FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ: SEZGİSEL BESLENME NEDİR VE NASIL YAPILIR?

Yeni bir terimle tanışıyoruz: Sezgisel beslenme. Peki bu nedir ve ne gibi yararları olabilir? Plastik cerrahi ve estetik tıp merkezi Esteticium Uzman Diyetisyeni Seba Sarıtepe anlattı.

Konu beslenme olunca kulak kabartıyoruz. Acaba şimdi gündemde ne var diye merak ediyoruz. Son dönem sıkça duyduğumuz ve yiyecek ve içeceklerle barışmak anlamına gelen sezgisel beslenme işte öyle bir yenilik. Püf noktalarını sizler için öğrendik.

Sezgisel beslenme kişilerin açlık tokluk sinyallerini dinleyerek ve anda kalarak besinleri tüketmesi anlamına geliyor. Aslında bizler sezgisel yiyici olarak dünyaya geliyoruz. Fakat zaman içerisinde kendimizi kalıplara sokarak ve besinleri kodlayarak, gerçekten acıkıp acıkmadığımızı fark etmeden ve besinlerin tadına varmadan tüketebiliyoruz. Özellikle kilo problemi yaşamış ve daha önce diyet geçmişi olan kişiler sezgisel beslenemiyor. Besinleri iyi ve kötü olarak kodlayarak kendilerine yasaklar koyuyorlar. Oysa amacımız fabrika ayarlarına dönerek bu kodlamayı ortadan kaldırmak, koşulsuz ve anda kalarak, fark ederek beslenmek.

Sezgisel beslenme ile yemek yemeğe koşullar koymadan, izin verebiliyor olacaksınız. Çünkü sezgisel beslenmeyi hayatınızın her anında uyguladığınızda gerçekten acıktığınızda ve gerektiği kadar besin tüketmiş olacaksınız. Duygusal olarak beslenme ihtiyacı yerine fiziksel yemek yeme alışkanlığını edinmiş olacaksınız. Ne zaman acıktığınızı ne zaman doyduğunuzu algılayabiliyor olacaksınız. Kısaca sezgisel beslenmeyle ‘beslenme alışkanlıklarınızı değiştirin, beslenmeye dair tabularınızı yıkın ve doğuştan gelen sezgisel yeme içgüdülerinizi ortaya çıkarın’ diyoruz. Böylece kişi gerçek bir beden-besin-akıl uyumu ve dengesine sahip olacaktır.

BEŞ DUYU ORGANINIZI HAREKETE GEÇİRİN

Sezgisel beslenmeyi öğrenme yöntemi için üzüm egzersizi yapılıyor. Üzüm egzersizi, kişilerin aslında besinleri tüketirken ne kadar anda kalmadığını fark etmelerini sağlayan bir farkındalık egzersizi. Beş duyu organımızla üzümü deneyimliyoruz. İlk olarak görme duyumuzla üzümün rengini inceliyoruz. Daha sonrasında koklama duyumuzla üzümün kokusuna dikkat ediyoruz. Dokunma duyumuzla dokusuna bakıyoruz. İşitme duyusuyla sesini dinliyoruz ve son olarak da tat duyumuzla tadına bakıyoruz. Bunu haftanın birkaç günü evde tükettiğiniz öğünlerde de denemenizi tavsiye ediyoruz. Bu zamanla alışkanlık haline geliyor ve kişi bütün öğünleri farkındalıkla tüketiyor ve birer sezgisel yiyiciye dönüşüyor. Ayrıca bu egzersizi üzüm dışında başka bir kuru meyve ile de evde deneyebilirsiniz.

Bu işlem sonrasında kişi farkına vararak sezgilerini kullanarak besini yemiş olur. Aynı kişiye egzersiz sonrası bir üzümü ağzına atıp normalde yediği gibi hızlı şekilde düşünmeden yenmesi istenilir. Bu uygulama sonrasında kişi iki yemek yeme arasındaki farkı deneyimleyerek yaşamış olur. Hızlı tüketildiğinde ne yediğinin ve ne kadar yediğinin farkında olmadan tükettiği besini sezgisel beslenme ile tükettiğinde algılarını açarak, sezgilerini kullanarak ve neyi ne kadar yediğini bilerek tadını alarak tüketmiş olur.

SEZGİSEL BESLENMENİN FAYDALARI

Bu şekilde beslenen kişiler genelde vücut sinyallerini dinledikleri için ihtiyaçlarından fazla besin tüketmekten kaçınıyorlar. Bu nedenle hem kilo vermek isteyen kişiler zorlanmadan, yasaklar olmadan kolaylıkla kilo kaybedebiliyorlar, aynı zamanda ihtiyaçları kadar besin tükettikleri için sağlıklarını koruyabiliyorlar. Daha da iyisi, daha sağlıklı bir beslenme düzenine geçiyorlar. Yeme bozukluğu geçmişi olan kişilerde bunu uygulamak çok doğru olmayabiliyor. Onun dışında herkes bunu deneyebilir. Özellikle tekrar tekrar diyet yapmış ve artık diyet kelimesine dahi tahammülü olmayanlarda çok etkili bir yöntem.

KODLAMAMA YÖNTEMİYLE ZAYIFLA

Sezgisel beslenme ile zayıflamada en önemli faktör besinleri kodlamamak. Besinleri iyi kötü olarak kodladığımızda devreye yasaklar da giriyor. Örneğin “asla çikolata tüketmemeliyim” veya “ asla ekmek yememeliyim” gibi. Bu da yasakları daha cazip hale getiriyor. Bir süre bu besinleri tüketmeyen kişi sonrasında bu besinleri mahrumiyet duygusundan dolayı çok daha fazla tüketiyor. Bu nedenle bu beslenme düzeninde “yasak” diye bir şey yok. Ve “koşul” yok. “Şu besini tükettim şimdi spor yapmalıyım” gibi koşullar koymuyoruz.

Bilinçsiz tüketimi sezgisel beslenme ile yenmek de kesinlikle mümkün. Zaten bizim istediğimiz bilinçli bir tüketim. Vücudu dinlediğiniz zaman o size yeterli uyarıyı zaten yapıyor. İhtiyacınızdan fazla tükettiğiniz besinler sizi rahatsız ediyor. Çünkü tokluk sinyallerini ve vücudunuzu dinlemeye başlıyorsunuz. Bu da kişiyi bilinçli beslenmeye iten çok önemli bir faktör.

ÜZÜM EGZERSİZİ ADIMLARI:

  1.  Kişinin gözleri bağlı şekilde eline üzüm verilir,
  2.  Öncelikle üzüm dokusunu hissetmek için üzüm iki parmak arasında sıkılır,
  3.  Sonrasında üzümü önce sağ sonra sol burun deliklerine yaklaştırılarak koklanır,
  4.  İki parmak arasında sıkılan üzümün sesini duymak için bu işlem yapılırken parmaklar kulağa doğru yaklaştırılır,
  5.  Üzüm ağıza alınır ve ağız içerisinde çiğnenmeden 2-3 dk. tutulur,
  6.  Ağızda tutulan üzüm diş ile sadece bir kez ısırılır, tekrar 2-3 dk. ağız içerisinde gezdirilir,
  7.  Son olarak üzüm tamamen yavaş şekilde 2-3 dk. içerisinde ağızda tadı dağılarak yenilir.

Birkaç Öneri Daha

Sezgisel beslenme anda kalarak yemek yeme eylemidir. Bir diyet değildir. Buna ilaveten...

  •  Beslenmeyi kendinize eziyete dönüştürmeyin. Her zaman en sağlıklı tercihleri yapmak mümkün olmayabilir. Önemli olan ağırlıklı olarak sağlıklı beslenmek. Esnek olun. Böylece kilo vermenin zor olmadığını, bunu sadece bireylerin zor hale getirdiğini fark edeceksiniz. Kendinizi suçlamayın. “Canım çekti, ihtiyacım kadar tükettim” demenin verdiği hafifliği deneyimleyin!
  •  Yemek yerken bütün duyu organlarınızı dinleyin. Yemeği farkına vararak, yavaş yiyin.
  •  Yemek yeme davranışına verilen dikkatin artmasıyla tüketilen besinin içselleştirilmesi, besin tüketimi sırasında düşünce ve duygulara olan hassasiyetin azaltılması ile daha sağlıklı ve doğru besin seçimleri yapılmaktadır.
  • Hissettiğiniz mutluluk ya da mutsuzluk gibi duygusal hisleri yemeğe yöneltmeyin.

ANDA KALARAK YEMEK

Sezgisel beslenme deyince akla sezgisel yiyicilik kavramı geliyor. Peki sezgisel yiyici olmak ne demek? Beynimizi sezgisel yemekle kodlayarak algısını değiştiriyoruz. Sezgisel yiyici olmak, bedenimiz gibi zihnimizi de anda tutarak, besinlerin tadına vararak, açlık ve tokluğumuza, vücudumuzun ihtiyacına bakarak sağlıklı bir beslenme düzenine sahip olmaktır.

Yasak diye kodladığımız besinleri tükettiğimiz zaman içimizde güçlü bir ses yargılamaya başlıyor. “Bu besini tüketmemeliydim, neden tükettim. Yine yapamadım” diyen bir besin polisi oluşuyor. Oysa besinleri kodlamadığımız zaman besin polisinin yargılayabileceği bir şey de kalmıyor ortada. Bunu yaptığınızı fark ettiğinizde de kendinize daha şefkatli yaklaşmanız gerekiyor. Burada da devreye öz şefkat giriyor. Arada bir abartmanın kimseye bir zararı olmayacağını unutmayın.

BEBEKLER SEZGİSEL BESLENİYOR

Sezgisel yeme aslında bizim doğuştan sahip olduğumuz bir şeydir. Bebekken acıktığımızda ağlar, fazla yediğimizde ise tükürürdük. Sezgisel beslenmenin en önemli noktalarından biri de budur. Doğuştan sahip olduğumuz ama zamanla yoğun iş tempolarında ve günlük hayatta kaybettiğimiz bir sezgimizi tekrar kazanıyoruz. Bu sayede de hızlı ve bilinçsiz akışı tekrar eski düzenine getirmeye çalışıyoruz.

YAZI: ESRA ÖZÜBEK

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.