ELLE ŞUBAT SAYISININ KAPAK KIZI FARAH ZEYNEP ABDULLAH

'Gülizar' dizisi ile ekranlara dönen Farah Zeynep Abdullah'ın samimi röportajı ELLE Şubat sayısında..

Bugüne kadar onunla hep geçmiş zamanlarda yaşadık.

Oysa aklı fikri gelecekte gibi.

.. Günümüze dönecek olursak, Farah Zeynep Abdullah “Gülizar”ın hikayesiyle kulağımıza asıl kendi hayallerini fısıldıyor.Sahi dönem dizileri ve filmleriyle ünlü Farah Zeynep Abdullah’ı herhangi bir projesinde hiç cep telefonu kullanırken görmüş müydük? Gülerek yanıt veriyor, “Hayır!” Neyse ki bu döngü yeni projesi “Gülizar”la kırılıyor. “Gülizar rolü bana mayıs ayında teklif edildiğinde o sırada başka bir projeyle ilgilendiğim için çok istememe rağmen kabul edememiştim. Ancak o projenin bir türlü hayata geçememesiyle eş zamanlı Çağan beni aradı ve ‘Farah, hadi Gülizar!’ dedi. ‘Tamam’ diye cevap verdim.”ELLE: İlk aşkını hatırlıyor musun?F.Z.A.: Hatırlıyorum. Çok zordu. 13-14 yaşındaydım. Çok aşıktım, platonik başladı. Bir gün onu aradım, senden hoşlanıyorum ama herhangi bir karşılık beklemiyorum, dedim. Söyleyince rahatladım. Sonra o beni aradı ve aramızda bir şey başladı... O zamanlarda onun bir arkadaşıyla dört ay kadar konuşmuşluğumuz vardı ve ayrıldıktan sonra onunla gizlice buluşmaya başladık. Bizi görmesin diye sabah yedide Taksim’de buluşuyorduk. O zamanlar herkesin gittiği Orta Kahve vardı. Ne oldu acaba oraya? Tabii bu iş ortaya çıkınca aşık olduğum çocuk beni terk etti. Çok üzülmüştüm.ELLE: Aşık olunca nasıl bir kadına dönüşüyorsun?F.Z.A.: Çok tatlı oluyorum aslında, çok neşeli ve enerjik, her şeyi yapabilecek gibi hissediyorum. Gerçekten doping almış gibi...ELLE: Bir gün çocuk sahibi olmak istiyor musun?F.Z.A.: Çok istiyorum. Hep çok istedim çocuğu, bu yüzden videolar çekiyorum zaten.ELLE: Nasıl bir adamla birlikte olmak istersin? F.Z.A.: İyi, vicdanlı, merhametli biri olsun. İyiliğe inancı olsun, çok fazla dünyevi olmasın. Gidip bir yerde kamp da kurabileceğim, lüks bir otelde de kalabileceğim bir adam olmalı. Her ortama girebilsin. Parayla olmuyor bazı şeyler, parayı aşmış olsun.RÖPORTAJIN DEVAMI ELLE ŞUBAT SAYISINDA...RÖPORTAJ: SERLİ GAZER BOYACI FOTOĞRAFLAR: MEHMET ERZİNCAN STYLING: MELİS AĞAZAT.