ŞİŞMANLIK KADERİNİZ OLMASIN!

Şişmanlığın birçok nedeni var. Genetik yatkınlık gibi. Ama bu kader değil!

ELLE ONLINE ELLE ONLINE 25 Mayıs 2014
ŞİŞMANLIK KADERİNİZ OLMASIN!






Güneş biraz yüzünü gösteriyor. Hemen hepimizi bir telaş sarıyor: Zayıflamam lazım! Evet bazılarımız sadece bir-iki kilo fazlasının peşine düşüyor. Öte yandan ondan daha fazlasını biriktiren ve kiloları artık estetik değil bir sağlık sorununa dönüşenlerimiz de var...


Bu problemden kurtulabilmek için öncelikle şişmanlığın ne olduğunu anlamakta fayda var! En özet tanımıyla, şişmanlık, vücutta biriken yağ dokusu fazlalığına deniliyor. Nedeniyse, besinlerle alınan enerjinin vücuda girdikten sonra yakılmaması. Bu durumda, vücut bu fazlalıkları ‘sonradan kullanılmak üzere' biriktirmeye karar veriyor ve onları en iyi şekilde muhafaza edeceği hale yani yağa dönüştürüyor. Bu da kilo artışı demek... Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi'nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaser Süleymanoğlu, şişmanlığın ömür boyu süren kronik bir hastalık olarak tanımlıyor. Yani birçoğumuz için estetik bir problem olan kilolar aslında günümüzün en ciddi sağlık problemlerinden biri!





Kilolarla savaş önemli bir konu. Öte yandan gerçekten böyle bir savaşa ihtiyacınız var mı yoksa kilonuz sağlıklı bir sınırda mı? İşte bunun için Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ölçümü yapmak gerekiyor. Dr. Yaser Süleymanoğlu, VKİ hakkında şu bilgileri veriyor:


“Kişinin kilogram cinsinden terazide ölçülen kilosu, boyunun metre cinsinden karesine bölünüyor. Yani 170 cm boyundaysa ve 70 kiloysa: 70 kg /1,7 m2 olarak hesaplanınca çıkan sonuç: 24.22 oluyor. Eğer kişinin Vücut Kitle İndeksi 18,5-25 arasındaysa ideal kiloda, 25-30 arasındaysa kilo fazlası var demektir. 30-40 arasındaysa obez ya da şişman olarak kabul ediliyor. Vücut kitle indeksi 40'ın üzerindeyse morbid obez olarak adlandırılıyor. Bir de vücut kitle indeksi 18,5'in altında olanlar var ki, zayıf kabul ediliyor ve tıpkı obezler gibi sağlık kontrolünden geçmeleri öneriliyor.”~

ŞİŞMANLIK NEDEN ZARARLI?



Dr. Süleymanoğlu, hepimiz için bir estetik olan şişmanlığın öne çıkan zararlarını şöyle sıralıyor:


1- Motivasyon eksikliği.


2- Eklemlerde özelikle dizlerde rahatsızlık.


3- Kalça ağrıları.


4-Omurga ağrıları.


5- Büyük göğüsler nedeniyle sırt ağrıları.


6- Sürekli yorgunluk.


7- Nefes nefese kalmak.


8- Merdiven çıkmakta zorlanmak.


9- Koşamamak.


10- Tempolu yürüyüşte zorlanmak.


11- Büyük beden kıyafetler giymek zorunda kalmak.


12- Genç olduğu halde yaşından büyük göstermek.





Bu problemin çözümüne gelince. Herşeyden önce bunu kısa sürede çözümlenecek bir sorun olarak görmemek önemli. Nasıl ki kilolar aslında çok kısa sürede alınmıyorsa ve vücutta yağ birikimi yıllar içinde artıyorsa, çözümü de aynı şekilde zamana yaymak ve sağlıklı bir biçimde yapmak şart. Bir de tabii bilinen gerçek: Bu konuda mucize yöntem yok! Hekim ve beslenme uzmanı desteği almadan, spor yapmadan kilolardan kurtulmak mümkün olamıyor~

ŞİŞMANLIĞI NE TETİKLER?



Şişmanlığı tetikleyen birçok neden bulunduğunu, bunların başında hareketsizlik ve vücudun yakabileceğinden fazla kalori tüketmenin geldiğini belirten Dr. Yaser Süleymanoğlu, “Bir de bunlara genetik yatkınlık, insülin direnci, hipoglisemi, stres, hormonal bozukluklar (büyüme hormonu, tiroid, hipofiz ve adrenal bez sorunları) ekleniyorsa, yağ dokusu artarak şişmanlık sorunu ortaya çıkıyor” diyor. Genetik yatkınlığı olan kişilerin yaşam tarzlarına dikkat etmedikleri sürece şişmanlayacaklarına değinen Dr. Süleymanoğlu, genetik yatkınlığı olup da kilosuna dikkat eden kişilerin şişmanlıktan kurtulabileceklerini söylüyor. Çocukluk çağı obezitesinin artmasıyla birlikte şişman çocukları gelecekte bekleyen tehlikelerin de arttığını vurgulayan Dr. Süleymanoğlu, diyabet, kalp ve koroner damar hastalıkları, erken yaşta hipertansiyon ve kanser riskinin de yükseldiğini ifade ediyor.





SU İÇSENİZ YARIYOR MU?


Yediklerine dikkat ettiği ve hareket ettiği halde kişi “Su içsem yarıyor” diyorsa metabolizma hızının yavaş olduğu anlaşılıyor. Dr. Yaser Süleymanoğlu, günlük yaşamı sırasında tükettiği enerji miktarını ifade eden bazal metabolizma hızının bazı kişilerde çok düşük olduğuna dikkati çekerek şunları söylüyor: “İnsülin direnci, tiroid hastalıkları ve hareketsiz olanların bazal metabolizması yavaş çalışır. Bu kişiler hekim tarafından mutlaka araştırılmalıdır. Örneğin insülin direncinin kırılması için kişiye özel kalorisi hesaplanmış bir diyet programı uygulamak, yine uzman tarafından planlanmış sağlıklı egzersiz bir egzersiz programı yapmak, direncin kırılmasına yönelik ilaç tedavisi görmek etkili olacaktır. Duygusal nedenlerle yiyenlere gelince: Onlar da psikolojik destek almalı, hekim önerisi çerçevesinde bazı medikal yöntemlerle iştah kontrolü yapabilmelidir.”


İnsülin direncinin büyük şehirlerde yaşayan, hareketsiz kalan, çok fazla kalorili gıda tüketenlerin bir sorunu olduğuna işaret eden Dr. Yaser Süleymanoğlu, “İnsülin direnci ömrü kısaltan bir durumdur. İnsülin direncinin diyabet, damar sertliği, tansiyon ve kalp hastalığını tetikleyici etkisi var” diyor.

SON HABERLER

Dergide Bu Ay

ELLE Haziran Sayısı Çıktı!

Kapağımızda ise Oral-B ile yepyeni bir işbirliğine başlayan oyuncu Yağmur Tanrısevsin var.

BU SAYIDA NELER VAR?

E-Bülten Aboneliği

E-bültenimize şimdi abone olun,
magazin dünyasındaki tüm gelişmelerden anında haberiniz olsun.