Fotoğraflar: İlkbahar/Yaz 2026, Launchmetrics Spotlight
Yürürken güçlü bir “tak tak” sesi duyuyorsanız, yakınınızda sabo giyen biri olabilir. Bir süredir geri dönüş sinyalleri veren sabolar bu sezon artık net bir şekilde radarımızda. Geçtiğimiz yıl Chloé ve Miu Miu ile yeniden görünürlük kazanan bu silüet, 2026 ilkbaharında öncelikle moda haftasında yerini aldı. Bottega Veneta, Simone Rocha ve Zimmermann yorumlarıyla sabo artık yalnızca nostaljik bir referans değil, güncel stilin parçası.
Attico, Almeida
Kökeni yüzyıllar öncesine uzanan bu ayakkabı, her zaman işlevselliğiyle öne çıktı. 13. yüzyılda Avrupa’da zanaatkarlar ve çiftçiler için koruyucu bir katman olarak ortaya çıkan ahşap tabanlı form, benzer şekilde Japonya’da günlük yaşamın pratik ihtiyaçlarına cevap veriyordu. 1960’ların sonu ve 70’lerde ise bohem stilin ayrılmaz bir parçasına dönüşerek kültürel bir kimlik kazandı.
Dokuma deri ve süet gibi klasik materyaller, PVC ve kristal detaylarla güncellenerek daha çağdaş bir görünüme kavuşuyor. Form hâlâ tanıdık ancak yüzey ve detaylar, onu bugüne taşıyor.
Etro, Gregis
Stil referansları da bu dönüşümü destekliyor. Alexa Chung, Zendaya ve Daisy Edgar-Jones gibi isimler, saboları yıllardır gündelik stillerinin bir parçası olarak konumlandırıyor. Bu da ayakkabının “cool” kodlarını sessizce pekiştiriyor.
Sabolar ya çok sevilir ya da hiç sevilmez. Ancak bu sezon o keskin ayrımın yumuşadığını görmek mümkün. Çünkü yeni nesil sabolar sadece bohem stile fayda sağlamıyor, aynı zamanda modern stile de çağdaş bir ifade sunuyor.