Obsessed Retreat’in üzerinden neredeyse bir ay geçti. Prime Video’nun düzenlediği bu iki günlük buluşmadan, müthiş bir doğanın içinde izlediğimiz filmler, yaptığımız röportajlar ve biraz da günlük hayatın hızından uzaklaşmanın verdiği o nadir sakinlikle döndüm. Aradan zaman geçmiş olsa da retreat’in bende bıraktığı hissi hâlâ tam olarak aşabilmiş değilim. Şimdi, filmler ve diziler de izleyiciyle buluşmuşken, o iki günden kalan röportajları paylaşmanın zamanı. İlk konuğumuz ise "The Love Hypothesis" filminin başrol oyuncusu Lili Reinhart.
New York Times’ın çok satan Ali Hazelwood romanından uyarlanan film, akademik kariyerinin peşinden giden doktora öğrencisi Olive’i (Lili Reinhart) takip ediyor. Başta en yakın arkadaşı ile aynı erkekten hoşlanan, sonra da arkadaşının hoşlandığı erkekle birlikte olabilmesini sağlamak için artık ondan hoşlanmadığını kanıtlamaya çalışan Olive, kendisini bir anda okulun en göz korkutucu hocalarından Adam Carlsen’ın (Tom Bateman) dahil olduğu sahte bir ilişkinin içinde buluyor. Başlangıçta yalnızca bir yalanı kurtarmak için kurulan bu ilişki, tahmin edilebileceği gibi zamanla gerçek duygulara dönüşüyor. İlk bakışta "The Love Hypothesis", tanıdık romantik komedi kodlarını kullanan tatlı bir aşk hikayesi. Fakat filmi benim için bu formülün dışına çıkaran, Olive’in akademik kariyeriyle ilgili karşılaştığı çok daha gerçek bir çatışma.
Dikkat, spoiler içerir.
Olive’in bütün film boyunca hayalini kurduğu pozisyonu elde edebilmesi, kendisine bu fırsatı sunabilecek bir akademisyenin tehdidine dönüşüyor. Adam’ın aksine, bu karakter Olive’i profesyonel geleceğini elde edebilmek için kendisiyle birlikte olmaya zorluyor ve reddettiği takdirde onu sektörde itibarsızlaştırmakla tehdit ediyor.
Tam da burada hikaye, romantik komedinin güvenli alanından çıkıp başka bir yere geçiyor. Olive bu noktada pes edebilir, kaçabilir ya da önüne konan koşulları kabul edebilirdi. Hikayenin bundan sonra nasıl ilerleyeceği de tamamen değişebilirdi. Bunun yerine kendi hikayesini kendi yazmaya karar veriyor.
Obsessed Retreat’te Lili Reinhart ile gerçekleştirdiğimiz röportajda ona özellikle bu sahneyi sordum. Çünkü Olive’in karşı karşıya kaldığı durum yalnızca filmdeki bir çatışmayı değil, kendi ayakları üzerinde duran kadınların iş hayatında her gün karşılaştıkları durumları ve kadın karakterlerin hikayelerde ne kadar farklı seçimler yapabileceği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Lili’nin cevabı ise karakterine yaklaşımını anlamak açısından önemliydi. Olive’in güçlü kalmayı seçmesinin önemli olduğunu düşünse de böyle bir durumda karakterinin başka bir karar vermesini ya da farklı bir çıkış yolu aramasını da anlayacağını söyledi. Çünkü onun için mesele, kadın karakterin her koşulda “güçlü” görünmesi değil, içinde bulunduğu koşullarda kendi seçimini yapabilmesi.
"The Love Hypothesis"i yalnızca sahte bir ilişkinin gerçek aşka dönüşmesinden ibaret olmayan bir hikayeye dönüştüren de bu. Olive’in aşk hayatında olduğu kadar kariyerinde de kendi kararlarını vermesi, ne olursa olsun kendi ayakları üzerinde durması, filmin romantik komedi formülünün içine güncel ve daha tanıdık bir gerilim yerleştiriyor. Ve evet, sonunda yalan aşk gerçeğe dönüşüyor. Fakat Olive’in hikâyesinde asıl mesele, kendi hikâyesini kendi yazması. Eğer hâlâ izlemediyseniz, röportaj videosunun tamamı ELLE Türkiye Youtube kanalında, "The Love Hypothesis", Prime Video’da yayında.