politik meselelere sessiz kalmayı tercih ederken Rachel Scott bu sessizliğe katılmadı. Scott, “kişisel olan politiktir” fikrini referanslarla defileye taşıdı.
Koleksiyonun çıkış noktası, Kübalı sanatçı Wifredo Lam’ın eserleri oldu. Sanatçının New York’taki Museum of Modern Art’ta devam eden retrospektifiyle eşzamanlı ilerleyen bu işbirliği, Lam’ın mirasıyla doğrudan temas kuruyor. Scott, eserleri yüzeye basmak yerine onların ruhunu kumaşa çevirmeyi seçmiş.
Lam’ın 1940’larda geliştirdiği femme cheval (at başlı kadın figürü) koleksiyonun merkezinde yer alıyor. Hem insani hem ilahi bir varlık olarak okunan bu figür, Santería geleneğine uzanan kökleriyle kolonyal estetik normlara meydan okuyor. Scott bu motifi, üç boyutlu organze tekniğiyle tasarlanmış elbiselerde ve ince trikolarında yeniden yorumluyor. Renk paleti Lam’ın dünyasından geliyor: sıcak kahverengiler, derin turuncular, soğuk maviler.
Modernist ve mistik "Omi Obini" tablosu ise altın jakarlara dönüşmüş. Dramatik yakalı bir ceket ve sarma etekte kullanılan desenin en yoğun renkleri bilinçli bir tercihle iç yüzeye saklanmış. Bu jest, koleksiyonun genel tavrını özetliyor: Dışavurum yerine katmanlama tercih edilmiş.
Scott’ın güçlü terziliği bu sezon daha görünür. Koyu kareli bir trençkot zamansız bir siluet sunarken, etek-pantolon hibritleri ölçülü bir yenilik katıyor. Fırçalanmış paltoların yakalarındaki kıvrımlı viskoz detaylar kürkü andırıyor fakat malzeme seçimi bilinçli ve hayvan dostu.
Diotima’nın zanaatla kurduğu ilişki bu sezon da belirleyici. Scott, Jamaika’daki kadın zanaatkarlarla süregelen işbirliklerine ek olarak, New York merkezli sivil toplum kuruluşu Refugee Artisan Initiative ile çalışmış. Bu tercih, koleksiyonun estetik çerçevesini sosyal bir bağlama yerleştiriyor. Scott için Amerika yalnızca Amerika Birleşik Devletleri değil, Kuzey, Güney, Orta Amerika ve Karayipler’i kapsayan daha geniş bir coğrafya.
Rachel Scott modayı bir protesto alanına dönüştürmüyor, bir bilinç alanı olarak kullanıyor. Lam’ın melez figürleri üzerinden kimlik, güç ve sömürge sonrası estetik üzerine düşünmeye davet ediyor.
Rachel Scott, Diotima ile daha geniş bir perspektif öneriyor. Sonbahar/Kış 2026, modanın hâlâ kültürel bir diyalog kurabileceğini hatırlatan sakin ama net bir koleksiyon olarak hafızada kalacak.