GÜCÜ NASIL GİYERSİNİZ?

Sırrı, haberimizde.

Son yıllarda profesyonel sahnede önemli pozisyonlara gelen kadınlar seçtikleri kıyafetlerle kariyerlerini sağlamlaştırıyor. Tasarımcılarsa çalışan ve güçlü kadın imgesi adına çeşitli koleksiyonlara imza atıyor. Moda şimdilerde yepyeni bir dille konuşuyor, konuştukça da onu taşıyana güç katıyor. Nasıl mı?

İngiltere’nin ilk kadın başbakanı, “Demir Leydi” lakaplı Margaret Thatcher’ın uyguladığı katı ekonomik politikaların yanı sıra kişiliğiyle özdeşleşen stilini, mavi tayyörleriyle inci kolyelerini unutmak mümkün mü? Konumunu ve gücünü sağlamlaştırmak için kıyafetin çok önemli bir araç olduğuna inanan Thatcher, “Siyasetçinin imajını ve görünümünü değiştirmeyi reddetmesi güç kazanma konusundaki ciddiyetini zedeler” sözleriyle modanın kişiye nasıl varlık kazandırdığına da işaret ediyordu. Sosyoloji profesörü David Chaney, “Moda hem toplumsal kimliğinizi onaylayan bütünün içinde olduğunuzu belgeler hem de birey olarak kendinizi başkalarından ayırt etmenizi sağlar” derken, modanın kimlik, statü ve dolayısıyla güçle ne derece ilintili olduğunun da altını çiziyordu.

TARİHTE YOLCULUK


80’li ve 90’lı yıllarda Claude Montana, Thierry Mugler, Giorgio Armani, Calvin Klein gibi tasarımcıların koleksiyonlarında kendini gösteren “power dressing” akımı görsel basınla da desteklenirken, kadının çalışma hayatında var olma gücünü ve kararlılığını da besliyor, kendine güven, cesaret, bilgi ve otoriteyle birlikte anılıyordu. Jean Paul Gaultier’nin 1990 yılında Madonna için tasarladığı somon rengi füze kuplu korse “power dressing” göstergesi olarak “hükmeden kadın” imgesini vurguluyordu.
Moda ve güç arasındaki ilişkiye inanan bir başka kadın politikacı, eski Ukrayna Başbakanı Yulia Tymoshenko’nun seçimlerden hemen önce saçlarını sarıya boyatmasına, başını Ukraynalı kadınların geleneksel saç modelinden esinlenen taç örgüyle süslemesine, balon kollu, dantelli elbiseleriyle salınmasına ne demeli? Peki genellikle babetleri ve loafer’ları içinde görmeye alışık olduğumuz Lady Diana’nın Prens Charles’tan boşandıktan sonra topuklu ayakkabıları daha sık kullanmaya başladığını biliyor muydunuz? Modanın, iktidarı sağlamlaştırdığı, kişiye güven verdiği yadsınamaz gerçek.

26 Nisan 2015’e kadar açık kalacak Londra Design Museum’daki “Women Fashion Power” sergisi, modanın dünden bugüne kıyafetler aracılığıyla kadınlara nasıl güç kazandırdığının, onların kendilerini ifade etmelerine nasıl yardımcı olduğunun altını çizerken, özellikle 80’lerde öne çıkan “power dressing” (güç gösteren giyim) kavramını da yeniden hatırlattı bize. Zira bugün birçok moda tasarımcısına ilham veren, güçlü ve kendinden emin kadınların tercih ettiği “power dressing”, 80’lerin koyu renkli tayyörlerinden, sert görünümlü etek ve ceketlerinden ya da “iş görüşmesine giderken ne giyeyim?”in cevabından çok daha farklı bir gerçeklik sunuyor!