DENİZLER ALTINDA 20.000 FERSAH

Amsterdamın gurme restoranları, özel otellerinde bir tura var mısınız?

Amsterdamın gurme restoranları, özel otelleri, kafeleri, barları ve tasarım ,mağazalannda bir tura çıkmaya hazır mısınız? Kuzey Mutfağı'na özgü doğal ve sağlıklı lezzetler de bu turumuza eşlik edecek. Kuzeyin yıldızı Amsterdam, tüm kenti dolaşan su kanallarıyla(bu bölgenin Venedik'i olarak anılıyor. Mimarisiyle dikkat çeken şehir; tarih, kültür, eğlence ya da sakinlik isteyen herkesi cezbediyor.

Neye takılır insan Amsterdam'da süzülürken? "Kuzeyin Venedik"inde yüzen evlere mi, kalabalık bisiklet yoluna mı, dondurucu havaya mı? Kuzey ve Wadden Denizleri altında bulunan 20.000 fersaha mı? Şüphesiz ki, yağmura! Kıyafetlerinizi delip geçen, içinize işleyen bu küçük damlalara...

Avrupa'nın kuzeyine, Hollanda'ya doğru çıktığımızda, geniş şehir dokusu gittikçe daralır. Yerleşim belli alanlarda sınırlı kalmıştır. Ülkenin başkenti olan Amsterdam, tuğla duvarlı dar evleri, renkli kapıları ve mimari dokusuyla, Birleşik Krallık başkenti Londra'daki South Kensington'a benzerliğiyle dikkat çekiyor. Ancak birbirine benzeyen bu iki başkentte yaşam şekilleri farklıdır. Londra kendi kabuğunda, soğuk mimarisinden zar zor çıkardığı enerjiyle çılgına döner. Oysa Amsterdam, mütevazı boyutuyla daha samimi ve tatmin edicidir.

Her şehrin kendine uygun bir ulaşım şekli vardır: Manhattan'da akan taksiler, Tokyo'da özel şoförlü arabalar, Sao Paulo'da helikopterler, Paris'te metrolar, Londra'da iki katlı otobüsler, Roma'da Vespa'lar... Megapolleri besleyen kaldırımlara kin tutmayan Amsterdam'da ulaşım çoğunlukla bisikletle sağlanır. Yaz-kış, sıcak-soğuk ayırt etmeksizin insanlar bisikletle gidecekleri yere daha çabuk ulaşırken, bir yandan da havanın tadını çıkarırlar.

Amsterdam geceleri ışıl ışıldır. Tıpkı abajuru vitraydan yapılmış eski ve sönük bir Tiffany lambanın, ışıklandırıldığında gerçek renklerini bulması gibi... Şehrin binaları ve buruk ambiyansı, suç ortağı olur gibi duruyor alacakaranlıkla. Akşam, köprü kemerlerinin elektrik bezeleriyle beliren kaşlarına, çamurlu kanalların ışıltısı kaplan misali dalgalanan kayıkların zıpladığı bir ateş çemberi çizerek karşılık veriyor. Aslında Amsterdam, kıyas tuzaklarına düşmemeyi de öğrenmiş. Kavramsal zekanın aldatmacalarının asla kendine mal edemeyeceği vahşi bir mizacı var bu şehrin. Vernikli büyük kiremitlerle, damları tapınaklara benziyor.

Oteller
Sebastian's (Keizersgracht 15, Tel: 020 4232342, hotelsebastians.nl, yaklaşık 150 €)Odaları stüdyo mantığında dekore edilmiş. Doğruyu söylemek gerekirse, çatı katındaki 209 numaralı oda, kanala bakan manzarasıyla göz kamaştırıcı.

Hotel de Goudfazant: Tıpkı South Bank'in Londra'daki konumu gibi, Ij'in kuzey kıyısında, bir kısmı Amsterdam sınırları içerisinde olan, ölmeye yüz tutmuş bir endüstri mahallesiyken; yakın zamanda entelektüellerin verdiği elektroşokla tekrar hareketlendirilmiş bir bölgede bulunuyor (Aambeeldstraat 10-H, Tel: 020 6365170, hoteldegoudfazant.nl). Eski bir garajdan dönüştürülen mekân, adının başındaki "otel" ibaresini öylesine taşıyor. Eski itfaiye araçlarının gölgesinde leziz yemekler tatmanızı sağlıyor.

The Toren (Keizersgracht 164, Tel: 020 6226033, thetoren.nl, yaklaşık 200 €)Daha lüks bir alternatif arayanlara hitap ediyor.
Dik merdivenleri ve tapınılası minyatür odalarıyla Nl Hotel (Nassauka-de 368, Tel: 020 6890030, nl-hotel.com, yaklaşık 120 €) samimi bir atmosfer sunuyor.
Otelcilik okuyan öğrencilerin coşkusuyla dinamizm kazanan ve kuaförlük okuyan öğrencilerin kobayı olmak karşılığında bedava saç kesimi imkanı sunan College Hotel (Roelof Hartstraat 1, Tel: 020 5711511, thecol-legehotel.com, 350 €'dan başlayan fiyatlarla) ilginç bir deneyim yaşatabilir size.

* Özel mimarisiyle Lloyd Hotel (Oostelijke Handelskade 34, Tel: 020 5613636, lloydhotel.com, 95 €'dan başlayan fiyatlarla) ucuz ama şık bir seçenek.