Kapak Görseli: Myron’s Discobolus, Musée du Louvre
Galibiyet birçok ayrıntıyı görünmez kılar. Kazanan beden sorgulanmaz. Saçı stil olur, görünüşü özgüven olarak okunur, kendine gösterdiği özen profesyonelliğinin bir parçası kabul edilir. Ancak mağlubiyetle birlikte aynı beden farklı anlamlar taşımaya başlar. Bir gün önce karizma olarak görülen şey ertesi gün ciddiyetsizlik işareti olarak yorumlanabilir. Bu nedenle spor dünyasında yenilgiler yalnızca oyun üzerinden değil, bedenler üzerinden de okunur. Çünkü her yenilgi bir açıklama talep eder ve çoğu zaman bu açıklama sahadaki karmaşık nedenlerden önce gözümüzün önündeki görüntülerde aranır.
Laocoön and His Sons
Pierre Bourdieu’nün sözünü ettiği sembolik sermaye kavramı burada hatırlanabilir. Başarı yalnızca sonuç üretmez, aynı zamanda bedenlere anlam yükler. Kazanan beden haklıdır. Kaybeden beden ise açıklanması gereken bir probleme dönüşür. Bu yüzden aynı saç kesimi, aynı bıyık ya da aynı stil farklı sonuçlar karşısında tamamen farklı şekillerde yorumlanabilir. Aslında değişen şey beden değil, ona yüklenen toplumsal anlamdır.
Artemision Bronze
Modern futbolun önemli çelişkilerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Günümüz futbolcusu artık yalnızca bir atlet değil; aynı zamanda bir imge, bir marka ve görünür bir figür. Reklam kampanyalarında yer alıyor, sosyal medyada takip ediliyor, giyim tarzı ve görünüşü konuşuluyor. Kendine bakması bekleniyor. Ancak başarısız olduğunda aynı görünürlük bu kez onun aleyhine işlemeye başlıyor. Michel Foucault’nun işaret ettiği gibi modern toplum yalnızca bedenleri üretmez, aynı zamanda onları sürekli denetler ve yargılar. Futbolcu da bu denetimden muaf değildir.
Bu nedenle mağlubiyet sonrasında yürüyen saç ve stil tartışmalarının merkezinde estetik tercihlerin olduğunu düşünmüyorum. Asıl mesele başarısız olduğu düşünülen erkek bedenidir. Erkeklik hâlâ büyük ölçüde disiplin, fedakarlık ve kendini yaptığı işe adama fikri üzerinden tanımlanıyor. Bu yüzden bir erkek başarılı olduğunda görünüşü onun hikayesini zenginleştirirken, başarısız olduğunda aynı görünüş sorgulamanın konusu haline geliyor. Gerçekten yeterince odaklandı mı? Kendini işe verdi mi? Yoksa başka şeylerle mi meşguldü? Bu soruların cevabı çoğu zaman performansta değil, bedende aranıyor.
Discobolus, Myron
Belki de bu yüzden yenilgiden sonra futbolcuların saçlarını konuşuyoruz. Çünkü bir oyun sistemini, altyapı politikasını, teknik tercihleri ya da kurumsal eksiklikleri tartışmak daha zor. Bir saç kesimini konuşmak ise çok daha kolay. Ancak o zaman şu soruyu sormak gerekiyor: Yenilgiyi açıklamaya çalışırken gerçekten futbolu mu konuşuyoruz, yoksa toplumun erkek bedeni üzerine kurduğu beklentileri mi?