EN KAPSAMLI COCO CHANEL SERGİSİ PARİS’TE AÇILDI

Sergide Karl Lagerfeld’den önceki Chanel dönemi inceleniyor…

Paris’teki Palais Galliera’da büyük bir Coco Chanel sergisi açıldı! Bugün kapılarını ziyaretçilere açan ‘Gabrielle Chanel: Manifeste de Mode’ sergisi ilk defa Coco Chanel’in kendi kreasyonlarını gösterime sunuyor. Coco Chanel’in el işçiliği ile tasarlanan couture parçaları ile birlikte özel mücevherlerinin bulunduğu sergide 300’ün üzerinde parça var. 



Paris Moda Haftası'nda bir basın toplantısında projeyi anlatan Chanel Moda Başkanı Bruno Pavlovsky, bu sergi üzerinde altı senedir çalıştıklarını söyledi. “Karl ile bu serginin öne çıkması gereken konuları üzerinde anlaşmaya varmıştık. Bu Karl hakkında olmayacaktı ama ondan önceki Chanel dönemini anlatacaktı. Benim için Karl’ın bu sergiye olan tutumu çok anlamlı. Karl, Coco Chanel’in yaptıklarını yeniden uyarlayıp modern hale getirdi. Ama aynı zamanda Coco Chanel’in vizyonunu genişleterek daha açık bir hale getirdi. Karl, Coco Chanel’in yaptıklarının ne kadar güçlü olduğunu anlayan ilk insandı,” diyen Pavlovsky, bu sergiyi Karl Lagerfeld ile birlikte tasarladıklarını söyledi. 


Sergide her parça karanlık odalarda ışığa tutulurken, tasarımların 1920’lerden 1970’lere kadar değişimleri göz önüne seriliyor. Adeta günümüz için tasarlanmış gibi görünen bu couture parçalar, sofistike kumaşları, gösterişli işlemeleri, havalı ve günlük stilleri ile dikkat çekiyor. Serginin küratörlüğü Palais Galliera’nın direktörü Miren Arzalluz tarafından üstlenirken, Chanel’in zamansız ve yıllara karşı gelen klasikliği inceleniyor.“Benim için bu sergi 1920 ve 1970 yılları arasına odaklansa da günümüzün modern ve güncel stillerini yansıtıyor. Bu inanılmaz bir şey,” diyen Pavlovsky, gezisini Karl Lagerfeld’den sonra Chanel’in Artistik Direktörü olan Virginie Viard ile gerçekleştirerek sergiyi ilk ziyaret eden kişi oldu. 

“Tasarımların bazıları şimdi bile Virginie tarafından tasarlanabilir. Bu yakınlığı görebiliyorsunuz. Bir yandan tasarımlarda Karl’ı görürken aynı zamanda güncel olarak Virginie’yi de hayal edebiliyorsunuz. Tüm bu insanlar arasında kırmızı bir ip var ve bu markayı daha güçlü hale getiriyor,” diyen Pavlovsky, Coco Chanel’in tasarımlarının her zaman güncel kalacağının altını çizdi. 

Palais Galliera’nın yenilenmesi için €7 milyon bağışta bulunan Chanel, aynı zamanda Gabrielle Chanel’in isminin duvara yazıldığı bir odaya katkıda bulundu. Paris’teki ilk kalıcı moda müzesi olan Palais Galliera’nın yenilenmesine katkıda bulunma kararı alan Chanel aynı zamanda Paris’e böyle bir armağan vermek istedi. Paris’in moda tarihinin altını çizmek isteyen Pavlovsky aynı zamanda müzenin arşiv koleksiyonlarını da övdü. 



Bu serginin Chanel’in değil Palais Galliera’nın sergisi olduğunu vurgulayan Pavlovsky, müze ekibinin Gabrielle Chanel’e odaklanmak istediklerini söyledi. 1971’de markasındaki tasarımları sonlandıran Chanel, bayrağı Karl Lagerfeld’e devretmişti. Karl’dan önceki Chanel dönemini yansıtan sergi, markanın temellerine dikkat çekiyor. Coco Chanel’in tükenmeyen güncel ve modern olma tutkusuna değinen koleksiyonda, inovatif bir tasarımcının bakış açısı yansıtılıyor. Zamanından öteyi gören Chanel, kadınları korselerden kurtararak erkek giyimin rahat ve gelişen silüetlerinden ilham almıştı. “Güncel bir bakış açısıyla bakılırsa Coco Chanel’e bir feminist diyebilir miyiz?” sorusunu yanıtlayan Pavlovsky, “Bu değerlere sahipti. Bugünün kadını olabilirdi: özgür. İstediği şeyleri söylerdi ve istediği şeyleri yapardı. Hayatını inşa etme biçiminde zaten oldukça özerkti. Bir iş kadınıydı, bir sanatçıydı, zamanının tüm insanlarıyla bağlantılıydı. Aslında, sosyal medya zamanından önce, etkileşim biçiminde çok moderndi,” dedi. Şansı olsaydı Chanel ile herhangi bir sohbette bulunmak istediğini söyleyen Pavlovsky, “Onunla konuşabileceğiniz herhangi bir konu enteresan olurdu! Ama en çok hayattaki hedeflerini sormak isterdim,” dedi. 1 Ekim’de açılan Coco Chanel sergisi 14 Mart 2021’e kadar ziyaretçi kabul etmeye devam edecek. 



Etİketler