Fotoğraflar: Stella McCartney Sonbahar/Kış 2026, Launchmetrics Spotlight
Stella McCartney, markasının 25. yılı ve Çin astrolojisine göre At yılını kutladığı Sonbahar/Kış 2026 defilesinde, izleyicilere sadece bir koleksiyon değil, kendi moda yolculuğunun bir özgeçmişini sundu. Defilenin yıldızları ise 2023’teki performanstan tanıdığımız, Jean-François Pignon’un Camargue tayları oldu. Beyaz ve siyah atlar pistte zarifçe dolaşırken McCartney’nin sürdürülebilir ve hayvan dostu vizyonunu görsel bir metafor olarak taşıdı.
Defilenin son görünümü olan “My Dad Is A Rockstar” yazılı parça, McCartney’nin hayatına dair öyküyü özetlerken, önceki 50 görünüm, tasarımcının mirasını, tutkusunu ve estetik anlayışını farklı kumaşlar ve kesimlerle ifade ediyordu. Koleksiyonun temel mesajı, McCartney’nin lüks moda alanında çevresel sorumluluk, hayvan dostu ve vegan tasarım konularında öncülük etmesi. Kullanılan malzemelerin yüzde 93’ü sürdürülebilir kaynaklı; sezon inovasyonları arasında maya proteiniyle üretilen triko, su tüketmeden üretilen geri dönüştürülmüş denim ve fermantasyonla elde edilmiş ekolojik deri de yer alıyor.
McCartney’nin kişisel hikayesi koleksiyona yansıyor: İskoçya’da geçen çocukluk günlerini hatırlatan, rustik ve zaman zaman püsküllü triko parçalar, saten ve kürksüz, fırfırlı tunik takımlar, Edward Sexton’dan ilham alan moiré takımlar koleksiyonun farklı açılarından izleyiciye dokunuyor.
Dantel eklemeli ipek üstler ve elbiseler, cool-girl denimler ve plastik içermeyen payetlerle hazırlanmış Starburst elbise gibi parçalar, McCartney’nin geçmiş koleksiyonlarına saygı duruşu niteliğinde. Stirrup pantolonlar ve püsküllü kırmızı çantalar ise tasarımcının atlara ve özgürlüğe olan tutkusunu hatırlatıyor.
Koleksiyonun silüet yelpazesi oldukça genişti: ultra-feminen uzun slip elbiseler, feminen günlük parçalar, daha maskülen polo tişörtler ve anoraklar, ince veya cömert kesimli takımlar… Orta tonları tercih edenler için de yeterince seçenek vardı: Oversize dış paltolar, şal yakalı ceketler, el işçiliği detaylı uzun kollu elbiseler ve sıvı gibi görünen payetli gümüş halterler, özenle kesilmiş siyah pantolonlarla tamamlanıyordu.
McCartney bu defileyle, sürdürülebilirliğin lüks moda ile uyumlu olabileceğini bir kez daha gösterdi ve 25 yıllık kariyerinin bir özgeçmişini, kumaş ve form aracılığıyla anlatmış oldu. Pistteki atların zarafeti ise koleksiyonun hem görsel hem de duygusal etkisini artırarak, McCartney’nin dünyasına özgün bir son atmosfer yarattı.