Zayıflamaya Kararlı Mısınız?

Zayıflamaya karar vermeden önce dikkat!

Bazı insanlar vardır yediğine içtiğine dikkat etmeksizin, kilo alma derdi olmaksızın yaşarlar. Onlara çoğu zaman imrenerek bakarız. Ancak durum hiç de göründüğü gibi değildir. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. İsmail Ağar’a göre incecik veya zayıf olarak tanımladığımız, kilo alma sıkıntısı gütmeden sürekli yemek yiyen kişilerin, iç organları çevresinde yüksek yağ oranına sahip olabildikleri, kalp hastalıklarından, yüksek tansiyona ve şeker hastalığına kadar birçok hastalığın tehdidi altında olduğu biliniyor. Yani bu kişiler literatürde tanımlandığı gibi "Thin On The Out side, Fat Inside","Dışarıdan Zayıf İçeriden şişman” olarak kabul görüyor.

Kilo Tespitinde, Vücut Kitle İndeksi Gerçeği Yansıtmıyor
Obeziteyi tanımlamak, aşırı zayıf ya da zayıf olup olmadığınızı belirlemek için kullanılan vücut kitle indeksi (BMI) hesaplaması, ağırlığınızın, boyunuzun karesine bölünmesiyle elde ediliyor. Eğer vücut kitle indeksiniz (BMI) 30 ya da daha fazla ise kilo probleminiz olduğu ve obezite riski altında olduğunuz anlamını taşımaktadır. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalar, vücut kitle indeksi (BMI) normal sınırları içinde olan insanlar da bile obezite durumunun görüldüğünü ortaya koymaktadır. Vücut kitle indeksi normal ama fazla vücut yağı olan kişiler, yüksek kolesterol, bel çevresinde yağlanma, metabolik sendromların başka türlerine sahip olmakla birlikte, diyabet ve büyük kalp hastalıkları tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Bu problem neredeyse herkesi etkiliyor. Sedantari yani hareketsiz yaşam, çoğunlukla kas kütlesinin azalmasına, yağ kütlesinin ise artmasına neden oluyor.