Beyaz Dişler Seksi Gülüşler

Güzel bir gü­lü­şün ar­dın­da hem sağ­lık­lı hem de es­te­tik diş­ler ya­tı­yor.

Güzel bir gü­lü­şün ar­dın­da hem sağ­lık­lı, hem de es­te­tik diş­ler ya­tı­yor. Gü­zel diş­le­re sa­hip olan­la­rın da­ha çok gül­dük­le­ri, ken­di­le­ri­ne da­ha fazla gü­ven­dik­le­ri ve ha­ya­ta da­ha olum­lu bak­tık­la­rı araş­tır­ma­lar­la des­tek­le­nen bir ger­çek. Oy­sa bu gü­zel­lik ve sağ­lık, her­ke­sin hak­kı. Üs­te­lik diş he­kim­li­ğin­de­ki ge­liş­me­ler­le her­kes için müm­kün.

Bembeyaz Dişler İçin
Do­ğal diş renk­le­ri­nin ko­yu­lu­ğun­dan ve­ya le­ke­li gö­rü­nü­mün­den hoş­nut ol­ma­yan­lar için "be­yaz­lat­ma" iş­le­mi uy­gu­la­nı­yor. Mi­ne ve di­şin ya­pı­sı ne­de­niy­le ko­yu renk­li diş­le­rin ve çe­şit­li ne­den­ler­le diş­ler üze­rin­de mey­da­na ge­len renk­len­me­le­rin gi­de­ril­me­si için ya­pı­lan iş­lem­le­re “diş be­yaz­lat­ma” (ble­ac­hing) de­ni­yor. Ev­de ya da diş dok­to­ru­nun mu­aye­ne­ha­ne­sin­de ya­pı­lan uy­gu­la­ma­lar­la diş renk­le­rin­de tat­min edi­ci be­yaz­la­ma el­de edi­li­yor. Ön­ce diş­ler üze­ri­ne bi­rik­miş gı­da ar­tık­la­rı, çay - kah­ve - si­ga­ra kul­la­nı­mı ve fır­ça­la­ma alış­kan­lı­ğı­na bağ­lı ola­rak mey­da­na ge­len le­ke­len­me­ler, diş­ta­şı ve plak te­miz­li­ğiy­le ve son­ra­sın­da ci­la­la­ma iş­le­miy­le te­miz­le­ni­yor. Böy­le­ce diş­ler, be­yaz­lat­ma için ha­zır ha­le ge­li­yor. Diş eti çe­kil­me­si ne­de­niy­le diş kök­le­ri açı­ğa çık­mış ki­şi­ler­de ise be­yaz­lat­ma iş­le­mi ya­pıl­mı­yor. İş­lem sı­ra­sın­da çay - kah­ve - si­ga­ra gi­bi renk­len­di­ri­ci gı­da­lar­dan uzak dur­ma­lı, dü­zen­li fır­ça­la­ma ve ba­kı­ma özen gös­ter­me­li­si­niz.

Benim Değil ama Benim Gibi

“Den­tal imp­lant”, 30 yıl­lık geç­mi­şi­ne rağ­men Tür­ki­ye’de son bir­kaç yıl­dır yay­gın­laş­ma­ya baş­la­yan önem­li bir diş he­kim­li­ği tek­no­lo­ji­si. Halk ara­sın­da “diş çak­ma” ya da “diş ek­me” ola­rak bi­li­nen den­tal imp­lant­lar, çe­ne ke­mi­ği içi­ne yer­leş­ti­ri­len özel ba­zı mad­de­le­rin diş kö­kü gö­re­vi gö­re­rek üzer­le­ri­ne sa­bit ya da ha­re­ket­li üst ya­pı pro­tez­le­ri­nin tu­tun­ma­sı pren­si­bi­ne da­ya­nı­yor. Ön­ce­le­ri imp­lan­tın en de­za­van­taj­lı ya­nı olan, çe­ne ke­mi­ği içi­ne ya­ban­cı bir ci­sim yer­leş­ti­ril­di­ğin­de, vü­cu­dun mad­de­yi red­det­me­si ris­ki, gü­nü­müz­de kul­la­nı­lan saf ti­tan­yum gi­bi ye­ni ma­ter­yal­ler­le ne­re­dey­se ta­ma­men or­ta­dan kal­dı­rıl­mış du­rum­da.
Son tek­nik­ler sa­ye­sin­de, imp­lant iş­le­mi, ağır kalp ve kan­ser has­ta­la­rı, kon­trol edi­le­me­yen ağır şe­ker has­ta­la­rı gi­bi çok ağır sis­te­mik so­run­la­rı olan­lar ve ço­cuk­lar dı­şın­da­ki her­ke­se uy­gu­la­na­bi­li­yor. Gü­nü­müz­de sık­lık­la “vi­da” ve “plak” ol­mak üze­re iki tür imp­lant uy­gu­la­nı­yor.