SU OLMADAN OLMAZ!

Su susuzluğu gidermeye yarıyor, bunu yıllardır biliyoruz. Günümüzdeyse su “süper gıda” muamelesi görüyor. Su gerçekten nelere muktedir? Temel sıvımız hakkında daha fazlasını öğrenmek istedik.

Değeri pek bilinmeyen bir sıvı.

Cam gibi şeffaf, belirgin bir tadı yok, kokusuz.

... Bunun yanı sıra pek çok özelliğe sahip. Su olmasaydı, yüzde 70-80 oranında bu sıvıdan oluşan bakteriler, bitkiler ve bizler de olmazdık. Nedense pek göze çarpmayan su son dönemlerde nihayet hak ettiği ilgiyi görmeye başladı: Tıpkı en sevdiğimiz çanta gibi onu da sürekli yanımızda taşıyoruz. Böylece her fırsatta bir yudum (su) içebiliyoruz. Eskiden beri süregelen susuzluk giderici işlevinin yanı sıra nihayet kendisine başka muhteşem özellikler de atfediliyor. Suyun kırışıklıkları azalttığı ve baş ağrısını dindirdiği, yorgunlukla mücadele ettiği ve kilo vermeyi desteklediği iddia ediliyor. Peki ama suyun ne kadarı yarar? “Alkali su” mu yoksa Kanada’nın anti-aging etkili buzul suyu mu? Musluk suyunu filtreden geçirmek gerekir mi? Plastik şişelerden kaçınmalı mı? Konunun özüne inip bu hayati içecekle ilgili en merak edilen soruları yanıtladık.

VÜCUDUN GÜNLÜK SU İHTİYACI

Su iç, su iç, su iç! Yıllardır bize söylenen bu. Miktarına gelince, günde iki litre su içmek gerekiyormuş. Ancak yeni araştırmalar bu konuda fikir ayrılığı yaşıyor : bazıları bunun abartılı bir tavsiye olduğunu söylüyor. Çünkü ideal su miktarı alımımız yaşadığımız iklime, boy, kilo ve günlük aktivitemize göre farklılık gösterebiliyormuş. Pek çok besin de yüksek miktarda sıvı içeriyor. Salatalık yüzde 97’ye varan, et yüzde 70’i aşan oranlarda sudan oluşuyor. Bu arada hepimiz özellikle son dönemlerde (öyle olması gerektiği için değil, doğal olarak susadığımız için) bolca su tüketiyoruz.

SU ASİTLEŞMEYE SEBEP OLABİLİR Mİ?

Vücudun asidik ve bazik maddeler arasında bir denge sağlamasının ne kadar önemli olduğunu duyuyoruz. Normal değeri 7,4’ten sadece asgari miktarda sapması gereken kanın Ph değeri bilhassa önemli. Aksi takdirde metabolizma ideal bir şekilde çalışmıyor. Mesela maden suyu, yani “asidik su” temel minerallerin en iyi tedarikçileri arasında. Asidik su vücudumuza zarar vermiyor. Vücudumuz aşırı asitleşmeyi dengeleyen ve mükemmel işleyen regülasyon sistemlerine sahip.

MADEN SUYU MU YOKSA MUSLUK SUYU MU?

Garip ama yurt dışında yapılan araştırmalar bazen en pahalı suların musluk suyundan daha fazla zararlı madde içerebildiğini gösteriyor. Bu konuyla ilgili pek çok çalışma var. Mevcut konsantrasyonlarda bu maddelerin insanlar için zararlı olup olmadıkları henüz tam olarak araştırılmış değil. Bu arada, örneğin şebeke suyu Almanya’da en iyi kontrol edilen “gıda”. Yer altı sularındaki pestisitler, gübreler ve diğer zehirli maddeler şehir şebekesinde filtreleniyor. Bu iyi örneklerden biri. Ancak orada bile eski binalardaki yenilenmemiş borular suya kurşun, bakır, nikel ve kadmiyum salabilir. Bu konuda emin olmak isteyen tüketiciler, bir içme suyu laboratuvarına numune gönderebiliyor.

SU FİLTRESİ İYİ FİKİR Mİ?

Su filtrelerinin kireç ve zararlı maddeleri filtrelediği söyleniyor. Ancak nedense bununla ilgili sorular bitmiyor. Su filtreleri bunu hakkıyla yapıyor mı? Stiftung Warentest’in (Almanya’da bulunan Ürün Testi Vakfı’nın) 2015 yılında gerçekleştirdiği bir araştırma, kirecin azaltılmasına ilişkin olarak çarpıcı bir sonuç verdi: (Almanya’nın yerel markası olan) sadece üç filtre testten “orta” not alabilmiş. Yine de filtreyle bakır ve kurşun içeriğinin belirgin bir şekilde azaltıldığı görülmüş. Önemli bir husus da filtrelerin buzdolabında muhafaza edilmesi gerektiği, aksi takdirde bakteri oluştuğundan faydadan çok zarar verebiliyorlarmış.

ALKALİ SU HAKKINDA NE BİLİYORUZ?

“Alkali su”, yani pH değeri normal değer olan 7’den 8-9,5’a çıkarılmış bazik su günümüz dünyasında çok popüler. Bu son moda içeceğin diğerlerinin yanı sıra serbest radikallere karşı koruduğu, alerjileri hafiflettiği ve metabolizmayı hızlandırdığı söyleniyor. Maalesef buna ilişkin yeteri kadar bilimsel kanıt olmadığı da söyleniyor. Öyle görünüyor ki bununla ilgili de radikal adımlar atmamakta fayda var.

SU KIRIŞIKLIKLARA, BAŞ AĞRISINA VE AŞIRI KİLOYA KARŞI ETKİLİ Mİ?

Su, susuzluğumuzu gideriyor. Bunu biliyoruz. Yani bu konuda hepimiz için gerekli ve faydalı. Diğer taraftan, suyla ilgili diğer vaatler kulağa mantıklı gelmekle birlikte bugüne kadar bilimsel olarak kanıtlanabilmiş değil. Tek bir istisna söz konusu: kilo verme. Yemekten önce bir bardak su iştahı azaltıyor. Dahası, su içmek kalori yakmayı destekliyor. Yine de bunun etkisini de gözümüzde çok fazla büyütmememizde fayda var: Günlük 1,5-2 litre su tüketiminde enerji yakımı (ancak) yaklaşık 100 kalori artıyor.

ÇOK FAZLA SU İÇMEK ZARARLI MI? DAHA DA ÖNEMLİSİ, BÖYLE BİR ŞEY MÜMKÜN MÜ?

İlginç, çok yüksek miktarda su içmek zararlı olabiliyormuş. Nasıl yani? Su alımını çok çok abarttığımızda kanımızın sulandığı ve vücutta sodyum eksikliği oluştuğu söyleniyor. Bunun neticesinde baş ağrısı, mide bulantısı ve kramp gibi şikayetler yaşanabiliyor. İstisnai durumlarda, çok fazla su alımı ölümcül dahi olabiliyormuş. Bunun nedeni, susuzluk hissinin aşırı su alımıyla artması ve bunun sonucunda da beyin ödemi riski oluşmasıymış. Endişelenmeye, böyle bir şey başıma gelir mi diye gereksiz stres yapmaya gerek yok çünkü burada bahsedilen altı veya yedi litrelik gibi abartılı bir su tüketimi.

H2o HANGİ GIDALARDA BOLCA VAR?

Salatalık, domates, karpuz, çilek, kereviz gibi pek çok sebze ve meyve bolca su içeriyor. Belki de o yüzden özellikle sıcak havalarda canımız en çok bunları çekiyor!

YAZAN: Barbara Stummer 

ELLE, Mayıs 2017 sayısından alınmıştır..

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.