Hazırlayan: Mert Önal
Podyum Fotoğrafları: Launchmetrics Spotlight
DIOR: MODA ÖĞRENCİSİ
Jonathan Anderson’ın Dior için hazırladığı İlkbahar/Yaz 2026 erkek koleksiyonu teatral, kültürel ve katmanlı bir karaktere sahip. Koleksiyonun en güçlü yanı, tarih referanslarını kostüm hissine düşmeden bugüne taşıması. 18. ve 19. yüzyıl Fransız yelekleri, brokar yüzeyler, altın düğmeler, moiré ipekler ve aristokrat silüetler; oversized kargo şortlar, salaş trikolar, çiçek işlemeleri, hafif transparan yüzeyler, zarif yakalar ve Anderson’ın imzası haline gelen ironik rahatlık hissi... Renk paletinde ise pudralı pembeler, kirli krem tonları, soluk mavi ve Dior’un klasik gri tonları var.
VURGU: ŞORTUN MİKROSU
Geçen sezon sinyallerini veren kısa şort trendi, bu yaz artık kendinden tamamen emin bir tavırla sahneyi ele geçiriyor. İçeri sokulmuş trikolar, oversized gömlekler ve okul çoraplarıyla tamamlanan mikro şortlar tereddüde çok fazla alan bırakmıyor. Özgüven tavan!
GÖRÜNÜM: "DRESS SHIRT" - UZUN GÖMLEKLER
İŞTE O RENK: SOMON PEMBE
İlkbahar/yaz sezonunda pembenin varlığı elbette yeni değil fakat bu sezonki yaygınlığı özellikle dikkat çekiyor. Üstelik bu kez karşımıza çıkan tonlar, bir dönem Valentino ve Barbie evreniyle özdeşleşen doygun “Pierpaolo pink” etkisinden uzaklaşıyor, daha yumuşak, daha pudramsı ve günlük kullanıma daha kolay adapte olan tonlara yöneliyor. Anderson’ın bol kesim Dior kargo pantolonlarından Hermès’in boyun fularlarına nötr kombinlere enerji katıyor, grunge parçaları bile daha yumuşak ve ironik bir noktaya taşıyor.
TRİKO ZAMANI: YAZIN YILDIZI "ÜZERİNE BİR KAZAK AL OĞLUM!"
Bir aile yadigarından daha duygusal az şey var ve tasarımcıların bu sezon triko üzerinden yakalamaya çalıştığı his de tam olarak bu. Folklorik referanslar, el işi hissi veren detaylar ve hafif nostaljik dokular erkek modasına oyunbaz bir sıcaklık katıyor. Özellikle file etkili örgüler ve ince ipliklerle hazırlanan “granny knit” yorumları, mevsim geçişleri için ideal parçalar. İncecik iplikler, nostaljik örgü teknikleri ve duygusal detaylar trikolara bilinçli bir naiflik katıyor. Feng Chen Wang narin dokular ve katmanlı örgülerle bu hissi modernleştirirken, Amiri çiçek motifleriyle bu nostaljiyi Kaliforniya cool tavrıyla buluşturuyor. Düz renk trikolar bebek pembesi ve açık mavi gibi yumuşak tonlarda yorumlanıyor, özellikle Louis Vuitton ve Maison Margiela koleksiyonlarında bu pastel yaklaşım dikkat çekiyor.
Tasarımcıların çoğu ekose şort ve pantolon takımları terliklerle, atletlerle ya da tamamen açık bırakılmış göğüslerle kombinleyerek görünümlere güçlü bir “loungewear” hissi katıyor. En doğal halleriyle bir park pikniğinde ya da deniz kenarında uzun bir brunch masasında hayal ediliyorlar. Silüetin merkezinde ise diz üstünde biten şortlar, hafif blouson ceketler ya da aynı kumaştan açık yakalı gömlekler yer alıyor.
MIAMI VICE
İlkbahar/Yaz 2026 erkek modasında belirgin bir “Miami Vice” ruhu hissediliyor. Bire bir 80’ler kostümü gibi değil ama o dönemin güneşten solmuş pastel tonları, rahat terziliği, sahil sonrası şıklığı ve hafif gösterişli tavrı yeniden yorumlanıyor. Özellikle oversized ama akışkan takım elbiseler, açık yakalı gömlekler, keten benzeri hafif kumaşlar, pudra pembeleri, mint tonları, buz mavileri ve beyaz ağırlıklı görünümler bu hissi güçlendiriyor. Aslında bu dönüş biraz da erkek modasının sert minimalizmden uzaklaşma isteğiyle ilgili. Sessiz lüksün kontrollü, fazla steril dünyası yerini daha rahat, daha duygusal ve daha “yaşanmış” görünen bir şıklığa bırakıyor. Miami Vice referansı tam burada devreye giriyor: bronz ten, bol kesim ceket, çıplak göğüs, loafer ya da terlik, günbatımı tonları… Güçlü ama fazla ciddi olmayan bir stil!