Fotoğraflar: Launchmetrics Spotlight
Dior’nun İlkbahar/Yaz 2027 koleksiyonunda ilk fark edilen şey romantizm. Ancak bu, Dior’un alıştığımız ağır ve kusursuz feminenliğinden biraz farklı. Jonathan Anderson, maison’un geçmişten gelen kodlarını korurken onları hafifletiyor. Bel vurgusu, Bar ceket, dairesel etekler ve çiçekler bu kez transparan kumaşlar, katmanlar ve hareketle yeniden karşımıza çıkıyor.
Christian Dior’un 1947’de yarattığı Bar ceket koleksiyonun önemli parçalarından biri olmaya devam ediyor. Fakat bu kez çok daha yumuşak. Korsenin ve belirgin belin yarattığı yapı geri planda kalırken, ceketler transparan kumaşlardan oluşan hafif bir katmana dönüşüyor. Aynı şey eteklerde de görülüyor. Çok katmanlı şifon etekler yürüdükçe hareket ediyor; bazıları hacim yaratıyor, bazıları pilelerle şekilleniyor.
Transparanlık koleksiyonun genelinde hissediliyor. Şifon ve organze, normalde daha ciddi ve yapılandırılmış görünen parçaları hafifletiyor. Tüvit veya çizgili takım elbise görünümündeki transparan ceketlerin altından görünen katmanlı etekler, klasik Dior silüetini yaz için yeniden düşünüyor. Alışıldık formlar daha az katı hale geliyor.
Bu hafifliğin yanında o kadar da romantik olmayan metalik pantolonlar da var. Özellikle transparan ve romantik üstlerle birlikte kullanıldıklarında koleksiyona biraz sertlik de ekliyorlar. Hatta Dior’un romantik dünyasına hafif bir punk hissi getiriyorlar. Anderson’ın koleksiyonda yarattığı denge: narin kumaşların yanında parlak metalik yüzeyler, çiçeklerin yanında daha güçlü parçalar.
Dior’un çiçeklerle olan ilişkisi de koleksiyonda devam ediyor. Elle boyanmış yüzlerce çiçekten oluşturulan parçalar ve pastel tonlardaki üç boyutlu çiçekler kıyafetlerin üzerinde neredeyse hareket eden bir yüzey yaratıyor. Defilenin sisli, ağaçlarla çevrili atmosferi de bu romantik havayı tamamlıyor.
Anderson’ın Dior’da geliştirdiği “kırışmış aristokrasi” fikri ise koleksiyonun daha farklı taraflarında karşımıza çıkıyor. Şal yakalı ceketler metalik pantolonlarla; tüvit görünümlü organze kabanlar ise ince saçaklarla bir araya geliyor. Dior’un aristokratik geçmişi burada daha rahat, biraz daha gündelik bir hale geliyor.
Aksesuarlar da bu yeni Dior dilinin bir parçası. Çantalardaki CD logoları ve logo detaylı ayakkabılar daha ulaşılabilir parçalar. Etekler ise sezon boyunca önemli bir yere sahip. Farklı uzunluklar, hacimler ve katmanlarla Dior kadınının gardırobundaki yerini koruyor. Dior’un romantizmi hâlâ var ancak artık daha hafif, transparan, hareketli ve zaman zaman biraz asi