HAKAN BAHAR
Anti-Normalin İçinden Doğan: Kışkırtıcı Bir Dior
Paris’te, re-see sırasında bir koleksiyonun tamamını sessizlik içinde görüp ona dokunmak; bu bana Dior erkek anlatısının aslında nasıl nefes aldığını hissettirdi.
Muhteşem Marty ve Kimliğin Provası
Bir filmi izlerken ilk refleksim hikayeye kapılmak olmuyor. Önce kumaşa bakıyorum. Dikişe, omza, yakaya… Bir vintage toplayıcısı olarak gözüm, karakterlerden önce kıyafetlere gidiyor.
Nan Goldin: Kırılganlığın Baladı
Editörlük yolculuğumun başlangıç yılları… Moda haftasını izlemek için 2000’li yılların sonlarında Paris’teyim. Kendimi biraz yabancı, biraz da meraklı bir gezgin gibi hissediyorum. Şehirle aramdaki mesafe, sevgiliyle tanışmanın ilk günleri gibi temkinli.
Moda Değil, Temsil: Bir Portre Nasıl Statü Olur? John Singer Sargent Üzerinden Bir Okuma
"Sanki her portrenin bakışı, bana bugün bile geçerliliğini kaybetmeyen bir cümle söylüyordu: Görünüş, yalnızca görünen değildir; yaşanan, inşa edilen, taşınan bir varoluştur. Paris’te, bir serginin tam ortasında, kumaşı adeta resimle dikiş tutturmuş bir estetik hafızanın içinde yürüdüm — ve Sargent’ın kadınları benimle birlikte sessizce yürümeye devam etti."
Azzedine Alaïa: Zamanın Dışında Bir Usta
Zamanı eğip bükerek kendi ritmini yaratan bir ustanın, sessizlikten doğan geri dönüşü.
Elmaslar / Ferzan Özpetek Ve Işığın Hatıraları
Hakan Bahar Ferzan Özpetek'in yeni filmi Elmaslar'ı yorumluyor.
Vintage ve Kimlik: Hafızayı Giyilebilir Kılmak
Gardırobumuzdaki vintage parçalar birer küçük “karanlık dükkan”dır; geçmişi, kimliği ve belleği saklayan arşivlerdir. Belki de biz, her vintage parça ile sadece estetik bir seçim yapmıyoruz, aynı zamanda kendi kayıp kimliğimizin, unutulmuş hikayelerimizin izini sürüyoruz.
Paul Poiret: Her Şeyin Ustası
Moda tarihinde bazı isimler vardır ki yalnızca giysi tasarlamakla kalmaz, çağlarının tüm estetik anlayışını baştan yazarlar. Paul Poiret de onlardan biridir. Onu yalnızca bir terzi ya da “couturier” olarak tanımlamak yaratıcılığını dar bir kalıba sıkıştırmak olurdu. Zira Poiret, hayal gücünü her alana taşımış bir “çok yönlü sanatçı”ydı.
Rick Owens: Temple Of Love
Toz’un içinde bir aşk evreni
Sacai: Her Gün Yeni Bir Başlangıç
Sacai’nin İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu gündelik yaşamın sıradan akışını dönüştürmeyi hedefliyor. Bu sezon Sacai, defile yerine sunum yapmayı seçti ki tasarımlardaki dikiş ve drapeleri, ustalıklı terzilik detaylarını izleyiciler yakından keşfedebilsin.
Wooyoungmi: Madame Woo’dan Bir Yaz Hikayesi
Wooyoungmi'nin İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu bir yaz gardırobundan daha fazlası.
Dior: Sessiz Nesneler Ve Gürültüsüz Devrimler
Bazı devrimler sessiz olur. Ne bağırır ne çağırır. Küçük detaylarda, ince dokunuşlarda dikkatli bakan bir göz için saklıdırlar. Bence bu natürmort tablolar işte böyle bir devrimin işaretiydi. Moda ile sanat arasında sessiz ama derinlikli bir diyaloğun.
Yohji Yamamoto: Sıcak Bir Gezegenin Gölgesinde
Yohji Yamamoto, 2026 Yaz Koleksiyonuyla modaya entelektüel ve politik bir boyut katıyor.
Louis Vuitton: Kültür, Evrensel Bir Dildir
Louis Vuitton İlkbahar/Yaz 2026 Koleksiyonu, modanın sınırlarını zorlayan, kültürleri buluşturan ve ‘dandy’ kavramını yeniden tanımlayan bir manifesto.
Saint Laurent: Yves’in İzinden, Işığın Peşinde
Vaccarello, geçen sezon muhafazakar terziliği fetiş çağrışımlı çizmeler ile birleştirmişti. Bu sezon ise kuir kültürünü belgeleyen içten ve çarpıcı bir bakış açısı sunuyor.