Too Much? Tam Olarak Öyle

Merhaba arkadaşlar, bugünkü konumuz: “Kitsch Layering”. Hepimiz uzun yıllar boyunca uyum fikrinin peşinden gittik. Renkler birbirine yakışmalı, desenler birbirini boğmamalı, siluetler dengeli olmalıydı. Artık bilinçli bir fazlalık istiyoruz. Desenler ve katmanlar maksimalist kızlar gardrobunun vazgeçilmezi, pek çok tasarımcının en sevdiği oyun olarak moda dünyasında yine karşımıza çıktı.

ELLE Türkiye ELLE TÜRKİYE 29 Mayıs 2026
Too Much? Tam Olarak Öyle LAUNCHMETRICS SPOTLIGHT

Yazı: Asli Asil
Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight


Kitsch layering; peki nedir bu kavram? Kitapmışım gibi bir cümleyle açıklayacak olursam eğer, ilk bakışta birbiriyle uyumsuz gibi görünen parçaların üst üste gelmesiyle oluşan bir stil yaklaşımı. Farklı desenler, parlak renkler, vintage referanslar, grafik baskılar ve nostaljik detaylar aynı görünüm içinde bir araya geliyor. Amaç kusursuz bir uyum yaratmak değil asla, stilin biraz fazla görünmesine izin vermek. Bu yaklaşımın kökleri biraz da vintage kültüründe ve ikinci el estetiğinde yatıyor. Sanki bir gardıropta farklı dönemlerden kalan parçalar rastlantısal biçimde bir araya gelmiş gibi. Çiçek desenli bir elbisenin üzerine örme bir kazak, grafik bir fuların altına retro güneş gözlüğü ya da klasik bir takımın içine beklenmedik bir renk patlaması... Kitsch layering tam olarak bu özgürlük alanında doğuyor. Şimdi gö- zünüzde eğer bu sayfalardaki fotoğraflarda canlanmadıysa sadece bir kreatif direktörün dünyasından örnek vereceğim ve hemen bir aydınlanma anı yaşayacaksınız: Alessandro Michele!

Bugün podyumlarda gördüğümüz pek çok görünüm bu estetiğin modern yorumlarıyla dolu. Retro çiçek desenleriyle spor parçaların birleşmesi, farklı dönemlere ait aksesuarların aynı look içinde kullanılması ya da klasik siluetlerin pop kültür referanslarıyla karıştırılması bu yaklaşımın temel kodları arasında. “Kitsch layering” ile ilgili en önemli kural asla kusursuz görünmekle ilgili değil kişisel stilin karakter kazanmasıyla ilgili olduğunun farkına varmak. Fazlalığın, çelişkinin ve beklenmedik kombinlerin bir araya geldiği her tarz, modanın yeniden eğlenceli hale geldiğini gösteriyor. Belki de hep bir ağızdan söylüyoruz: Tamamdır “clean girl”! Şimdi hep beraber stilinizin biraz fazla, biraz beklenmedik ve hatta hafif ironik görünmesine izin verin. Desenleri, dokuları üst üste giyin çıkın da demiyorum; tabii kulağa bu kadar kolay gelse de minimalizmin karşıtı olan bu tarz uygulanması en zor olandır. Tüm katmanlar birbiriyle alakasız da olsa birleşince bir uyum olmalı. Bir ahenk, harmoni yaratmak aslında oldukça zordur.

“Fun fact”: Bu yaklaşımın kökleri 20. yüzyılın kitsch estetiğine kadar dayanır. Sanat tarihinde kitsch, uzun süre fazla süslü, abartılı ya da ucuz zevk olarak görülen estetik anlayışları tanımlamak için kullanıldı. Ancak moda dünyası bu kavramı tersine çevirerek onu bilinçli bir stil stratejisine dönüştürdü. Bugünün tasarımcıları için kitsch asla bir hata olamaz, tamamen yaratıcı bir araç.

MINIMALIZME KARŞI MAKSIMALIZM
“Kitsch layering”in en önemli referans- larından biri vintage kültürü. Sanki bir gardıropta farklı dönemlerden kalmış parçalar rastlantısal biçimde bir araya gelmiş gibi görünür. Retro çiçek desenleri, 70’ler tonları, 90’lar aksesuarları ve spor parçalar aynı look içinde birleşebilir. Miu Miu’nun son koleksiyonlarında bu estetiğin en güçlü örnekleri görülüyor. İnce kazakların omuzlara atıldığı, çiçekli elbiselerin spor montlarla katmanlandığı ve preppy kodların kasıtlı bir dağınıklıkla yorumlandığı görünümler bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Omuzlara bağlanan kazaklar, kat kat fularlar ya da klasik okul üniformasını andıran parçalar aslında tam olarak bu kitsch layering anlayışının modern versiyonları. Benzer bir tarzı Sandy Liang’ın koleksiyonlarında da gördük. Tasarımcı,

gençlik kültürünün biraz naif, biraz da nostaljik estetiğini kasıtlı bir karmaşa içinde bir araya getiriyor. Puanlı ceketler, payetli şortlar, diz altı çizmeler ve omuzlara bağlanan trikolar ilk bakışta rastgele görünse de aslında oldukça bilinçli bir stil matematiğine dayanıyor.

Konu bu kadar derinlere inmişken konuşmamız gereken bir diğer önemli özellik de desen çarpışmaları. Uzun süre moda dünyasında desenlerin dengeli kullanılmasına dikkat edildi. Şimdi savaş baltalarını çekip tam tersini savunuyor. Çiçek desenleri ile grafik baskılar, çizgiler ile vintage motifler ya da pop-art referansları aynı görünüm içinde buluşabilir. Dario Vitale’nin Versace’si (tek sezonluk), bu estetiğin en güçlü savunucularından biri olarak barok motifleri, renk patlamalarını ve tarihsel referansları bir arada kullanarak kitsch layering’in maksimalist tarafını temsil etti. Gucci’den Valentino’ya transfer olan Alessandro Michele’nin, moda severlerin tam da beklediği gibi farklı tekstürleri ve desenleri katmanlı kullanımı dikkat çekiyor. İnce trikolar, okul üniformasını andıran etekler, grafik baskılı kabanlar ve parlak çoraplar bir araya gelerek neredeyse kolaj gibi bir görünüm yaratıyor.

Aksesuarlar bu estetiğin en güçlü araçlarından biri. Kat kat kolyeler, büyük güneş gözlükleri, vintage broşlar, grafik fularlar ya da beklenmedik çantalar look’un karakterini belirler. Klasik bir takım elbisenin içine bağlanan büyük bir ipek fular ya da retro güneş gözlükleri, görünümü anında kitsch layering estetiğine yaklaştırır. Bu tür detaylar look’un kasıtlı olarak fazla görünmesini sağlar. Bu oyunların yükselişi aynı zamanda modanın uzun süredir hüküm süren minimalizm anlayışına karşı verdiği bir tepki olarak da okunabilir. Temiz siluetler ve nötr tonların hakim olduğu yılların ardından moda yeniden maksimalist bir ifade biçimine yöneliyor. Bugün podyumlarda gördüğümüz pek çok görünüm, sanki bir vintage dükkanından ya da ikinci el bir gardıroptan çıkan parçaların modern bir yorumla bir araya gelmiş hali gibi görünüyor. Farklı dönemlerin estetik kodları, yeni nesil tasarımcıların elinde yeniden şekilleniyor.

Sonuçta “kitsch layering” kusursuzsuzluğun içinde kusur bulmak, stilin biraz fazla, biraz beklenmedik ve hatta biraz çelişkili görünmesine izin vermek. Çünkü bu yaklaşımın temelinde tek bir fikir vardır: Stil bir kompozisyondur. Biraz vintage, biraz spor, biraz romantik ve biraz da ironik... Hepsi aynı anda mümkün.

5 maddede “KITSCH LAYERING” NASIL YAPILIR?

1. Desenleri karıştırmaktan korkmayın “Kitsch layering”in temel kuralı, aslında kural olmamasıdır. Çiçek desenleri, çizgiler, grafik baskılar ya da vintage motifler aynı görünüm içinde bir araya gelebilir. Amaç mükemmel uyum değil beklenmedik bir stil enerjisi yaratmaktır.

2. Farklı dönemleri aynı look’ta buluşturun 70’lerin retro çiçekleri, 90’ların güneş gözlükleri, preppy okul estetiği ya da spor referanslar... “Kitsch layering”, gardırobun farklı dönemlerini tek bir kompozisyonda birleştirmekle ilgilidir.

3. Katman kullanın Omuzlara bağlanan trikolar, fularlar, yelekler veya ceketlerin altına eklenen parçalar bu stilin anahtar detaylarıdır. Katmanlar görünümü yalnızca zenginleştirmez; aynı zamanda stilin kasıtlı fazlalığını yaratır.

4. Aksesuarları çoğaltın Büyük güneş gözlükleri, grafik fularlar, kat kat kolyeler veya vintage çantalar “kitsch layering”in karakterini belirler. Bazen tek bir güçlü aksesuar bile look’un tüm enerjisini değiştirebilir.

5. Biraz “fazla” görünmesine izin verin “Kitsch layering” kusursuzlukla ilgili değil, tam tersine, biraz çelişkili, biraz
da ironik görünmesi bu stilin doğasında vardır. Çünkü gerçek mesele uyumdan ziyade stilin kişilik kazanmasıdır.


Bu yazı ELLE Türkiye Nisan sayısından alınmıştır.


SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Mayıs 2026 Sayısı Çıktı!

ELLE Mayıs 2026 Sayısı Çıktı!

Sümeyye Aydoğan, Messika’nın Türkiye'deki yeni marka elçisi olarak ikonik 'Move' koleksiyonu ile karşınızda.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.