Fotoğraflar: Forbidden Fruits
Yeni nesil korku-komedinin en ayırt edici seslerinden biri olan Diablo Cody, kamp estetiğini karanlık mizahla buluşturmaya devam ediyor. Son projesi "Forbidden Fruits", ilk bakışta eğlenceli ve stilize bir anlatı sunarken, alt metninde daha sert bir eleştiri barındırıyor.
Film Lili Reinhart, Victoria Pedretti, Alexandra Shipp, Lola Tung ve Emma Chamberlain gibi farklı disiplinlerden gelen isimleri bir araya getiriyor. Oyuncu kadrosunun çeşitliliği filmin tonuna da yansıyor: Gençlik kültürü, internet estetiği ve karanlık bir mizah anlayışı aynı düzlemde buluşuyor.
Dijital dünyanın en etkili isimlerinden biri olan Emma Chamberlain için bu proje ayrı bir anlam taşıyor. Kendi stilini ve anlatım dilini yıllardır özgünlüğünden ödün vermeden kuran Chamberlain, "Forbidden Fruits" ile ilk kez oyunculuk deneyimi yaşıyor. Moda, içerik üretimi ve kişisel anlatı arasında kurduğu samimi dengeyle geniş bir kitleye ulaşan ismin bu yeni alandaki performansı şimdiden merak konusu.
"Forbidden Fruits", Lily Houghton’ın "Of the Women Came the Beginning of Sin, and Through Her We All Die" adlı tiyatro oyunundan uyarlanıyor. Hikaye bir alışveriş merkezinde geçen gündelik bir iş ortamını beklenmedik bir yöne taşıyor. “Free Eden” adlı mağazada çalışan Apple, mesai saatleri dışında mağazanın bodrum katında Cherry ve Fig ile birlikte gizli, cadı temalı bir kadın topluluğu yürütüyor. Ancak yeni çalışan Pumpkin’ın bu yapıyı sorgulamasıyla grubun dinamikleri hızla çözülmeye başlıyor.
Film, yüzeyde gençlik komedisi ritmini korurken kapitalizm, performatif arkadaşlıklar ve aidiyet gibi konulara daha karanlık bir yerden yaklaşıyor. Bu yönüyle, "Mean Girls", "The Craft" ve "Heathers" arasında konumlanan bir anlatı kuruyor, tanıdık ama ton olarak daha sert.
Yönetmen koltuğunda ise ilk uzun metrajını çeken Meredith Alloway var. Stilize görsel dili ve moda ile iç içe geçen atmosferiyle film, klasik “alışveriş merkezi” kitch estetiğini daha karanlık ve teatral bir forma taşıyor.
"Forbidden Fruits" 27 Mart’ta sinemalarda gösterime girecek, ardından korku platformu Shudder’da izleyiciyle buluşacak. Moda, mizah ve karanlık anlatının kesişiminde duran film, sezonun merak edilen yapımlarından biri olmaya aday.