HAKAN BAHAR
Bir Mağlubiyetin Anatomisi
2026 FIFA Dünya Kupası’nda Avustralya karşısında alınan yenilginin ardından futbol yeniden ülkenin ana gündemlerinden biri haline geldi. Ancak konuşulanlara baktığımda futbolun kendisinden çok başka bir şey dikkatimi çekti. Bir anda milli takım oyuncularının saçları, kaşları, sakalları ve saç renkleri tartışılmaya başlandı. Sanki maçın sonucu sahada değil de berber koltuğunda belirlenmiş gibi. Oysa birkaç gün önce aynı görüntüler kimsenin dikkatini çekmiyordu. Değişen saçlar değildi. Değişen, onlara bakışımızdı.
XVIII. Yüzyıl Hiç Bitmedi
Versailles hiçbir zaman gerçekten yok olmadı, yalnızca biçim değiştirdi. Bugün onu bazen bir Chanel couture silüetinde, bazen Sofia Coppola’nın pastel evreninde, bazen bir drag performansında ya da TikTok’un “coquette” estetiğinde görüyoruz.
Giyinmek Bir Eylem — Olmak Da
Bir kadın portresinin önünde duruyorsunuz. 1742. Maurice Quentin de La Tour’un fırçası. Balo kıyafeti içinde, elinde bir maske. Bakışı sizi geçiyor — ama nereye baktığı belirsiz. Kendine mi bakıyor. Yoksa kendini mi izletiyor. 18. yüzyılda bu iki şey arasındaki mesafe bir kumaş katmanı kadardı. İnce. Neredeyse görünmez. Ama her şeyi belirleyen.
Şehir, Ben ve Paris Arasında
Şehirle ilişkim hiçbir zaman yalnızca bir coğrafya meselesi olmadı. Ben şehri hep bir beden gibi okudum — nefes alan, hafızası olan, bazen susan ama asla unutmayan bir beden. İstanbul’da başladım bu okumaya. Ama Paris bu dilin aksanını değiştirdi.
Schiaparelli & Cocteau: Modanın Sürrealist Aşkı
Salvador Dalí’nin eriyen saatleri, René Magritte’in görüntü oyunları, Man Ray’in optik illüzyonları — hepsi aynı soruyu soruyordu: Gerçek olan nedir? Gördüğümüz mü, yoksa hissettiğimiz mi?
Joie De Vivre: Couture’ün Hafızası
Couture aslında modanın hafızasıdır; kumaşın içinde saklanan bir bilgi, bir jest, bir zaman duygusu.
Modanın Gizli Dili: Savoir-Faire
Palais Galliera’nın bu sergisi modanın çoğu zaman görünmeyen tarafına, yani "savoir-faire" dediğimiz zanaat bilgisinin kendisine bakıyor.
Zamanın İçinden Konuşan Elbiseler: Alaïa, Dior’a Bakarken
Azzedine Alaïa’nın yaratıcı dünyasını anlamak için yalnızca tasarladığı elbiselere bakmak yeterli değildir, onun aynı zamanda tutkulu bir koleksiyoncu olduğunu da hatırlamak gerekir.
Hatice Gökçe: Remnant — Zamanın Kalıntıları
Hatice Gökçe, 25 yılı geride bırakırken yeni koleksiyonu “Remnant” ile modanın en temel sorularından birine geri dönüyor: Geride kalanla ne yaparız?
Boss: Özgüvenli Terzilik
Boss bu sezon maskülenliği büyütmüyor, onu netleştiriyor. Omuzların oranında, ceketin düşüşünde, kumaşın ağırlığında ölçülü bir kararlılık var.
Sacai: Bir Ritmin Manifestosu
Pazar sabahı. Paris hâlâ yarı uykudaydı. İlk defileye girerken zihnim boştu — bu iyi bir şey. İlk gösteriler insanı ele verir; neye inandığını hemen söylersin. Le Carreau du Temple’da duvarlar gerçekten kırılmıştı. Ama asıl kırılan alçıpan değil, siluetin alışkanlığıydı.
Wooyoungmi: Hareket Halindeki Zarafet
Sonbahar/Kış 2026 Paris Moda Haftası’nın son günüydü. Şehir yorgundu ama ışık hâlâ canlıydı. Salle Wagram’a girerken o tanıdık eşik duygusunu hissettim — biten bir sezonun yeni bir hafızaya dönüştüğü an.
Semiha Berksoy: Bir Sesin Hafızası
İstanbul Modern’deki "Tüm Renklerin Aryası" üzerine.
Saint Laurent - "Burada Hayatım Kurtuldu"
Sessizlikte yankılanan sesiyle Baldwin sanki köşkün duvarlarından konuşuyordu: “Burada hayatım kurtuldu.” Yıllar sonra Paris’te, Anthony Vaccarello’nun Saint Laurent için hazırladığı Sonbahar/Kış 2026 erkek koleksiyonunu izlerken aynı duygu yeniden geri döndü. Çünkü bu koleksiyon da tıpkı Baldwin’in dünyası gibi, arzu ile korku, görünmek ile saklanmak, güç ile kırılganlık arasındaki o hassas eşikte duruyordu.
Louis Vuitton: Zamansız Bir Ev
Geleceğin zamansız yaşam alanında yaşamak, sürekli değişen bir dünyanın içinde acele etmeden var olabilmek anlamına geliyor. Burada mekan yalnızca barınmak için değil, zamanı daha yavaş, daha bilinçli deneyimlemek için kuruluyor.